Ortadoğu'nun Ortaçağı'na Doğru mu?

Suriye iç savaşının tetiklediği kriz ve kaos büyük bir travma yaratmaya devam ediyor.
Irak işgaliyle başlayan ve Suriye’yle birlikte tırmanan gerilim, komşu ülkelere ve bölgeye doğru hızla yayılma eğilimi gösteriyor.
Sorunun bir parçasına dönüşen bölge ülkelerinin çözüm konusundaki iradesizliği, halkları büyük bir felaketin eşiğine sürükleyen bu süreci hızlandırıyor.
Buna diğer faktörler de eklenince tablonun vahamati giderek katlanıyor.
Korkum o ki, Ortadoğu adeta kendi “Orta Çağı”na her an girmek üzeredir!
Yaşanan gelişmeler, Müslüman halklar arasında çok uzun yıllar sürebilecek iç savaşların işaretlerini veriyor.
Bu sürecin aktörleri ve figüranları; Müslümanların mezhebi farklılıklarını, kendi kirli gündemlerine malzeme yaparak, çatışmaları yaygınlaştırma gayretindeler.
Siyasi ve ekonomik iktidar odaklı hesapları uğruna milyonlarca insanın canını hiçe sayarak, mezhep savaşlarının çıkmasından çekinmeyenler; bunun için bölgenin tarihsel gerilimlerini ve toplumsal fay hatlarını tetiklemekte de herhangi bir beis görmüyor.
Ne yazık ki, halklarımızın trajik bir taassubiyet savaşının tarafı haline getirilmesiyle, bölgede son birkaç yüzyıldır süregelen kötülüklerin müsebbiplerinden emperyalist müdahalecilik ve kapitalist sömürgecilik de gündemden düşmektedir.
Sünni ve Şii mezhebi kimliğine sahip halkların birbirine karşı düşmanlaştırılmasıyla, gerçek düşmanlar unutturulmaktadır.
Böyle bir vasatta MAZLUMDER’in “Mezhep Savaşına Son” başlığıyla başlattığı imza kampanyasını değerli buluyorum.
Yapılan çağrıda böylesi bir fitne ortamının kazananlarının; küresel güçler, siyonist işgalciler ve onların bölgedeki işbirlikçileri; kaybedenleri ise maalesef bölge halkları, dünya Müslümanları ve son tahlilde tüm insanlık olduğu hatırlatılıyor.
Durum gerçekten böyle…
Gözünü kar hırsı bürümüş küresel güçler kazançlıdır; çünkü bağımlısı oldukları petrole ve enerji kaynaklarına ödemek zorunda kaldıkları paraları, silah satarak fazlasıyla geri almaktadır.
Mezhebi farklılıkları istismar ettiği ederek yol açtığı kan davası, kirli bir savaş endüstrisinin uzunca süre daha işlemesini sağlayacaktır.
Bir halkı toptan mültecileştiren ve vatansızlaştıran Siyonist işgalci kazançlıdır, çünkü Müslümanların birbirini katlederek ördüğü etten duvarların arkasında, kendi varlığını sürdürmeye devam etmektedir.
Bölge halkları, dünya Müslümanları ve insanlık kayıptadır çünkü sürecin mezhep savaşlarına evrilmesi; açlık, yoksulluk, işsizlik, sömürü, gelir dağılımı adaletsizliği, sosyal haklar ve güvenceler, inanç ve ifade özgürlüğü, siyasal katılım, etnik, dil, din ve mezhep gibi farklılıklara yönelik ayrımcılık; kadına yönelik şiddet; barınma, sağlık, kentleşme, çevre, eğitim gibi başlıklar altında yaşanan temel sorunlara odaklanmayı daha da zorlaştıracak; mevcut düzenin devamını sağlayacaktır.
Doğal bir ihtilafmış gibi sunulmak istenen bu kaosun yol açtığı şiddet, küresel barışı ve esenliği tehdit ettikçe; bedelini tüm insanlık farklı şekillerde ödeyecektir.
Tüm bölgemizin karanlık bir çağın eşiğinde olduğu işte bu zamanda, MAZLUMDER tüm Müslümanları; insanlığı bu büyük felaketten koruyacak akla ve irfana davet ediyor.
Herkesi; etnik, dini ya da mezhebi farklılıklarımızı çatışma sebebine çevirmeye yönelik hesapların karşısında birlikte saf tutmaya çağırıyor.
Aynı deliklerden tekrar tekrar sokulurken, bu hatada kendi payımızı yok sayamayacağımızı hatırlatıyor.
Birbirimize kapattığımız her diyalog ve müzakere kanalından, bir zaman sonra kan aktığını görmeliyiz.
Buna son vermekse; tüm siyasi, dini ve sivil aktörleri, sorunlarımızın bölge içi çözümlerini sağlayabilecek her türlü mekanizmayı geliştirmeye zorlamakla mümkün olabilir.
Herkesin kendi inancıyla, mezhebiyle, kimliğiyle, barış ve özgürlük içinde yaşayabilmesi için yukarıda saydığımız gerçek sorunların çözümlerine odaklanmalıyız.
Mezhepler üzerinden yeni bir savaş sahnesi kurgulanmak ve böylece mevcut çıkar düzenlerinin sürdürülmek istendiği bir zamanda sorumlu davranmak zorundayız.
Ya bu oyuna geliriz; küresel kapitalist müdahaleci hırs ve siyonist işgal kazanır ya da hep birlikte bu oyunu bozarız ve insanlık kazanır!
Eğer bu çağrıya destek vermek isterseniz Mazlumder’in sitesini girerek imza kampanyasına destek verebilirsiniz.
 

YORUM EKLE