Öldürme, Çalma, Yalan Söyleme!

Cinayet! Bütün dinlerde yasaklanmıştır. 

Hırsızlık! Bütün dinlerde yasaklanmıştır. 

Yalan söylemek! Bütün dinlerde yasaklanmıştır. 

Böyle olduğu halde insanlar birbirlerini öldürmeye, birbirlerinden çalmaya ve birbirlerine yalan söylemeye devam ediyorlar. Şimdilerde sadece metotlar daha modern, süreçler daha hızlı, hasarlar daha büyük…

Ne anlatmak istiyoruz? Açalım!

***

Birinci Nokta:

İnancımıza göre tarih boyunca farklı toplumlara 125.000 peygamber gelmiştir. Bu bilgi üzerinden elbette kuracağımız ilk önerme; “insanlığın en az 125.000 kere sistematik olarak bozulduğu” olacaktır.

O halde toplumsal bozulma bir vakadır ve sıklıkla tekrarlanmaktadır.

İkinci Nokta:

İnsanlık tarihi boyunca çok çeşitli milletler birbirinden farklı büyük medeniyetler kurmuş, hem toprak hâkimiyeti hem de kültürel etki bakımından çok geniş alanlara yayılmışlardır. Fakat uzun ya da kısa belli bir süre sonra hâkimiyet alanlarını kaybederek ya küçülmüşler ya da tarih sahnesinden tamamen silinmişlerdir. 

O halde toplumları güçlü bir şekilde bir arada tutan, dış güçlerden koruyan “devlet sistemleri” bile sözkonusu bozulmaya engel olamamaktadır. 

Üçüncü Nokta: 

Dini veya sosyolojik bütün sistemlerin temel amacı “bir düzen”’ sağlamaktır. Ancak arzu edilen düzenli yaşamın yakınında olduğumuzu iddia etmek, neredeyse imkânsızdır.

Tespitimiz odur ki; ister “mutlak” ister “ferdi” olsun, bütün bilgiler nesilden nesile doğru şekilde kesintisiz olarak aktarılabilseydi eğer tarihin tekerrür etmesi şeklinde ifade edilen paradoksların yaşanması mümkün olmayacaktı!

***

Bilgi çağında olduğumuz masalı ile bizleri yanıltıyorlar. Bilgi, sanki yeni keşfedilmiş, öncesi yokmuş gibi… 

Peki, bilginin dolaşımı nasıl engellenmektedir?

Öncelikle bilenler tasfiye edilmektedir. Ya öldürülmekte ya da hapishanelere tıkılmaktadır.

Bilgi, aynı zamanda çalınmakta ve saklanmaktadır. Bu sayede boşaltılan alan, yalanlar ile doldurulmaktadır. Dedikodular, hurafeler, saçmalıklar, batıllar… 

Sürecin sonunda insanlar ve toplumlar yozlaştırılıp, zihnen tutsak edilmekte ve koca koca milletler fanilere “kul – köle” edilmektedir. 

Şöyle bitirelim; öğrenebilme kabiliyetimizden çok daha fazla düzeyde başka bir özelliğe sahibiz. 

İnsan, çok kolay UNUTMAKTADIR!

Maalesef, son Peygamber’den (sav) sonra unutmanın bedeli ağır olmaktadır!

YORUM EKLE

banner22

banner21