O mesaj alınsın artık!!!

İstanbul halkı, 23 Haziran günü sandığa gitti ve kendine belediye başkanı olarak, CHP adayı, Ekrem İmamoğlu’nu seçti. Tarafı olmasam da, ‘’Sezar’ın hakkı Sezar’a’’ diyerek, Ekrem Bey’i, yürekten tebrik ediyorum. Kabul etmek gerekir ki; bu, CHP için tarihi bir zafer, tarihi bir başarıdır. Ancak bu tebrik, ne CHP’ye nede Ekrem İmamoğlu’na olan tavrımı, asla değiştiremez. Geçen haftada da dediğim gibi; şimdiye kadar hayata dair fikirlerimi, sınırsız bir şekilde yazdım, şimdiden sonra da, başıma ne gelirse gelsin, siyasi fikirlerimi, sınırsız bir şekilde yazmak istiyorum ve yazacağım.
23 Haziran İstanbul seçimlerini ve sonrasını analizini yapacak olursak… 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana, bir şeyler anlatmaya çalışan, ama ak parti içindeki AKP’lilerin, es geçtiği milletin tokadı, bu sefer ağır oldu. Milletin, haklı olduğu yerler, elbette çok var. Ancak o haklı yerlere geçmeden önce, bu aziz milletin, unuttuklarını konuşalım şöyle iki satır…
Bu millet, ‘’devrim’’ diye, İslam’a balyoz deviren, o zihniyeti unuttu. Ezanı, ‘’Tanrı Ulu’’dan, ‘’Allahu Ekber’’e çevirdiği için, bu ülkenin seçilmiş başbakanını asan, o zihniyeti unuttu. 28 Şubat döneminde, üniversite kapılarında, devlet dairelerinde başörtümüze el uzatan, o zihniyeti unuttu. Fakat ne yazık ki o iğrenç zihniyet, hala nefes alıyor. Bu dediğimi, ilerleyen zamanlarda, çok daha net bir şekilde görüp, test edeceğiz. Bu yaşanacak tabloya, oyları ile çanak tutanlar, bir süre sonra ‘’keşke’’ deyip, başlarını vuracak taş arasalar da, son pişmanlık, ne yazık ki fayda etmeyecek.
Şimdi gelelim, milletin haklı olduğu yerlere… Bundan sonraki satırlarımı, bir cumhur olarak ve direk başkanıma ulaşmasının arzusu, daha doğrusu, ulaşmasının hayali ile yazıyorum. Bundan sonraki satırlarımın amacı; haşa akıl vermek ya da dışarıdan ahkam kesmek değil. Ben sadece, cumhurbaşkanının gittiği yolun, bir hayranı olarak yazıyorum.
Sevgi ve saygı değer cumhurbaşkanım. Biliyorum çok yorgunsunuz. Biliyorum sadece Türkiye’nin değil, tüm İslam dünyasının yükü, yalnızca sizin omuzlarınızda. Biliyorum sırtınızda, bir değil, bin bıçak yarası var. Ve doğal olarak ta, canınız yanıyor. Ve şimdi, başta çözdüğünüz su sorunu olmak üzere, birçok emek verdiğiniz, İstanbul yaktı canınızı.
Sayın cumhurbaşkanım, İstanbullu, 23 Haziran günü, tercihini, farklı yönde yapmış olsa da, bu millet, sizden vazgeçmedi ve bence, kolay kolay vazgeçmez. Ancak bu millet, yanınızdaki bazı kişilerin, ruhen sizin yanınızda olmadığını, ego ve kibir ile sizin davanıza ihanet ettiğini, gençlik kollarındaki ruhsuzluğu, kadın kollarında ki sosyatikleşen havayı görüyor, rahatsız oluyor ve sizin de görmenizi arzu ediyor.
Cumhurbaşkanım, bu millet biraz unutkan olsa da, asla ama asla nankör değildir. Bu millet, ak partiden değil, ak partinin adıyla, makam, mevki, koltuk sahibi olan, davasız insanlardan bıktı. Bu millet, her şeyi güzel görmek değil, örneğin kötü giden ekonomiyi görüp, nedenlerini bilip, sizin yanınızda samimiyetle durmak istiyor. Millet, size nefsinizi okşayan şeyler söyleyenleri, sizin adınızla, efendilik taslayanları görüyor ve sizin de görmenizi istiyor. Millet, AKP’nin rant değil, yeniden dava partisi gerektiğinin mesajını veriyor ve ‘’o mesaj alınsın artık!’’ diyor.

YORUM EKLE

banner7

banner6