O kaçak etler oraya nereden geldi?

Geçen hafta şehrin gündemine TOPÇA’da ele geçirilen kaçak etler damga vurmuştu.

Dün baktım Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal, kaçak et ele geçirilen deponun sahiplerini “ruhsat almamak gibi küçük bir ihmalleri” olduğunu belirterek savunmaya kalkmış…

Veteriner kontrolü olmayan etlerin ve sakatat ele geçirildiği, çevreye pis koku yayan bir işyeriyle ilgili Kobal’ın bu savunması bana çok ilginç geldi.

Sonrasında düşündüm…

Ve aklıma sorular takıldı:

O hayvanlar oraya canlı getirilmediğine göre bir yerde kesilip getirildiği kesin…

Peki kesim işlemi nerede yapıldı?

Hangi mezbahada kaçak kesim yapılıyor?

Acaba ruhsatlı mezbahalarda kaçak kesim yapılması mümkün mü?

Bu etler ruhsatlı bir mezbahada kaçak kesilip oraya getirilmiş olabilir mi?

O depoda bulunan sakatat ürünleri, hangi mezbahadan satın alınmış?

O depodan et alan lokanta, dönerci, lahmacuncu gibi işyerlerine ulaşıldı mı?

Lokanta, dönerci ve lahmacuncu gibi işyerleri denetlenirken, kullandıkları etin menşei, fatura yoluyla sorgulanıyor mu?

Şehir için hayal kurmak

Birkaç hafta kadar önceydi.

Toyota’nın sosyal medya reklamlarında şöyle bir cümle dikkatimi çekti:

Bir şehri harekete geçirmek için hayal gücü ve belki biraz da heyecan gerekir.

Beynime kazıdım sözü.

Bu konuda yazmalıydım.

Araya başka konular girdi. 

Ama sözü unutmadım…

Evet bizim şehrimizin de hayal gücüne ve heyecana ihtiyacı var.

Bu şehrin geleceğiyle ilgili hayal kurmak, kurulan hayalleri hayata geçirmek için heyecana ihtiyacı var…

Çünkü bu şehir heyecanını yitirmiş durumda…

Eğitim berbat, sağlık berbat…

Tarım gelişsin diyoruz.

Her gün yeni bir OSB veya OSB genişleme haberi geliyor.

Evet…

Bu şehri yönetenleri şehrin güzel geleceği için hayal kurmaya ve kurulan hayalleri heyecan içinde hayata geçirmeye davet ediyoruz…

Sait Faik ve parkı

Adapazarlı hemşerimiz Sait Faik Türk Edebiyatının en önemli isimlerinden biri..

Türkiye ona hayran…

Ama Adapazarı değerini bilmiyor.

18 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğan, bu ülkenin yetiştirdiği en büyük hikayeci Sait Faik’i ne yazık ki Adapazarı hatırlamadı bile…

Doğrusu ben de Şebnem Eriş’in sosyal medya paylaşımıyla hatırladım.

Ne belediyeler, ne Kültür Müdürlüğü Sait Faik’le ilgili bir etkinlik düzenledi.

Ünal Ozan döneminde açılan Sait Faik Abasıyanık Parkı bu yıl da bakıma alınmadı.

İnatla 25 yıldır bakımı yapılmayan park, bir Abhaz heykeltıraşın yaptığı Sait Faik heykelini de barındırıyor.

Bu şehirde en çok özlemini çektiğim konulardan biri de Sait Faik’in değerinin anlaşılması…

Ne zaman olur bilmiyorum ama bir gün bunun olacağına inanıyorum…

O ışıklarda dün sabah da kaza vardı

Sebahattin Zaim Bulvarı’nda 200 metrede peşpeşe 3 trafik ışığı var.

Dün köşemde bu ışıkların kazalara davetiye çıkardığını yazmıştım.

Sabah çarşıya gelirken ikinci ışıkta 4 aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasına şahit oldum.

Orada önlem alınmazsa çok daha büyük kazalar meydana gelebilir.

Bu yüzden yetkilileri bir kez daha uyarmak istiyorum.

Ne olur, yeşilden kırmızıya geçiş, sarı ışık yanıp sönerek araç sürücülerini uyardıktan sonra olsun.

Günün sözü

Hayal edebiliyorsan gerçeğe dönüştürebilirsin.

Han Hyo-joo

YORUM EKLE
YORUMLAR
la edri
la edri - 4 hafta Önce

Sayın matur;
Duvar dan bir tuğla ćekiyorsunuz
Fakat bu duvar ūstūnūze yıkilabikir

banner7

banner6