Öz Yeni Türkiye

Sanki AKP’nin iktidara gelişinin ilk yılıymış gibi…

Sanki AKP iktidara aday bir muhalefet partisi gibi…

Sanki 18 yıldan beri AKP iktidarda değilmiş gibi…

Sanki ekonomideki ve hukuktaki sorunlar bugüne kadar hiç söylenmemiş, seslendirilmemiş gibi…

Sanki bu ülkede ana muhalefet partisi lideri Ankara’dan İstanbul’a Adalet için yürümemiş gibi…

Sanki damatın  gitmesi ile rüyadan uyanış gerçekleşmiş gibi

Sanki bütün tıkanmışlık damatta imiş gibi… gibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son haftaya kadarki konuşmalarında “dış güçler, ekonomimize saldırılar, ekonomik kurtuluş savaşı, kendimize yeteriz, krizden çıkış yolu İslam ekonomisi” gibi kalıpları ağzından hiç düşürmezken, şimdi “ekonomide ve hukukta reform döneminin başladığını” ilan etti. Piyasa ekonomisi ve hukuk kavramlarını duymaya başladık.

Cumhurbaşkanı vurgulu tonla parti gurubuna seslenirken dünyaya, adeta “Bugüne kadarki “Yeni Türkiye’yi” unutun, işte yeni “Öz Yeni Türkiye” dercesine ;

“Kazancınızı kazancımız bileceğiz.”

Size en yüksek kazancı Türkiye sağlayacak.”

 “Ekonominin tüm taraflarıyla, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla yakın iş birliği halinde hareket ediyoruz.”

“Her şeyi serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, şeffaflığı ve öngörülebilirliği artırmak suretiyle...”

“Yatırım ortamının iyileştirilmesi, mali piyasaların derinliğinin artırılması, kamu gelir ve harcamalarının kalitesinin yükseltilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi, iyi yönetişim gibi alanlarda da yapısal reformların hazırlıkları içindeyiz.“

“Hukuk devleti ilkesini güçlendirme, öngörülebilir, kolay erişilebilen, hızlı ve etkin işleyen yargı sistemi konusunda yeni adımlar atacağız.”

“Ekonomi politikalarında güven ve kredibilite kazanımına daha fazla odaklanacak, ülke risk primini düşüreceğiz.”

diyerek Öz Yeni Türkiye’nin temellerini attı.

Senelerdir AKP Yeni Türkiye’sinde, rasyonalite yoktu, hukuk önemsenmedi, şeffaflık ihmal edildi. 18 yılını boş geçirdi. Yüzmilyarlarca dolar kaynağını heba eden, milyonlarca insanını fakirleştiren politikalardan nasıl olduysa bir kalemde vazgeçildi. Bir sabah kalktı ve “Öz Yeni Türkiye’yi kurmaya karar verdi! “Yanlış olmuş, şimdi doğrusunu yapacağız” “Rabbim ve milletim bizi af etsin” diyebilen bir esnekliğe sahibiz herhalde ülke olarak. Böyle, rahat, toleranslı ve kanaatkar bir ülkede yaşamak ve bu ülkeye hayran olmamak mümkün mü? 

Yeni Türkiye’de, kaybolan yıllar varsın kaybolsun mu?

 Harcanan paralar helali hoş olsun mu?

 Batan tüccar kazandığına saysın mı?

 Dayak yiyen yediği dayakla kalsın mı?

 Boş yere hapis yatan dışarıdaki günlerine şükretsin mi?

 Eğitimde boş geçen yıllar hayat üniversitesine sayılsın mı?

Öz Yeni Türkiye’de  sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı kararlar eyleme geçer mi  geçmez mi, uygulamak  mümkün olur mu olmaz mı bilinmez ama yıllardır ülkenin üzerine çöken komplo, hamaset ve beka söylemleri bir nebze dahi dinerse muhakkak çok faydası olur.

 Ekonomi iki puan faizle, birmilyar dolar sıcak para ile ayağa kalkacak değildir, hukuk iki kalem oynatıp, HSYK’ nın bir dosya istemesi ile itimat telkin edecek değildir.

Sağlam bir ekonomi, güçlü bir hukuk sistemi için, kin, nefret ötekileştirme, “Bizim gibi düşünmeyen teröristtir.” düşüncelerinden vazgeçip çok efor sarf etmek gerekir. Tepeden tırnağa her şeyi şeffaflaştırmak zarureti vardır ve iktidarın kendi kudretinden eksiltip o sahalara güç aktarması hiç kolay değildir. Bizatihi başkanlık sisteminin bünyesi böyle bir cömertliğe müsait değildir. 

Öz Yeni Türkiye’de doğruya ulaşmak mümkün mü şüpheli lakin yanlışın ne olduğu neyse ki görülmüştür.

Yeni Türkiye’nin faturası ağır, yaraları derin ve hasarı büyük olmuştur ama olmuştur. Bundan sonra, kim söylerse söylesin, yanlış yanlıştır. 

Ben yaptım oldu, tavrı, hızlı ve seri diye kapalı kapılar ardında alelacele alınan kararlar, Anayasa Mahkemesi’ni tanımayan zihniyet, işler yolundayken benden, kötü gidince dış güçlerden kaynaklanıyor iddiası, demokrasi olmadan da olur sanrısı, hamaset, slogan, kuru gürültü, YANLIŞTIR. Yanlışta ısrar, en büyük YANLIŞTIR!

Dürüst ve birikimli hukukçuların çok konuşması, çok yazması, bizim de hukuka çok kulak vermemiz gereken bir dönem...

Bu defa hukuku bütün siyasetlerden üstün tutalım.

Öz Yeni Türkiye’de siyasetçinin söylem ve hareketine göre hukuk dizayn edip  terfi eden Hakim, Savcı ve  HSYK üyelerininde Anayasal düzene  hukukun üstünlüğü ilkelerine riayetlerini özenle takip edelim.

Yeni Türkiye’de siyasetle makam arasına sıkışan hukuku kurtaracak olan hukukçular artık söz sizde! Geçmişte heykelleri dikilecekken şimdi kırmızı bültenle aranan, vicdanla cüzdan arasına sıkışmış hukukçulardan bahsetmiyorum. Hukukun üstünlüğü” ilkesini benimsemiş, özgür, dürüst hukukçular, meydan artık sizin, bu millet siyasetten uzak bir hukuk bekliyor...

YORUM EKLE