Müjde...

1970’li yılların başında almıştık ilk müjdeyi… Güneydoğu Anadolu bölgemizde petrol yatakları bulunmuştu. Maliyeti yüksek olduğu için çıkarma işlemleri sonraki yıllara bırakılmıştı.

1980’li yıllara gelindiğinde Ege denizinde de petrol yatakları bulundu müjdesini almıştık. Durur muyuz? Hızımızı alamayıp bir zahmet Karadeniz’e de dalmıştık. Sonuç; Çok zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine rastlamışız. Burada da maliyeti yüksek olduğu için çıkarma işlemlerini sonraki yıllara bırakmışız.

1990’lı yıllarda ise müjdelerin arka arkası kesilmiyordu. Doğu ve Güneydoğu, Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de bulunan petrol ve doğalgaz rezervleri Türkiye’ye 50-60 yıl yeterdi. Maalesef bu yıllarda da teknolojik alt yapımız olmadığından çıkarma işlemleri sonraki yıllara bırakılmıştı.

2000’li yıllara geldiğimizde de müjdelere devam ediliyordu. Nedense bu sefer tüm müjdeler tesadüfen seçim öncesine denk geliyordu. Karadeniz’de petrol bulunmuştu. 20 yıl yeterdi. Hatta doğalgazda bulunmuştu. Oda en az 20 yıl yeterdi.

Bizde seçim biter mi? Bitmez. O zaman müjdelerde bitmez.

2010 referandumunda taa Pensilvanya’dan geldi insanlık tarihinin en büyük müjdesi. Öyle bir müjde ki artık ölülerimize bile oy kullandırabiliyorduk.

Eee böyle bir müjdenin yanında diğer müjdelerin lafı mı olur? Kıbrıs açıklarında bulunan petrol ve doğalgaz müjdesinin haber değeri bile olmadı.

Kıbrıs demişken bakmayın siz DOĞU AKDENİZ, MAVİ VATAN, MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE gibi süslü kelimelerle çokbilmişlik taslayanlara. 2004 yılında Kofi Annan Planı ile vermiştik KIBRIS’ı. Allah’tan RUMLAR istemedi. Yoksa 2015 seçimleri öncesi Kıbrıs açıklarında bulunan petrol ve doğalgaz müjdelerini alamayacaktık.

Yaa 2011 seçimleri öncesi müjdeye ne demeli? Yok bu sefer ki petrol ve doğalgaz müjdesi değil. KANAL İSTANBUL müjdesinden bahsediyorum. Maşallah öyle bir müjde ki 9 yılda her seçimde müjdelenmemize rağmen hala ilk günkü ETKİ ve ALGISI devam ediyor.

Şimdi gelelim MÜJDE verilen zamanlara…

Zamanlama gerçekten manidar. Ekonomi bitmiş. Millet aç. Çalışanlar aldığı maaşla en fazla 15 gün geçinebiliyor. Diğer 15 günü borçlanıyor. Esnaf iflas etmiş. Çiftçi üretime ara vermiş. Sanayi zor durumda. İşten çıkarmalar başlamış. Nüfusun dörtte biri işsiz. Diğer dörtte biri yoksul. Diğer dörtte de biri sosyal yardımlarla geçiniyor. Halkın yarısı borç batağı içinde… Büyük bir kısmı ise ya takipte ya da icralık…

Adamlar haklı… Bu durumda MÜJDE verilmeyip de ne verilecek? Hele birde ‘‘Uçuyoruz… Sıçrıyoruz… Zıplıyoruz…’’ gibi ifadelerle desteklenirse tadına doyum olmaz müjdenin.

Neyse... Bu konuda bizim bildiklerimize bakınca...

Doğu ve güneydoğu bölgemizde ana damarları çok zengin petrol yatakları var. Ülkemize en az 100 yıl yeter. Coğrafyanın özelliğinden yani dağlık bölge olması ve yer altına 2-3 bin metre inilmesi gerektiğinden 1970’li ve 80’li yıllarda çıkarılması mümkün olmamış. Bugünkü şartlarda da çıkarılması mümkün değil. Mecburen 2023’ü bekleyeceğiz.

Yine 1980 ve 90’lı yıllarda Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de yani MAVİ VATANDA tespit edilen petrol ve doğalgaz rezervleri ülkemizle birlikte Avrupa’ya en az 200 yıl yeter. Tabii denizin 2-3 bin metre altında olmasından dolayı o günkü şartlarda çıkarılması mümkün olmamış. Bugünkü şartlarda da çıkarılması mümkün olmadığı için bunda da mecburen 2023’ü beklemek zorundayız.

Bu arada petrol ve doğalgaz müjdesi verenlere bir tavsiyede bulunayım. TORYUM MÜJDESİNİ unutmasınlar.

Başta Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde yer alan illerimiz olmak üzere Bursa, Burdur, Eskişehir, Kayseri ve Sivas illerimizde yer alan rezervlerimizle toryum madeninde dünya rezervlerinin % 72’sine sahip olduğumuzu söyleyeyim de ihtiyacımız olan böyle büyük bir müjdeden mahrum bırakılmayalım.

