Olağan içerikli olağanüstü meclis

Karasu Belediyesi yarın olağanüstü meclis yapıyor. Karasu Belediyesi’nin meşhur 46 milyonluk krediden dolayı ağır bir borç yükü altında olduğu biliniyor.

Koronavirüs dolayısıyla yaşanan sıkıntı da ortada. Karasu Belediyesi’nin ana gelir kalemi ruhsatlardı. Şimdi inşaat sektörü de durma noktasına geldi. Şu durumda gelir yok denecek kadar az gider düzenli olarak devam ediyor.

Hal böyle olunca kredi kullanılması elzem hale geliyor. Onun için de Meclis’in yetki vermesi şart. Kullanılacak kredi de eskiye göre yüksek boyutlarda ama… Bütçedeki açık o denli fazla ki…

5 milyonluk bir kredi kullanımına gidilecek.

Bunun yanında bazı araçların da elden çıkarılması düşünülüyor. Bunun için de Meclis’in yetki vermesi lazım. Bu da normal.

Ancak “Hazır meclis yapmışken şu olağan konuları da aradan çıkaralım” diye düşünülmüş. Olağanüstü meclis adı üstünde olağanüstü konuların gündeme geldiği meclis olmalıdır. Genel olarak da bir ilçede bir bilemediniz iki tane olağanüstü konu olur. 11 maddelik olağanüstü meclis çok izah edilebilir değil.

Kaldı ki devlet üç ay meclisleri ötelemiş. Yani demiş ki “Pandemi dönemindeyiz. Her türlü toplantı yasak.”

Olağanüstü meclis toplantıları bu kavramın dışında tutulduğu durumda bunu fırsata dönüştürmek aslında çok da doğru bir adım değil gibi geliyor.

O kadar meclis üyesinin 11 maddeyi tartışması ve komisyon üye seçimleri normalde 2 saati buluyor. Hadi şimdi 1 saatte bitirilsin. Bu kadar süre o kadar adamı bir salonda tutmak aslında risk de içeriyor.

Ama tabi karar verici olan biz değiliz.

11 gün 3 güne nasıl sığar

Koronavirüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. 16,17,18,19 Mayıs’ta sokağa çıkma yasağı uygulandı.

20,21,22 Mayıs’ta sokağa çıkılabiliyor. Sonrasında 23,24,25 ve 26 Mayıs’ta yine sokağa çıkma yasağı var.

E bu zaman dilimi içinde insanların rutin ihtiyaçlarına ek olarak bayram ihtiyaçları da var.

İnsanlar sıkış tepiş. Sosyal mesafe falan hak getire. Hal böyle olunca da ortaya çıkan manzara insanları ürkütüyor. Yurtdışında oturan bir arkadaşımla konuşuyorum. Dediği şu: İnsanlar kimlik numaralarının son iki rakamına göre dışarı çıkıyor. Her gün sokağa çıkma serbestisi var ama herkes bu kurala uymak zorunda.

Bizde bunun uygulanabilirliği yok. Uyanık bizim millet. Sokağa çıkma yasağı olduğu gün bile dışarı çıkmak için iş icat ediyor.

Ama uygulanan yerde bu sistem sonuç veriyor. Herkes saatinde dışarı çıkıyor. Her gün sokağa çıkma yasağı var ama her gün de sokağa çıkılabiliyor.

Şimdi dün bugün yarın… Üç günlük dışarı çıkma izninde 11 günlük ihtiyaç nasıl giderilir? Bu arada sosyal mesafe korunup virüs kapmadan nasıl eve dönülür onu hesap edin siz.

Bırakın el alemin bu işi nasıl çözdüğünü de kendiniz üç günde 11 günlük ihtiyacınızı nasıl halledeceksiniz onu düşünün…

O gün aşıya çağırmasaydınız keşke

Dün 0-14 yaş arasındaki çocukların dışarı çıkmasına müsaade edildi. Günlerdir evde duran çocuklar güneşli havada birkaç saat de olsa kendilerini dışarı atacaktı.

Çocuklar eve hapsolunca aileler de aynı sıkıntıyı yaşıyor. Bazı yerlerde çocukların tam da sokağa çıkabilecekleri gün aşıya çağrılması pek hoş bir davranış değil. Çocuklar ve aileleri dışarıda geçirebilecekleri birkaç keyifli saati de aşı sırasında ve sonrasında da acılı saati geçiriyor.

Belki de bu şekilde çocuklara “Evde kalın. Dışarı çıkarsanız aşı olursunuz. Acı çekersiniz” mesajı veriliyor ama… Ailelerin ve çocukların bir günlük dışarı hava alma hakkı da ellerinden alınmış oluyor.

HECATİ: Hissettiniz mi az önce yazıklar oldu…

YORUM EKLE