Onur İntiharları…

Japonların başarısızlık sonrası intihar ve istifalarını hayranlıkla karşılarız… İntiharı beklemiyoruz, olmasını da istemeyiz ama çoğumuz “Bizde başarısızlık veya onur kırıcı bir davranış sonrası neden onur istifaları olmuyor?” diye hayıflanırız. İnsanların üstlerin yanlışlarına itiraz edemediklerinden yakınır ve “Bizde dik durabilen adam yok azizim” diye şikâyet ederiz… Son yıllarda azalmış olmakla birlikte, bizde de “dik duran-dik durabilen” insan sayısı hiç de az değildir…

Tarihimizde onur istifaları hatta onur intiharları o kadar çoktur ki…

Bu yazımda yakın tarihimizdeki onur ve bağlılık intiharlarından örnekler vereceğim…

***

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na Almanya'nın safında savaşa katılması üzerine Teşkilât-ı Mahsusa Başkanlığı görevinin yanında 20 Aralık 1914 tarihinde Irak ve Havalisi Genel Komutanı olarak atanan Süleyman Askeri Bey  Osmancık Taburu olarak bilinen bir özel kuvvetler birliği ile İngilizlere karşı vur-kaç saldırıları düzenledi, Abadan’daki petrol tesislerini yaktı..

Irak’ta gerçekleşen Şuaybe Muharebesi’nde Süleyman Askerî Bey, son harekâtı bizzat sedyede yönetti. Arap askerleri kaçarak karşı tarafa geçince mağlubiyetin kaçınılmaz olduğunu anladı. Ve14 Nisan 1915 günü bütün ümidini yitirince beylik silahını kafasına sıkarak henüz 31 yaşında hayatına son verdi…

***

19 Temmuz 1919 günü, üniformasını giyip Ada Vapuru’na binen, vapurun baş kısmına gelip, şakağına bir kurşun sıkan, ardından denize düşerek ölen Mülazım (Teğmen) Mehmed Ali Bey’in intiharı sonrası bıraktığı intihar mektubu pasif bir milliyetçi manifestoyu andırıyordu:

“Muhterem Kumandanım,

Artık hayatı terk etmek icap etti. Bundaki sebebi tamamen açıklayacak bir halde değilim. Dimağıma üşüşen birtakım fikirler arasında bunaldım. Kurtuluşu artık ölümde buluyorum. ... Zavallı Türkler ayak altına düştükten sonra hayat bana zırva gelmeğe başladı. Hiçbir iş yapmadan öldüğüm için çok meyusum. Arkadaşlarımın benden daha metin olmalarını temin ederim. Ben daha fazlaya tahammül edemedim... Size büyük işler temenni ediyorum. Ruhum Türklerin saadetine iştirak edecektir. Fakat bugün çok meyusum.” 

***

Yakın tarihimizdeki onur intiharlarından en bilineni Albay Reşat Çiğiltepe’nin intiharıdır:

27 Ağustos 1922 sabahı 57. Alay Çiğiltepe’yi  kuşatmıştır. Saat 10.30'da Mustafa Kemal telefonda Alay komutanı Reşat Bey’i arar;

Reşat Bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız?”

“Komutanım, yarım saat sonra alacağız.”'

“Başarılar diliyorum.”

Mustafa Kemal  saat 10.45’de yeniden arar:

''Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.

''Komutanım tepeye düşman bir tümen yığmış direniyorlar. Ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız.''

Mustafa Kemal’in gözlerinden yaşlar boşanır:

***

1946 yılında Ankara'da işlenen bir Cinayet nedeni ile Reşit Mercan isimli bir şahıs tutuklanır. Önceleri suçu kabul eden Reşit Mercan daha sonra, cinayeti Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay'ın oğlu Haşmet Orbay'ın işlediğini, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan'ın da olayın kendi üzerine yıkılmasını sağladığını söyler.

Bunun üzerine Nevzat Tandoğan 72 yıl önce bugün 9.Temmuz.1946 tarihinde intihar eder.

Aynı yıl Askeri Şura'da Kazım Orbay da Genelkurmay Başkanlığından alınır...

Bu olay; kontrolsüz gücün, güce tabi olanlara zulüm olarak yansımakla kalmadığını, güç sahibine de zarar verdiğini bir kez daha göstermektedir.

