Özgür Yılmazer ve Sevgili Günlük

Adapazarı merkezinde Osmanbey İlkokulu…

Orada görevli bir öğretmen var.

Adı Özgür YILMAZER… Sınıf Öğretmeni..

Özgür Öğretmen bir kitap bastırmış.

Adına da ‘Sevgili Günlük’ demiş.

Ve ilave etmiş: ‘Yengeçle Mücadele’

Belli ki devamı gelecek.

Geçende bir paylaşımında gördüm.

Edebiyat Öğretmenlerinin şiir ya da deneme yazmadığı bir süreçte, benim dikkatimi çekmemesi mümkün müydü?

Değildi elbet.

Bunun üzerine hem öğretmen ve hem de çok kaliteli bir şair olan Fatih Akar kardeşimi aradım.

Tanıyor ve çok da beğeniyormuş Özgür Öğretmeni.

Kitabın içeriğini sordum.

Çocuk Edebiyatı dalında yazılmış bir kitapmış. 

İlk kitabı olmasına rağmen çocuklardan büyük beğeni toplamış.
Sevgili Günlük/Yengeçle Mücadele adıyla yayınlanan kitap, gerek tarz olarak gerekse içerik bakımından özellikle ilkokul çağı çocuklarını cezbedecek nitelikteymiş.

Aynı zamanda devamı da gelecek olan bir serinin ilk kitabı olduğunu öğrendiğimiz kitap, ulusal çapta da ilgiyi gerçekten hak ediyormuş.

Bunu söyleyenin Fatih Akar gibi birinin olması, yazanı da kitabını da önemli kılıyor.
‘Bir çocuğun tuttuğu günlükler konseptinde yazılmış ve özellikle Türk aile yapısındaki güçlü bağları ön plana çıkaran kitabın, çocuklara okuma sevgisi kazandırmanın yanında birçok millî değeri de özümseteceğini düşünüyorum’ Diyor Fatih Öğretmen.

Ve devam ediyor: ‘Genç öğretmen kardeşimizin yazdığı eserle, uzman olduğu eğitim alanında örnek bir değer ortaya koyması şehrimiz adına da gurur verici.
Bu duygu ve düşüncelerle kendisine tam destek veriyor bundan sonraki yazın hayatında üstün başarılar diliyorum’

Yanlış bilmiyorsam, gelişmiş ülkelerde öğretmen adayları 18 ayrı basamaktan geçirilerek okula kabul ediliyor ve başarması halinde, öğretmen olarak ataması yapılıyormuş.

Son yıllarda eğitimde sınıfta kalındığına dair hem cumhurbaşkanımızın beyanı ve hem de Milli Eğitim Müfettişlerinin raporu var.

Bu sistemin nasıl rehabilite edileceğine dair yetki ve sorumluluk idari mekanizmanın görevidir.

Aynı zamanda bir şair olarak da tanındığımız için bir hususu dile getirmek isterim.

Bazı programlarda tanıştığımız Edebiyat Öğretmenlerine mutlaka şu soruyu sormaya özen gösteririm: Edebiyat Öğretmenliği Bölümünü isteyerek mi seçtiniz?

Bazılarının; ‘Hayır ilk tercihlerime puanım yetmediği için Edebiyat Fakültesine girdim!’ şeklindeki cevaplarına üzüldüğüm için, Edebiyat Öğretmeni olmadığı halde yazan öğretmenlere karşı özel bir sevgi ve sempati duyduğumu da belirtmek isterim.

Konu derin.

Bir başka yazımızda bu olayı daha geniş bir açıdan değerlendirmek ümidiyle, Özgür Yılmazer Öğretmenimi tebrik ediyor, Edebiyat Yolunda izinin derin olmasını diliyorum..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Gülçin ERDOĞAN
Gülçin ERDOĞAN - 1 ay Önce

Sadece sanayi değil, yeniden edebiyat ve fikir akımlarıyla da üreten bir ülke olma umudunu taşıyan tüm bireyler için örnek teşkil edebilecek bir eser.

Mehmet Öztürk
Mehmet Öztürk - 1 ay Önce

Yazarlara destek olma gayretinizi takdir ediyorum. Umarım sizin takdirinizi hakediyorsun. En kısa zamanda almayı düşünüyorum. Kültür ve sanat yazılarınızı da severek okuduğumu belirtmek istiyorum.

Erdinç Eroğlu
Erdinç Eroğlu - 1 ay Önce

Bir öğretmenin hangi yaşta olursa olsun kendini geliştirmeli ve çağa ayak uydurması gerekir.Öğrencilerine örnek teşkil eden işler yapması güzel nesiller için gerçekten çok önemli.Bu spor olur müzik olur veya edebiyat.Öğretmenlerimizin bu konularda mutlaka desteklenmesi ve heveslendirilmesi çok önemli.Sizinde köşenizde bu tür haberleri yazmanız gerçekten çok değerli