Numaranızın başına 15 ekleyince

Geçmiş dönemde bir arkadaşım heyecanla yanıma geldi. Dedi ki, “Kendi telefon numaranın başındaki sıfırı sil yerine 15 ekle. Sonra arama tuşuna bas. Eğer telefon meşgul çalıyor ya da yanlış numara olduğunu söylüyorsa sıkıntı yok. Ama eğer çalıyorsa emniyet çıkıyor. O da senin telefonunun dinlendiği anlamına geliyor…”

Size de böyle bir şey söylense bir denemek istersiniz. Ben de denedim ve meşgul çaldı. Arkadaş kendi aradı ve gerçekten de polis çıktı.

Ben bunu gurur meselesi yaptım. “O arkadaşın telefonu dinleniyor da benim telefonum nasıl dinlenmiyor, yoksa polis beni beğenmiyor mu” diye düşünmüş bile olabilirim. Çünkü ben kendimce daha dinlenilesi bir adamım. Ama yok işte. Beni kale almıyorlar da onu mu alıyorlar yani?

Emniyet Müdürlüğü’ne gittim. O zamanki müdür beyle sohbete başladık ama benim aklım soracağım soruda. Dedim ki “Müdürüm bir telefonun dinlediğini nasıl anlayabiliriz?” Müdür de gayet sağlıklı bir soru sordu, “Eğer anlayabiliyor olsaydık bizi nasıl sağlıklı dinleyebilirlerdi?”

Mantıklı. Senin anlayamaman lazım ki adamlar dinleyebilsin. Neyse. Dedim ki “Telefonunuzun başındaki sıfırı silip yerine 15 yazın ve numaranızı çevirin. Eğer karakol çıkarsa sizi dinliyorlarmış.”

Müdür de yaptı dediğimi. Gerçekten de aşağıdaki telefon çaldı. Birkaç telefondan daha denedik. Sonunda işin aslı ortaya çıktı. O da şu: Siz telefonunuzun başındaki sıfırı silip yerine 15 yazarsanız telefonunuzun başında kendiliğinden bulunan 5 rakamı ile yan yana olduğu için otomatik olarak “155” yazmış oluyorsunuz. Akıllı telefonların bazıları da bunu “155” olarak algılıyor ve gerisindeki rakamları dikkate almadan 155’i çeviriyor. Durum bundan ibaret.

Sonunda işi çözmüş olmanın keyfi ile sohbete geçecekken müdür birden durdu, “Sana bunu söyleyen arkadaşın neden heyecanlanmış ki? Onun dinlenecek nesi olabilir? Ona bir bakalım” dedi. Meğer o arkadaş o dönem gömü peşindeymiş. Sıklıkla da telefonda bu işleri konuştuğu için meraklanmış. Eşeğin aklına karpuz kabuğu getirmek bu olabilir de neyse…

Konumuz o değil.

Şimdi Whatsapp ve Telegram uygulamaları önerilmiyormuş. Gizli saklı bir şey yapmayan kişilerin paylaşımlarının açık olması da normal sayılmalı.

Kritik işler yapanları tenzih etmek lazım. Mesela nüfus idaresinde çalışanlar, tapuda görevliler, imar işleri ile ilgilenenler zaman zaman kolaylık olsun diye telefondaki mesajlaşma uygulamalarını kullanıyordu. Bunun yerine mail kullanacağız. Onların güvenlik açığı çıkana kadar devam.

Bakalım onlar ne kadar güvenli çıkacak?

Ama en başta söylediğimle en sonda söylediğim birbirini bulsun diye söylüyorum: Gizli bir şey yapmazsanız hangi uygulamayı kullandığınızın hiçbir önemi yok.

Fiyat da önemli alım da

“Fındıkçının asıl sorunu nedir” diye sorsalar asla “fiyat” demem. Demedim de. Fındıkla ilgilenen kişiler aslında bilir ki fındıkçının asıl sorunu istikrardır. Fındığı üretirsiniz. Kaç lira edeceğini bilmeden. Kimin satın alacağını bilmeden…

Dünyanın neresinde alıcısı tahmin edilmeden üretici temsilcilerinin fikri alınmadan ürün fiyatı belirlenir?

Bu seneki fındık fiyatının 20 lira civarında olması bekleniyordu. Önceki gün yapılan açıklamada fiyatın 22.50 olduğu ifade edildi. Yüzler güldü. Allah daha çok güldürsün. Ki fiyat gerçekten iyi. Ben şahsen bu bedelin daha da yukarı çıkacağını düşünüyorum. Ama fındıkta devletin mutlaka müdahil olmaya devam etmesi gerekiyor. “Kimse almazsa ben alırım” mesajının net bir şekilde verilmesi şart.

Bu kurum TMO mudur? Tartışırım. Bence kesinlikle Fiskobirlik olmalıdır. Ama TMO’nun da piyasaya ciddiyetle girmesi ve reel olarak alım yapması gerekir. Fiyat vermenin ötesinde verilen fiyatın tutunmasının da sağlanması gerekli.

Bu konuda da beklenen hassasiyet ve sonrasında da istikrar sağlanırsa fındık üreticisi de gelecek yıllara güvenle bakar fındık müşterisi de her sene fındık döneminde maliyet hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalmaz.

HECATİ: “İyi ki varsın” dediğimiz yok olmayı seçiyor. Siz hayır mısınız birader…

YORUM EKLE