Ben onurları için intihar eden insanlara hep saygı duymuşumdur... Tandoğan'ın yaptığı ne kadar yanlış olsa da intiharı onurlu bir davranıştır…

***

58. Hükümetin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, 6 Temmuz 1999 gecesi tabancasını başına dayadı ve tetiği çekti. Mucize eseri kurtuldu. İyileşince intiharın nedeni hakkında açıklamada bulunmayan Uluğbay yıllar sonra intiharının gerekçesini şu cümlelerle açıkladı: “Ülkenin içince bulunduğu ekonomik durum nedeniyle yoğun bir stres içindeydim. 60 milyar dolar borç ödememiz gerekiyordu. Ekonomi bıçak sırtıydı. Bankalara el konulacağı dedikoduları vardı. Günde bir elma yiyerek, öğle yemeğini geçiştiriyor, geceleri iki saat uyuyordum. Devalüasyon yapılacağına dair Mesut Yılmaz’a bilgi verdiğim söylentisi ortaya atıldı. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıları ben 24 saat yaşıyor ve çözüm arıyordum. Evinize icra geldi ne yaparsınız. Çıkış yollarından biri intihardır. İnsanların bireysel olarak yaşadığını ben ülkem için yaşadım. Bir an geldi o irrasyonel kararı uyguladım.”

***

FETÖ’nün yargı, emniyet ve TSK’daki mensuplarının sergilediği Ergenekon, Balyoz vb. kumpasları, suçsuz insanlara büyük acılar yaşattılar… Bunlardan bazıları onurlarına yapılan saldırılara dayanamadılar. İntihar ettiler… Bunlardan en bilineni Yarbay Ali Tatar’ın intiharı… Ayrıca, Albay Abdülkerim Kırca, Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay intihar olarak duyurulan şüpheli ölümleri…

Yarbay Ali TATAR’ın intihar öncesinde yazdığı veda mektubu, çekilen acının ve yaşanan hukuksuzluğu açıklar mahiyettedir;

“Öncelikle başınızı öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım.

Başınızı dimdik tutun!

Ama ben bu hukuksuzlukla yaşayamam.

Yaşadıklarımı ikinci defa kaldırmam mümkün değil...

O deliğe bir daha dönmektense mezara girmeyi tercih ederim...

Belki benim ölümüm bu durumda olan başkalarının aydınlığa çıkışına bir ışık olur. Boşu boşuna ölmemiş olurum.

………

Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez.

Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu, ne yaşayacak bir cumhuriyet, ne de bir ülke bulamayacaksınız.

Şunu bilin ki, en küçük suçu ve günahı olmayan ben, bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum.”

Ali Tatar beraat etti. Tatar’ı tutuklatan ve Yargıtay üyeliğiyle ödüllendirilen Savcı Pehlivan hakkında 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü sonrası soruşturma başlatıldı ve Pehlivan, diğer FETÖ’cüler gibi yurtdışına kaçmayı, hizmet ettikleri emperyalist ülkelere sığınmayı tercih etti…

***

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası da intiharlar yaşandı…

Genelkurmay’da görev yapan Yarbay Hasan Yücel ve Siirt’teki 3’üncü Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkan Vekili Yarbay Levent Önder darbe teşebbüsünü önleyemedikleri için,

Darbe girişiminde bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan yarbay İsmail Çakmak ile görevinden uzaklaştırılan Manisa  Ahmetli İlçe Kaymakamı Necmi Akman FETÖ’cülükle suçlandığı için…

İntihar ettiler…

Onurlarını kurtarmak, topluma mesaj vermek için intihar etmek zorunda kalan tüm şerefli insanlara saygılarımı sunuyor, Tanrı’dan kimseyi böyle bir mecburiyet karşısında bırakmamasını diliyorum…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sezin ÖNDER
Sezin ÖNDER - 3 hafta Önce

Yazınızı duygulanarak okudum. Bu vatan için canını vermiş tüm şehitlermize ve bugün ölüm yıldönümü olan eşim Yb. Levent ÖNDER'in ruhu şad olsun.

Cemal ÇIKRIKÇIOĞLU
Cemal ÇIKRIKÇIOĞLU - 4 hafta Önce

Değerli bilgilendirmenizden dolayı tesşekkürler

Ali Ay
Ali Ay - 4 hafta Önce

Bizleri bu konularda aydınlattığınız için teşekkürler sayın başkanım

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 4 hafta Önce

Başkanım gerçekden çok güzel yazı bencede onur gurur herşeyin önünde olmalıdır diye düşünüyorum. O onurlu gururlu insanların mekânları cennet ruhları şad olsun.

NECDET
NECDET - 4 hafta Önce

Onuru için ölenlere Allah rahmet eylesin.

Cengiz
Cengiz - 3 hafta Önce

Amin

Rafet Önder
Rafet Önder - 3 hafta Önce

Ben Yarbay Levent Önder in Amcasıyım. Benim yeğenim onurlu ve gururlu Atatürk ÇÜ vatan sever bir Türk Subayıydı. Benim Devletimden ve sayın Cumhur Başkanımızdan istirhamım Levent ÖNDER ve onun durumunda olan vatansever insanlara resmi şehitlik ünvanı versinler. Maddi beklentimiz yok ama manevi olarak gönlümüzde şehit olan insanların resmiyettede şehit olarak anılmasını istiyoruz. Saygılar sunuyorum. Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Bu isteğimide yayınlarsanız sevinirim. TELEFONUM 05326145019