Nasıl Bir Milletvekilliği (1)

Geçen akşam Sakarya küçük Millet Meclisi, bu dönemin son oturumunu gerçekleştirdi.
İnşaat Mühendisleri Odası’nın lokalinde gerçekleştirilen toplantının gündemi seçim süreciyle ilgiliydi.
Katılımcılara, 7 Haziran seçimleriyle Meclis’e gönderilecek milletvekillerinden 10 maddede ne bekledikleri, neyi talep ettikleri soruldu.
Daha önceki seçimlerden önce de, yerel yöneticilerle ya da vekillerle ilgili sivil toplumdan görüşler alınarak, kendilerine rapor şeklinde sunulmuştu.
O akşamki oturumda ben, milletvekillerinden ne beklediğimi 10 başlık altında toplamaya çalıştım.
Bu ve bir sonraki yazımda, nasıl bir milletvekilliği beklediğim konusuyla ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
***
Milletvekillerinden ilk isteğim, kelimenin tam anlamıyla milletvekilliğinin haklarını vermeleridir.
Bunun iki anlamı var: Öncelikle; devletin, askeriyenin, partinin, liderin, belirli güç, çıkar yada rant odaklarının değil, gerçekten ama gerçekten milletin vekili olduklarını unutmasınlar.
Temsil edecekleri milletin inancıyla, değerleriyle, kültürüyle çatışmacı bir siyaset yürütmesinler.
Milletin farklılıklarından ayrışma ve kavga üretmek, sadece yapanlara zarar vermez, nihai tahlilde bu hepimize kaybettiren bir siyasettir.
Unutulmasın ki, kaç dönem olursa olsun, son tahlilde tüm partiler, liderler, vekillikler gelip geçicidir…
İkincisi, kendilerine verilen vekâlettir; kendilerini aslın üstünde görmesinler.
Ankara’ya gidince, kendisine emaneti teslim edenlere sırtlarını çevirmesinler.
* * * 
Partiniz, grubunuz, lideriniz; yönetim mekanizmasının belirleyicisi ya da ortağı olduğunda dahi, hangi kararı alıyor, hangi uygulamayı yapıyor olursanız olun, dikkate alacağınız ilk soru “Bu adil bir karar mı? Bu adil bir uygulama mı?” olsun.
Kendi aleyhinize dahi olsa, siyasi kariyerinize mâl olacağını da bilseniz adaletten ayrılmayacaksınız.
Şayet adaletinizden şüphe ediliyorsa, vekilliğinizin de bir kıymet-i harbiyesi kalmayacaktır.
* * *
Hangi partiden seçilirseniz seçilin, artık siz sadece o partinin değil herkesin hizmetinde olacaksınız.
İdari kararlarda partizanlık yapmayacaksınız.
Hakkaniyete, liyakate dikkat edeceksiniz.
Güvenirliğinizi asla kaybetmeyeceksiniz.
Kamu yönetiminde, yalnızca kendi görüşünüzden, kendi cemaatinizden, kendi grubunuzdan kişileri değil herkesi gözeteceksiniz.
* * *
Yönetimde istişareyi, katılımcılığı esas alacaksınız.
Önemli konularda, size vekalet veren insanların bugününü ve geleceğini etkileyecek kritik kararlarda, herkesi ya da temsil ettiğiniz şehri doğrudan ilgilendiren meselelerde, onlarla istişareyi esas alacaksınız.
* * *
Hırslanmayacaksınız, gururlanmayacaksınız, kibirlenmeyeceksiniz.
Eğer yönetmeye başladığınız devlet gücünün hırsıyla ve kibriyle hareket etmeye başlarsanız; vekillik yaptığınız insanların taleplerine sağırlaşırsanız.
Milletten uzaklaştıkça, zaman içinde körleştiğiniz, yabancılaştığınız, ayrıştığınız tüm o insanların saygısını kaybedersiniz.
* * *
Gördüğünüz gibi, Sakarya küçük Millet Meclisi’nde, vekillerden beklentilerim, daha çok ilkesel bir siyasete dairdi.
İnşallah bir sonraki yazıda listeyi tamamlamayı umuyorum.

YORUM EKLE