Ne iş yapacağız?

Düşünün ki yıllar önce ana mesleğiniz olan berberliğin yanında, herhangi bir durumda destek olması amacıyla ek iş mahiyetinde kahvehane işletmesi açtınız.

Ve bir baktınız ki Covid 19 ile beraber yüksek derecede etkilenen bu iki mesleği de, bulunduğumuz bu zor koşullardan dolayı icra edemiyor ve aynı zamanda bu iki gelir dışında bir gelir kaynağınız yok.

İşte aynen bu durumda olan, çocukluk dönemimden beri Sakarya’da berberlik yapan ve yıllardır da beni traş eden çok yakın, sevdiğim bir arkadaşım var. Kendisi işinde başarılı, bilinen bir berber.

Birkaç yıl önce de ek iş ile gelirini desteklemek amacıyla kahvehane işletmesi kurmuş, hem berberlik yapıyor hem de kurduğu ekip ile kahvehaneyi işletiyor. İşleri güzel çünkü işinde bilinen ve başarılı bir kişi. İyi bir Esnaf..

Gelelim günümüze..

Her iki dükkanın kirası, evin kirası, elemanlarının maaşları, sabit giderleri, ödenecek olan günü gelmiş krediler

Hiçbir geliri yok iken bunca yükün altından nasıl kalkar bir insan ?

Yıllarca kazandığı tüm parayı yemeden içmeden kenara koysa bile…

Kredi ödemesi ertelenmiyor, gününde ödenmez ise kredi notu kırık…

Kira ödemesi ? Hacı abi kapıda kira günü için asker nöbeti tutuyor.

Sabit giderler ise ne kadar ertelersen ertele faizi ile geri dönüyor.

Peki soru şu: “NE İŞ YAPACAĞIZ ?” da eve ekmek götüreceğiz.

Gelirin mücbir sebepler ile kısıtlandığı bu gibi özel durumlarda giderlerin de bu koşullara bağlı olarak düzenlenebilmesi ya da devletin bu noktada varlığını hissettirebilmesi gerekirken sorduğumuz soru bu: “NE İŞ YAPACAĞIZ ?” Çünkü eve ekmek götürebiliyor musun diye soran yok !

Düşündüm taşındım… Arkadaşımın yerinde olsam ne yapardım diye? Bir baktım, yatırım için kasada para kalmamış. Kredi faizleri yüksek. Nereye yatırım yapacaksın ki çektiğin kredi ile yapılan yatırımın piyasa faizlerinden daha fazla net kar getirisi olsun. O da yok !

Peki soruyorum: NE İŞ YAPACAĞIZ ?

Geçtiğimiz hafta cadde esnafı kardan mezar yaparak “Esnaf Öldü !” diyerek bu duruma tepki göstermişti.

Şunu söylemekten hiç çekinmiyorum !

Bunca zorluğa karşın mücadele eden Esnaf kardeşlerim, abilerim, ablalarım.

Mezar değil “ANIT MEZAR” dahi yapsanız haklısınız. Bu mücadeleye can mı dayanır canan mı?

Devletlerin en büyük rolü zor zamanda vatandaşın yanında olmak değil mi ? Esnafımız daha ne kadar zor bir durumda olabilir ?

Bunların içinde Afetler, Savaşlar ve tabi ki Ekonomik olarak zor dönemlerde devlet, devlet olduğunu vatandaşa hissettirmelidir.

Şu an hissedilen ve görülen ise, kardan yapılan bu caddedeki mezarın soğukluğu ve bu mefta için dua eden Esnafın gözyaşıdır.

Gerçekten işimiz duaya kaldı ise ne iş yapacağımızı söylüyorum…“DUA EDECEĞİZ”

Sabancı Üniversitesi’nde Finans Profesörü olan Sn. Prof. Özgür Demirtaş hocamı belki yayın organlarından görmüş ya da duymuşsunuzdur. Kendisini takdir ederek takip edenlerdenim. Hatta bir tatilde tesadüfen karşılaşmış ve 2 saat boyunca doyumsuz bir sohbetimiz olmuştu.

Kendisinin bu hafta yayınladığı videoda bahsettiği konu manidar fakat her videosunda olduğu gibi “GERÇEK”. Bu sebeple bahsetmeden geçemeyeceğim.

Özetle, yaptığı istatistiki analiz ve sonucundaki değerlendirmeye göre; 2011 yılında yayınlanan “Kim Milyoner Olmak İster?” isimli yarışmada kazanılan en yüksek ödül olan 1 Milyonun, 2011 yılındaki para değerine göre bugünkü değere indirgenmiş halinin 396.000 TL olduğunu tespit etmiş. Yani paramız enflasyon ile ne kadar erimiş bunu basit bir şekilde anlatmaya çalışmış. Sonuç çok ama çok üzücü ? 2011 yılındaki 1.000.000 TL, bugün 396.000 TL. Ağır bir enflasyon yükü !

Dile kolay ama cebe zor !

Ve sonra ekonomimizde her şey “YOL’unda” !

YORUM EKLE