Olduk Talan Ovası

Mevla bir çok güzelliği, ilimize ve bölgemize bahşetmiş. Bir tarafta deniz, bir tarafta yeşilin envai çeşiti.

Bir tarafta ile yılların biriktirdiği, bereketli alüvyon topraklar. Ne eksen, bitecek cinsten. Göz alabildiğinde  Adapazarı Ovası.

Ama, ne hikmetse, bu  bölgeye başkalarının bakışı açısı çok farklı. Adapazarı Ovası onlar için rahatlıkla talan edilecek, ziyan edilecek bir nimet. Bakir bir hazine…

Her ay farklı bir tehlikeli girişim ile karşı karşıya kalıyoruz, bu günlerde.

Bir ay bakıyorsunuz, şu an askıda gözükse de, Kocaali’de kurulması planlanan Kimya OSB, bir ay bakıyorsunuz, umursamazca katledilen Sapanca ormanları, bir ay bakıyorsunuz altın ve uranyum araması için verilecek, ruhsat tehlikesi.

Benim çocukluğumun Akovası bile şuan, tehlike ile karşı karşıya. Tarım arazileri artık, eski üretkenliğini kaybetti.

Eskisi bire 100 vermiyor o topraklar…

Geyve Boğazına girdiğinizde, o yeşilin her tonunun bulunduğu dağlar, artık gri ve kurak.

Nedir bu Sakarya’nın talihsizliği.

Her geçen gün yok etmek için uğraşıyoruz bunca güzelliği. Sahipsizliğin vermiş olduğu başıboşluk ile Talan Ovasına döndük.

Şimdi yeni bir felaketle karşı karşıyayız.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ilimizde 4 farklı alanda maden arama ruhsatı vermek için ihaleye çıkacak. Geyve’de 2 bin, Kocaali’de 40 bin dönüm de maden aranacak bu ruhsatlar ile.

Öyle ki, tüm Türkiye’de ne kadar maden zenginliği varsa, hepsi bu iki bölgede aranacak. Ruhsat verildikten sonra gerisini siz düşünün…

Keşke, Sakarya halkının sahip çıktığı kişiler,   bu şehre ve bölgeye, kendilerine çıkılan sahipliğinin yarısı kadar duyarlı olsalar da;

TALAN OVA’sı olmasak….

O hastane bitmeli artık…

Son birkaç ayın en fazla gündem konusu olan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin mevcut yapısı artık ihtiyaca cevap vermiyor.

Yıllardan beri 250 Yataklı yeni hastanenin bitmesi için bekleyip, duruyoruz. Artık vatandaşta bezdi, hastanede çalışan personelde.

Yoğunluk o kadar fazla ki, bir gecede yüzlerce hastaya bakan Acil Doktorları, isyan noktasına geldi.

Doktorlar kaçıp gitmek istiyor, duyduğum kadarıyla. Yoğunluktan ve stresten oturup ağlayan  doktorlar olduğunu bile duyuyoruz zaman zaman.

Yapımı lastik gibi uzayan, yeni hastane bir an önce bitirilerek vatandaşında, doktorlarında motivasyonu artırılmalı.

Eeee, boşuna dememişler, Tebdil-i mekanda ferahlık vardır”

YORUM EKLE