Ne desek boş

Geçen hafta da dediğim gibi, öyle akıl almaz şeyler yaşıyoruz ki; neye, ne şekilde yorum yapsak, hiç bir anlam taşımıyor. Yavaş yavaş yılın son günlerine doğru yol alıyor iken, yaşanan olaylar için bir şeyler söylemek, benim için çok zorlaştı.

 Evet, dünyanın büyük kırılma noktasında olduğunu görüyorum. Evet, şuan dünya üstünde, belki de asırlar boyunca konuşulacak, tarihi bir süreç yaşandığının farkındayım. Elinde kalem tutan bir insan için, bu zamanın, ne kadar muazzam zaman olduğunu da biliyorum.

Lakin, yirmi dokuz harflik alfabe dahi, bana az geliyor. Dünyaya bakıyor, dünyanın köklü değişimini görüyor ve çok büyük heyecan da duyuyor olsam, ne desem boş geliyor. Yaklaşık sekiz aydır, dünya ve Türkiye olarak, korona virüs ile mücadele ediyoruz. Evet, hem devlet, hem millet olarak çok yorulduk.

           Fakat lütfen, korona virüse karşı, bu kadar cesaretli olmayalım. O iğrenç virüse yakalanmış, o akıl almaz ağrıları çekmiş ve ölüm korkusu ile süslenmiş o karanlık ruh halini yaşamış biri olarak yazıyorum; korona virüs varken, gezmeyi yasak edelim kendimize. Eş, dost, akraba ile bir araya gelmeyi, bir süre daha yasak edelim. Her bir insan, bu devletin bir parçası olduğuna göre, bireysel olarak çabalar ile, devletimize destek verelim.

Korona virüs, ne yazık ki iki, üç hafta içinde, gidecek bir olay değil. Anladığım kadar da, bundan sonra ülke genelinde, “sokağa çıkma kısıtlaması’’ gibi, sert yasaklar olmayacak. Hem diyelim ki; devlet, bir ay sokağa çıkma kısıtlaması ilan etti. Ee sonra? Bir ay sonra, virüs tamamen bitecek mi? Ne yazık ki hayır. Hatta bugün, evde kalmaya çalışan insanlar bile, yasağı bittiği bir ayın sonunda, kontrolsüz bir şekilde, kendini sokağa atacaktır. Ve bir aylık yasak ta, çöpe gidecektir. Bu yüzden ben, sert yasaklar yerine, devlet ağzı ile sert uyarılar bekliyorum.

           Öyle umuyorum ki; yakın zamanda, bu sert uyarılar gelecektir. Zira sağlam kaynaklardan aldığım bilgilere göre, Sakarya’da günlük vaka sayısı, bini aşmış durumda. Hastaneler dolu, doktorlar endişeli ve yorgun iken, devletimiz hiç bir şey yokmuş gibi davranamaz. 

Nice insan gibi, ben ve ailem, korona virüs ile mücadele eder iken, dünyada ve Türkiye’de akıl almaz şeyler oldu, oluyor. Mesela atomu parçalayan, dünyaya demokrasi satan Amerika, seçim sandıklarındaki, üç beş oyu sayamadı.

        Seçim, günler sonuç buldu. Seçim öncesi; “ben başkan olunca, Türkiye’de ki muhalefet ile beraber Cumhurbaşkanını devireceğiz’’ diyen Biden’ı, ilk tebrik edenin, Türkiye’deki muhalefet liderinin olmasına, ne desek boş. Neydi bu acele? Bu tebriğin altında, ‘’hadi biz hazırız’’ mesajı mı vardı? Asla kötü niyetim yok. Sadece gazetecilik merakıyla soruyorum. Amaç neydi? 

Öte yandan, Azerbaycan’ın otuz yıldır işgal altında olan topraklarını, Türkiye’nin desteği ile geri almasına ne desek boş. Otuz yıl sonra gelen, o kutlu zafere, ne kadar şükür etsek az kalır.

2020 yılı bitiyor olsa da, daha çok yazacağız, 2020’yi bu satırlara. Yılın son gününe kadar, bakalım daha neler göreceğiz dünyada.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yakup
Yakup - 4 ay Önce

Ömer kardeşim; yazmak güzel bir duygu. Yazan insan; ayrıcalıklı ve özeldir.

Öte yandan yazmak bir hayli de zordur. Çok okuyup gözlem yapmak zorundadır yazar/yazar adayı. Bir kelime, hatta bazen bir harf, bir imlâ işareti için uzun uzu araştırmak gerekir. Çünkü; yazılar bizim çocuklarımızdır.

Senin yazılarına gelince; "evet"i sık ve yersiz kullanmışsın.

"Öte yandan, Azerbaycan’ın otuz yıldır işgal altında olan topraklarını, Türkiye’nin desteği ile geri almasına ne desek boş." demişsin. Olur mu hiç öyle? "Ne desek boş" olur mu? Boş demek, anlamsız demek; olumsuzluk içerir.

Bunun yerine şöyle yazabilirdin:


"Öte yandan; Azerbaycan’ın otuz yıldır işgal altında olan topraklarını, Türkiye’nin desteği ile geri almasının hep birlikte sevincini yaşıyoruz."

Yazma yolunda yılmadan yürü Ömer! Ve sürekli kendini geliştir. Gazetelerdeki usta kalemleri didik didik oku; nasıl cümleler kurmuşlar, noktalamalar, paragraflar nasıl yapılmış?

İnsanlara da beni okumuyorlar diye kızma!

Hadi bakalım!

Yunus
Yunus - 4 ay Önce

Tebrik ederim kardeşim

Yasemin
Yasemin - 4 ay Önce

Ellerine saglik.eslerine ailelerini cocuklarini kaybedenlerle 2020 hic unutulmayacak

Ahmet
Ahmet - 4 ay Önce

Çok güzel olmuş kardeşim ellerine sağlık. Sonraki yazılarını bekliyorum

Ahmet
Ahmet - 4 ay Önce

Çok güzel olmuş kardeşim ellerine sağlık. Sonraki yazılarını bekliyorum

gülşah
gülşah - 4 ay Önce

cok güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim :)

Saniye Erbay
Saniye Erbay - 4 ay Önce

Tebrik ederim başarılarının devamını dilerim çok güzel bir yazı

Murat Karadeniz’de
Murat Karadeniz’de - 4 ay Önce

Güzel yazı, tebrik ederim.