Toryum madeninin tüm uzay teknolojisinde kullanılacağını ve bir gramından elde edilecek enerjinin 1.200 litre petrolden elde edilen enerjiye denk geldiği bilgisini vereyim de TORYUM MÜJDESİNİN önemi ve yaratacağı ALGI daha iyi anlaşılsın.

Yazımızı geçen hafta verilen son müjde ile kapatalım.

Karadeniz’de bulunan doğalgaz müjdesi aslında 2019 seçimleri öncesinde de verilmişti.

 Karadeniz kıyısında yer alan Ereğli, Akçakoca, Kocaali ve Karasu ilçelerimize paralel ve 100-150 mil açığında yer alan bu doğalgaz rezervlerinin 350 milyar metre küp civarında olduğu, 13-14 milyar dolarlık bir maliyetle çıkarılabileceğini, bu maliyetlerin yüksek olmasından dolayı çıkarmaya değmeyeceği, civar bölgede yer alan rezervlerle birlikte 2-3 trilyon metre küpe ulaşılması halinde çıkarılmasının daha uygun olacağı bilgilerini paylaşmıştı bu işin uzmanları.

Bugün 320 milyar metre küp doğalgazı 13-14 milyar dolar maliyetle çıkarırsak zarar ederiz diye üzülen arkadaşlar varsa sakın üzülmesinler. 13-14 milyar dolarlık platformu günü geldiğinde 1-2 milyar dolara satarız. Veya yüzde ellisi karşılığı  yabancı ortak alırız. Adına da ÖZELLEŞTİRME deriz olur biter.

Neyse bir başka zaman yazarız ÖZELLEŞTİRMELERİ ve çıkarılan yasalarla yer altı ve yer üstü kaynaklarımıza YABANCILARIN nasıl ortak olduklarını.

En iyisi ben sizlere bir MÜJDE vereyim.

Eğer anketlerde % 40’ı geçerlerse ufukta SEÇİM var.

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

24.08.2020

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Ali Özdemir
Mehmet Ali Özdemir - 1 ay Önce

Öncelikle özür diliyorum Sn.Sinan bey. Gecenin bu saatinde yorum yazdığım için.
Yazılarınızi büyük bir zevkle okur ve çoğu kez paylaşır,yorum ilave ederim.
Bu kes çok keskin, on ikiden vuran nişancı gibi bir atışla AKP'yi derinden yaraladınız.
İlk müjde anonsu verildiğinde yazdım. 18 yıldır ciddi bir yatırım, ciddi bir müjde görmeyen ben Mehmet Ali Özdemir ne tür bir müjde alabilirdi?
Elbetki yeniden parlamenter sisteme dönüyoruz.
Seçim barajını kaldırıyoruz.
Dar gelirlilerin borçlarını siliyoruz.
Dış politikayı yeniden dizayn ettik. Yunanın Ege küstahlığına son verdik. Lozan kayıtlarındaki gibi kıta sahanlığını 3 mile indirdik.
Kıbrıs ve Türk cumhuriyetleriyle anlaşmalar ışığında KKTC dünyaca tanındı.
Partilere yapılan hazineyi talan eden yardımdan vazgeçildi.
Çılgın özelleştirme hastalığına son verildi.
Sümüklü Suriyeliler ülkelerine gönderiliyor.
Yap işlet,hazine garantisi uygulamasının yanlışlığı anlaşıldığı için geri adım atıldı.
Cebinde beş kuruş parayla Türkiye'de mülk edinenlere yasak getiridi.
Bilim adamlarımız KORONA aşısını buldu. Dünyaya aşı ihraç eder konumdayız.
EYT ve 3600 ek gösterge talebi hemen yürürlüğe konuldu.
Askerden kaçmak için sahte raporun önüne geçildi. Paralı askerlik 100 bin.lira olacak. Ve her yil enfilasyon oranında olacak.
Artık yeniden yiyecek maddesi almayan ülke durumuna gelebilmek için tedbir ve teşvikler açıklandı.
Köy okulları yeniden açılıyor.
Şeklinde müjde beklerken doğalgaz müjdesi geldi. Günlük yaşamımıxla hiçbir ilgisi yok bence. Hayırlı olsun ülkemize.On sekiz yilda denk bütçe yapamıyan AKP hükümeti baraj altına düşebilir 2023'te.
Sevgi ve saygılarımla.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan @Mehmet Ali Özdemir - 1 ay Önce

Çok haklısınız Mehmet Ali bey... Kesinlikle bu seçimi kaybedecekler... Onlarda biliyor bu gerçeği...

Üzgün Ümitsiz
Üzgün Ümitsiz - 1 ay Önce

Bu defakinin şöyle bir farkı olabilir: Belli bazı firmalara yüzlerce milyon para ödenerek deniz yüzeyinden gazın bulunduğu bölgeye "boru döşenir", gazı sahile aktarmak için "boru döşenir", gazı sahilden iç bölgeye tşımak için "boru döşenir". Sonunda gaz gelemeyebilir ama o arada epeyce "boru döşenir". Evvelkilerden farkı da o olabilir.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan @Üzgün Ümitsiz - 1 ay Önce

Demek istiyorsunuz ki kullansakda kullanmasakda o gazın parasını milletçe ödeyeceğiz. Tıpkı köprülerde ve şehir hastanelerinde olduğu gibi...