Neden bu kadar çok?

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Sakarya’daki araç sayısı açıklandı. Verilere göre Sakarya’da sadece 150 bine yakın otomobil var. 1 milyonluk vilayet için gerçekten çok büyük sayı.

Bu önemli değil.

32 bini aşkın motosiklet var. Neredeyse otomobil sayısının beşte biri kadar motosiklet var. Burasını da çok önemsemiyorum.

Toplamda 287 bini aşkın motorlu taşıt var. Bu da her 4 kişiye bir motorlu taşıt demek. Bu kısmı ile de pek ilgilenmiyorum.

Ama benim canımı sıkan 39 bin 990 tane traktörün bu şehirde olması. 40 bine 10 var… Düşünün yani.

Peki bu şehirde bu traktörlerin en uzun süre çalışanı ne kadar çalışıyor? Senede iki ay çalışan traktör sayısı bini bulmaz.

Geriye kalanlar ne?

“Komşumun var benim de olmalı.” “Komşununki iki çeker bizim dört olmalı.”

“Bizimki sizinkini döver…”

Peki tamam da kardeşim, aslında kaç çiftçinin traktöre ihtiyacı var? Bunların kaçı kredi ile alınmış?

Otomobiller için de kısıtlamaya gidilebilir. Ayrı mesele ama traktörler gerçekten senede birkaç ay kullanılan makineler. Tarım arazilerinin bölünememesi ile ilgili bir kanun çıktı hatırlıyorsanız. Benzer şekilde traktör alımı ile ilgili de bir kanun çıkmalı. Hatta detaylandırma da yapılmalı. Belli bir dönümün üstünde tarlası olup, tarlası belli bir eğimin üstünde olmayanlara çift çeker traktör bile satılmamalı.

Çiftçi sırf komşusundan dolayı traktör alıp hem kendi hem de ülke ekonomisini zora sokuyor.

Belki traktör satan firmalar bu yazımıza alınacak ama…

Onlar da paralarını tahsil etmekte zorlanıyor. Onlar da ihtiyacı olmayan insanlara traktör satmaktan memnun olmamalı.

Bu konuda çiftçinin kendi kendine bilinçlenmesini beklemek mantıklı değil. Çünkü kötü komşu insanı sürekli traktör sahibi yapıyor. Bunun önüne geçmenin yasal düzenleme ile olması gerektiğini düşünüyorum.

Engelliler günü aktivitelerimiz

Engelliler günü geride kaldık. Yedik, içtik, eğlendik. Fotoğraf çektirip miniklerin başını okşadık.

Güzel aktiviteler yaptık.

Bu sayede sosyal medyada paylaşacak görüntümüz, afili cümlelerimiz de oldu. Birkaç güzel paylaşım da yaptık. Bunlar beğeni de topladı.

Ve konuyu ertesi yıl 3 aralığa kadar kapattık.

Seneye görüşürüz…

Kaçıncı kadın ölümü

Ülke genelinde kadın ölümleri ne yazık ki artarak devam ediyor.

Hayatımız aslında iletişim krizinden ibaret. “Hayır dersem belki demek belki dersem evet anla çok şey söyler kadınlar evet demezler asla” tekerlemesi ile büyütülen erkekler ne yazık ki kadınların “hayır” demelerini naz zannediyor.

Aileleri tarafından “Biz seni gelinlikle verdik, kefenle alırız” baskısı ile evlendirilen kadınlar da çaresizlik içinde kıvranıyor.

Erkekler daha çok yanlış anlıyor, Neticesinde kadınlar daha çok ölüyor.

Kadınların “Hayır” dediğinde aslında “Hayır” demek istediğini kabullenmemiz lazım. Bu önemli bir detay.

İkincisi de Türk kadınlarını yabancı kanunları ile koruyamayız. Diyelim ki eşinizi çok seviyorsunuz. Kadın sizin namusunuz. Kavga ettiniz. O da bir anlık kızgınlıkla soluğu karakolda aldı. Mahkeme de sizin eşinize yaklaşmanıza yasak koydu. Hatta evinizin kapısına bir polis dikti.

Şimdi siz kendi eşinize ulaşamıyorsunuz ve buna bir polis memuru engel oluyor. Bu durumda aile içi şiddet dışarı taşmış oluyor. Aile içinden çıkıp sokakta konuşulur oldukça erkek bunu daha bir onur meselesi haline getiriyor ve sonunda da iş iyice açmaza giriyor.

Bu kanunlar falan yokken kadın cinayetleri daha azdı. Aile büyükleri bir şekilde araya giriyor ve kol kırılıyor yen içinde kalıyordu. Şimdilerde ise yasalar devreye giriyor. O durumda da kadın kendini daha güvende sanıyor ama aslında daha güvensiz hale geliyor.

Adamın eğitilmesi, kadının demek istediği ile dediğinin aynı olması gerekiyor.

Yani adamın adam olduğu yerde kadının cinayete kurban gitmesi mümkün değil.

Yasaları değil adamları düzeltmek lazım.

HECATİ: Karaktere estetik yaptırmak mümkün değil. Aklında bulunsun...

YORUM EKLE
YORUMLAR
HAMİT KAYAALP
HAMİT KAYAALP - 13 ay Önce

ARAÇ SAYISI NEDEN FAZLA SAKARYA ULAŞIMI BERBAT. NEDEN RAYLI SİSTEMİ YOK, HANGİ DAĞI DELİP GEÇEMEDİLER DE VAZ GEÇTİLER. ULAŞIM ADAM GİBİ OLUNCA OTOMOBİL SAYISI DÜŞER.