Otuz kupona alınmadı bu vatan

Yıl içinde kutlanan milli bayramlar aslında bir tarih hatırlamasıdır. Tarih tekerrür etmesin diye geçmişte yapılan hataların ve ödenen bedellerin hatırlanması gerekir. Bu yıl dini günler açısından da milli günler açısından da buruk geçiyor. Yine de hem dini hem milli günlerde içimizdeki coşku bir başka oluyor.

Bu kez 19 Mayıs öyle bir tarihe denk geldi ki hem dini hem milli değerler aynı anda yaşanıyor. Bir yandan 1000 aydan daha hayırlı olduğu rivayet edilen Kadir Gecesi, diğer yanda Milli Mücadele’nin başlangıcı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı…

Bu iki değer aslında bizi biz yapan konumda. Dinsiz millet, milletsiz din olmaz. Türk Milleti’nin Milli Mücadele’yi kazanmasının en büyük gücü hiç şüphesiz ki iman gücüydü.

Bu noktadan hareketle sıklıkla Atatürk ile dini karşı karşıya getirmeye çalışanlara da güzel bir cevaptır bugün.

Sizin yan yana koymamaya çalıştığınız, birbirine rakipmiş gibi göstermeye çalıştığınız Atatürk ve Din bu gece bizzat Allah tarafından bir araya getirilmiştir.

Atatürk’ü Anma Bayramı ile Kadir Gecesi aynı güne denk gelmiştir.

Ufak tartışmalarla, iç çekişmelerle, tarihten intikam almalarla var olma mücadelesi verenler orta vadede yok olmaya mahkumdur.

Tartışılması gereken o kadar büyük sorun varken, dışarıda çekişmemiz, mücadele etmemiz gereken bunca güç varken, tarihten alınması gereken ibret varken iç çekişmeye girmek, tarihten intikam almak bizi daha geriye götürür.

Ne bu millet İslamiyet olmadan var olur ne de İslamiyet bu millet olmadan bu kadar karşılık bulur.

Sizin rahat rahat para kazandığınız, makam mevki sahibi olduğunuz, tabiri uygunsa keyfini sürdüğünüz bu vatan, geçmişte ödenen bedeller sayesinde ayakta durmaktadır.

Şimdi tartıştığımız konular eğer o günlerde gündem olsaydı ortada ülke falan kalmazdı. Bugün de bu konuları tartışmaya devam edersek sonumuz hayra varmaz.

Düşünsenize Kurtuluş Savaşı başlıyor, komutan seçiminde partizanlık yapılıyor. Ya da ordunun mermi alma ihalelerini alacak firmaya düşman vurma garantisi veriliyor…

Oturduğunuz koltuklarda 100 yıl önce oturanlar nasıl düşünüyorsa sizin de o şekilde düşünmeniz gerekiyor.

Fazla detaya girmeden söylemek istediğimi başlıkta yazdım.

Şairin dediği gibi:

Uyan Türkoğlu uyuma uyan

Otuz kupuna alınmadı bu vatan.

İstiklal Marşı okunacak mı

Bugün hem 19 Mayıs hem de Kadir Gecesi. Akşam saat 21:00’da evlerin balkonundan İstiklal Marşı okunacak.

Belki belediyelere ait araçlar da şehir turu atıp marşlar çalacak.

Din benim, millet de benim…

Cami hoparlörlerinden İstiklal Marşı okumak mümkün olur mu acaba? Zaten Marş bittikten bir süre sonra sala okunur. Sonra yatsı… Dua…

Camiler de aslında hem dini hem milli değerleri kucaklamış olur. Daha güzel bir birliktelik ortamı yansıtılmış olur.

Ne dersiniz?

Demiryolu meselesi

Arifiye’den başlayıp, Karasu üzerinden Zonguldak ve Bartın’a uzanacak demiryolunun yapımı yılan hikayesine döndü. Takip ediyor musunuz bilmiyorum ama yolun Karasu’ya kadar olan kısmını alan müteahhit battı. Demiryolu yapılması için inşa edilen ayaklar da şu an suyun içinde.

Son yapılan açıklamaya göre demiryolu 2021’de bitecek. Ama bunun için önce başlaması, başlaması için de önce ihale yapılması lazım.

Tüm bunların pandemi dönemine denk gelmesi büyük bir talihsizlik. Hadi diyelim ki iş 2022’ye sarktı. Mesele değil de…

Şu esnada Bartın ile Zonguldak arasında proje değişikliğine gidilmiş.

Hani “Bir durun. Ortalık zaten karışık” diye bir sakinleştirme cümlesi vardır ya. Tam da o durumdayız.

Karasu-Adapazarı arasında iş durmuş. Proje değişikliği ve yeni ihale gündemde. Tüm dünya ekonomik krizde. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen günlerden geçiyoruz. Tüm bunlar olurken Zonguldak-Bartın arasında proje değişikliğine gidiliyor…

HECATİ: Güç, zayıfı korumak dışında kullanıldığında sadece zulme hizmet eder...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 6 ay Önce

Bu yazınızda güzel. Tebrik ederim.