Nostaljik cümlelerim - 2

Yılın ilk Salı günü ilk yazısında, hayatımın en büyük anlamlarından biri olan, cümlelerden söz etmek istiyorum. 32 yıllık ömrüm boyunca, dilimden bir harf düşmemiş olsa da, hayati cümleler ile yaşadım ben.

Engel, sadece bedende olunca, akıl, yedi gün yirmi dört saat düşünüp, yürek de her bir noktasını hissedince, dile değilse de kalem ucuna sayısız cümle doluyor işte.

Bugün siyaset yazsam, siyaset yazmayı seviyor olsam da hayata ve aşka dair yazarak başladım cümle yolculuğuma. Hayata ve aşka dair yazmak zevk verse de çoğu zaman özlemlerimi, hayallerimi, yapmak isteyip de yapamadığım şeyleri yazdım.

Ve bugün, yılın ilk salısında, nostaljik cümlelerimi paylaşıyorum bu sütunda. Haftaya, Türkiye’ye dair yeni konularda görüşmek duasıyla…

* Aşk, yüreğe düşen kum taneleri gibidir. Rüzgar ne kadar eserse essin, illa aşk kırıntıları kalacaktır yürekte.

* Kök başka, dal başka. Kim koruyacak öz değerleri öz ruhta.

* Oysa aşk da aşkı en masum ve en samimi bir şekilde yaşamak da Allah’ın bahşettiği en özel ödüldür

* Her birimiz, her zaman bir şeylere susuyor ve susadıkça da susmanın ne demek olduğunu bilmeden sürekli konuşuyoruz.

* Her gün, dünün gölgesinde yaşıyor ve yıpranmış duygular arasında, tazecik ve el değmemiş bir duygu kırıntısı arıyoruz kullanılmış yüreğimizle

* Her gün, kulağımıza başka şarkı fısıldıyor, her söz, bizi farklı diyarlara götürüyor ve her yürek, bizde bambaşka izler bırakıyor.

YORUM EKLE