Özlemini duyduğumuz Türkiye

“Bir milletin ıslahı kötülerin imhası ile değil, yeni neslin eğitim ve terbiyesi ile mümkündür. (Süleyman Hilmi Tunahan)

                                                                                                                                                                                           

                                               Türkiye’mizin geleceği hakkında aklı eren herkesin düşünmesi gerekmez mi? Yani tam anlamıyla oturmuş bir demokrasisi olsun, hukuk devleti anlayışı oturmuş olsun, sanayi hamlesine gecikmeden geçilsin, ziraatı geliştirilsin, hayvancılığı da sübvanse edilerek ses getirsin.

                                               İnsanlar birbirini sevsin, kardeşlik duyguları ile herkes birlikte hareket etsin, ötekileştirme olmasın. Yandaşlık, partidaşlık ve karındaşlık olmadan, hakkı olan hakkını aracı koymadan alabilsin, torpil denen rezilliğe son verilsin, ehliyet ön plana taşınsın.

                                               Dış borcu olmasın, milli hasılası devamlı artsın, fert başına düşen milli gelir ziyadeleşsin, herkesin ihtiyacına yetecek kadar, sosyal refaha kavuşan bir ülke olsun. Rüşvet, karaborsa ortadan kalksın. Herkes, parti farkı gözetilmeksizin, vatandaş olarak görülsün.   

                                               İstihdam halledilmiş olsun, işsiz insan kalmasın, şehirlerarası göç mutlaka engellensin, vilayetler arası sosyal ve ekonomik denge sağlanmış bir Türkiye olsun. Çiftçi mahsulünden memnun olsun, tarlalar ekimden mahrum kalmasın, hayvancılık yaygınlaşmış olsun.

                                               Adalet her konuda gerçekleşmiş olsun, hiç kimse haksızlığa uğramasın. Kanun hâkimiyeti sağlanmış olsun. Adalet mekanizması oyuncak olmaktan kurtulsun. Anayasada yer alan tüm müesseseler işler hale getirilsin. Hak edilen ceza herkese uygulansın. Böylece herkes ümitvar olsun.

                                               İç politikada herkes tutarlı davransın. Hizipleşmelerden uzak, herkes ülkenin hayrına icraatta bulunsun. Yani partiler dedikodu üretmesin, iş üretsin. Milli menfaat bahis konusu olduğunda herkes birbiriyle kucaklaşsın, hizipçilikten uzak dursun.

                                               Siyasi arenada lider sultası mutlaka kalksın, herkes seçilebilir anlayışı hâkim olsun. Siyasetçi de her türlü yalakalıktan, riyadan kendisini korusun. Yani adam gibi adam olsun. Menfaate göre şekil almasın. İnsanlara tepeden bakılmasın. Çünkü insan ‘Eşref-i Mahlûk’tur. İnsana hürmet, Hakk’a hizmettir anlayışı yayılsın.

                                               Dış politikada bir bütün olarak dirayet gösterilmiş olsun. Güçlülerin önüne koyduklarına değil, hak ölçülerine riayet edilsin. Yani emir alan değil, emir veren bir ülke haline gelsin. Yeniden ufukların efendisi olmak için çalışılsın. Bunun sağlanması için şahsiyetli bir dış politika sergilensin.

                                               Emperyalist güçlerin emrine göre değil, vatandaşın isteğine göre hareket edilsin. Zikzaklı dış politikadan uzak durulsun. Sözünün eri olmayan politikacılardan, milletimiz de uzak dursun. Şaşırtıcı konuşmalarla millet avutulmasın. Yalan konuşmayan, helal ve harama dikkat eden idarecilerimiz olsun. Günlük düşünceleri aşarak, büyük hedeflere kilitlenen siyasilerimiz artsın. Parti taassubu ile hareket etmeyen, gerekiyorsa yeni partiler kurulsun. Denenmişleri denemekten, artık uzak durulsun. Bu anlayışla hareket eden yeni kadrolar oluşturulsun.

                                               Taraf tutmayan bir yönetim, tüm katmanlarda vücut bulsun. Herkeste güven oluşsun. Hiç kimse korku ve baskı içinde yaşamasın. Devletine güvensin. Fakir-fukara edebiyatı yaparak, zamlar furyasıyla, vergilerle millet canından bezdirilmesin. Milli eğitimimiz tumturaklı olsun. Ayrıca milli ve manevi olsun.

                                               Miletler arası camiada sözü dinlenen bir ülke olsun. Herkes Türkiye denince dikkat kesilsin. Sayılan bir ülke olsun. Kıytırık politikalardan, parti menfaati mülahazalarından uzak durulsun. Güvenilir bir ekonominin sağlanması için, milli ekonomiye ve adil düzene ulaşılması gayretiyle yol aransın.

                                               Böyle bir Türkiye’nin oluşması için önce:

1-            Fertler arası münasebetlerin adilane bir şekilde düzenlenmesine ihtiyaç vardır.

2-            Şahsi menfaatini değil, toplumun menfaatini ön planda tutan siyasetçilere ihtiyaç vardır.

3-            Devletini düşünen, bayrağına saygı duyan bir toplumun oluşmasına ihtiyaç vardır.

4-            Ülkeyi idare edecek olanların ahlak ve maneviyat imtihanına tabi tutulması gerekir. Çalanlardan, çırpanlardan, soyanlardan, sömürenlerden kurtulmak için elden gelen yapılmalıdır.

5-            Sosyal ve ekonomik dengenin kurulması için akılcı tedbirler alınmalı, ufku geniş olan kadrolar işbaşına getirilmelidir.

6-            Güven kaybeden politikacıdan, idareciden, bürokratlardan uzak durulmalıdır.

7-            Hileli yol peşinde koşanlardan herkes ayrılmalı, doğrudan yana tavır konmalı ve tariki müstakimde birleşilmelidir.

8-            Din anlayışı yaygınlaşmalı, dini dejenere eden görüşlerin önü alınmalı, dinî sömürüye dur denmelidir.

9-            Dini yozlaştıran klik ve meşreplerden uzak durulmalı, ahlak ve maneviyat ön plana alınarak, milli kültürümüzün kucaklaştırıcı olması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

10-         Yani önce insan olmalı, sonra vatansever olmalı, daha sonra teavüne önem vermeli, tesanütü geliştirmeli, yani bir bedenin uzuvları gibi olmalıyız ki beklenen Türkiye oluşsun.

11-         Etik ve estetik değerlerimiz siyaset adına yozlaştırılmamalı, siyasi menfaat için takla atılmamalıdır. Yöneticiler ehliyetli olmalı, milletvekilleri tumturaklı olmalı, el pençe durmamalıdır. Doğruyu haykırmak için kimseden müsaade almaya çalışılmamalıdır.

12-         Kadınlar erkekleşmemeli, erkekler de kadınlaşmamalıdır. Kanuni düzenlemeler de buna göre yapılmalıdır.                 

                                               Rahman ve Rahim,

                                               Kadir ve Muktedir,

                                               Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.           

                                               Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Uzak bir köşeden – 27.07.2020

YORUM EKLE