Milliyetçi STK Olmak

Geçtiğimiz hafta Sakarya’nın önemli yerel gazetelerinde 21 Haziran Milliyetçi Fikir Derneği ismiyle yeni bir sivil toplum kuruluşunun (STK) haberini okudunuz. Bu hafta bizlerin de içinde görev aldığı bu yeni derneğin, basın bültenini takip ederek bazı satır başlarını yorumlamakta fayda görüyoruz.
Bülten, “Aziz Türk Milleti” hitabı ile başlıyor ve şöyle devam ediyor:
“21 Haziran Milliyetçi Fikir Derneği, vatana ve millete mensubiyet duygusunu özümsemiş, değişik meslek kesimlerinden idealist fikir adamlarının bir araya gelerek kurduğu bir oluşumdur. Türk kültüründe dernek, vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarının önemi büyüktür. Son yıllarda insanlar sadece kişisel olarak düşünüp, kişisel olarak karar verme tercihini yapmaya başladılar. Biz, gelenekten gelen istişare kültürünü yeniden canlandırarak; yerelde Sakarya, genelde Türkiye ve Türk Dünyasıyla ilgili ortaya çıkacak fikirleri kurumsal bir yapı içerisinde sunmayı hedefledik.”
Cesaretli bir tespit!
Okulda arkadaşını, işyerinde meslektaşını, mahallede komşusunu geçmeye (yenmeye) programlanan bizlere, bir toplumun parçası olduğumuzu, kolektif yaşamanın erdemini, birlikte hareket etmenin ürettiği sinerjiyi unuttuğumuzu hatırlatmak istiyor.
Bülteni okumaya devam edelim:
“Uzun ve şerefli bir tarihi olan ayrıca milletler içinde kadim bir millet olan Türk milletinin tarihinde zaferlerle birlikte, yenilgiler ve fetret dönemleri de olmuştur. Bu fetret dönemlerini -kimi zaman uzun sürse de- sonunda Türk milleti asli cevherinin verdiği güç ve azimle birer Ergenekon’a çevirmiş, dâhili ve harici düşmanlarını hak ile yeksan etmiştir. Bu başarı milli vicdan ile mümkün olmuştur. Bu dönemlerde milli vicdanın uyanmasına çalışmak devlet eliyle olduğu kadar kurum ve kuruluşların sivil toplum örgütlerinin ve şahısların da sorumluluğunda olmalıdır. 21 Haziran Milliyetçi Fikir Derneği de böyle bir zamanda sağına ve soluna bakmadan ayağa kalkan, ben varım diyen ve bunun için fikir üreten, çaba gösteren bir dernek olmak bilincinde ve iddiasındadır.”
İddialı bir hareket!
Milliyetçiliğin sulandırıldığı, Cumhuriyetin silkelendiği, Milletin örselendiği bir dönemi yaşarken; olan bitenin farkındayım ve bütün değerlerimi ayakta tutabilmek için buradayım demek istiyor.
Okumaya devam edelim:
“Ölünceye kadar kalbimizde en değerli hazine olarak saklayacağımız vatan-millet-bayrak sevgisini şiar edinerek çalışmak istiyoruz. Bayrağımız ile bağımsızlığımız, haysiyetimiz ve şerefimizdir. Vatanımız olmazsa olmazımızdır. Unutulan andımız yeminimizdir. Bu uğurda can verenler kahramanımız, geride bıraktıkları da namusumuz ve emanetimizdir.”
Samimi bir itikat!
Milletin Allah rızası için yaptıklarını, hükümetin 3 milyar Euro’ya tapuladığı bir dönemde bültenin son cümlesi dikkatimizi çekiyor. 
“En güçlü silah fikir, en güçlü fikir Türk milliyetçiliğidir!”
Madem yola çıkılmış; öyleyse, adalet ve bağımsızlık için davanız mübarek, gönlünüz geniş olsun! 

YORUM EKLE

banner22

banner21