Ölüm şeklimiz gelişmişlik düzeyimiz

Geyve’de gece balkona çıkan bir genç kafasından vurulmuş. Habere göre gencin kafasına gelen kurşun birkaç milimetre daha gitse gencin beynine varacakmış.

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi aslında ölüm şekilleri ile de belli olur. Eğer bir ülkede ölümler trajikomikse hayatta kalmak başarı sayılıyor.

Düşünsenize evinizin balkonuna çıktığınızda kafanızdan vurulabildiğiniz bir ülkede hayatta kalmak başarı değil midir?

Gerçekten yasak mı

65 yaş üstündeki vatandaşlar için belli kısıtlamalar getirildi. Kimine göre beklenen bir gelişmeydi kimine göre gereksiz.

Ama yasakları incelediğinizde aslında hayatı zorlaştıran bir adım yok. Da…

Saat 20.00’dan sonra 65 yaş üstündekilerin dışarı çıkmamasının bir açıklamasını bulamadım. Günün yoğun saati desen değil. Virüsün gece daha aktif olduğunu söylesen değil. Bağışıklık sisteminin gece daha az çalıştığını söylemek de mümkün değil.

Gece 20.00’dan sonra geçler parti mi veriyor sokaklarda? Biz neyi kaçırıyoruz?

Bunu biri açıklayabilir mi?

Hepimiz korona olacak mıyız

Koronavirüsün henüz çaresi bulunmuş değil. Virüsün aşısı hazırlanıyor. Ama o konuda da netlik yok. Her gün bir bilim adamı çıkıp “Aşı şu zamana hazır” diyor sonra ses seda yok. Bu arada da yaz aylarının sonuna geliyoruz. Yaz ayları virüsün daha az can yaktığı ve bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğu aylar.

Kış geldiğinde virüs daha güçlenecek ve bağışıklık sistemlerimiz farklı rahatsızlıklarla da mücadele etmek durumunda kalacak.

Virüse yakalanan ve virüsü yenen kişilerin yeniden hasta olma riski bulunmuyor. “O zaman” diyorum “Acaba ne kadar erken korona olsak o kadar iyi mi?”

İmla bilmeden yazmak

Sosyal medyada bir şeyler okuyan bir kesim var. Ama sanırım daha fazla paylaşım yapan var. Benim hesaplamalarıma göre okurdan çok yazarımız mevcut.

Yazmak iyidir. Ben de yazarak para kazandığıma göre yazmayı aşağılayacak değilim. Ama imla da mühim değil mi? Adam konuştuğu gibi yazdığını sanıyor. Hadi “de”yi “ki”yi yazamayan çok kişi var. Noktalama işaretleri konusunda da derdimiz çok. “Buraya virgül mü yoksa nokta mı koymak lazım” diye düşünen çok kişi vardır da…

İşimiz gereği sürekli haber siteleri ile haşır neşir oluyoruz. Adam haber verecek. Türkçeden haberi yok.

Kardeşim şiveli konuştuğu için şiveli yazan var.

Ben seni anlamak için şifre çözücü alet mi kullanayım?

Bir insan hayatını düzgün sürdürebilmesi için en azından bir dili doğru konuşup yazabilmeli. Hayatın boyunca iletişim kurmak için kullandığın sadece bir dili bile kullanamıyorsan ve halinden memnunsan diyecek sözümüz yok!

Herkesin farklı beklentisi var

Üniversitelerin açılması meselesi herkesin derdi. Öğrenciler aslında eğitim peşinde. Kimi ailesinden sıkılmış ve arkadaş ortamını özlemiş durumda. Kantinciler para kazanacak. Dolmuşçular öğrenci taşıyacak. Emlakçılar ev kiralayacak. Yurtlar ve fotokopiciler okulların açılmasını bekliyor.

Herkesin gözü okulların açılmasında. Ama herkesin bekleme gerekçesi birbirinden farklı.

HECATİ: Neyimden rahatsız olduysan söyle bir daha yapayım…

YORUM EKLE