Özümüze dönelim

Sakaryaspor, Türkiye futbol liglerinin hangi kategorisinde olursa olsun marka takımıdır. Hep iddialı olarak gündemden düşmeyen ekip olarak aynı zamanda da taraftar gücüyle de rakiplerine üstünlük kuran takım olarak bilinir.

30 bin kişilik Atatürk Stadı takıma çok güç katmıştır. Maç sonlarında rakip takım hocaları tarafından da büyük camia olarak dile getirilir. 1965’ten bu yana Altın takım olarak anılır.

1965 yılının ilk kadrosu hiç unutulmaz. Kendi öz evlatlarıyla Türk futboluna çetin ceviz olarak adım atılmıştır. Kuruluş amacı da Adapazarlılık ruhu olarak belirlenmiştir. Ünlü amatör takımlarımız kapanmayı göze alarak yöneticileri de büyük özverileriyle Sakaryaspor’un var olmasına yol açılmıştır. İdmanyurdu, Güneşspor, Adaspor ve Gençlerbirliği gibi.

Aradan geçen yıllarda çok değişik durumlar yaşanmasına sebebiyet vermiştir. İyi günlerin yanında kötü diyebileceğimiz günlerde yaşanmıştır. Tabi böyle durumları yaşayan sadece Sakaryaspor değildir. Üç büyükler denilen takımlarda böyle durumlar yaşamıştır.

Futbolcu yetiştirmelerde olduğu gibi teknik adamlar yetiştirmelerde de şanslı bir iliz. Fikret Aldinç, Ekrem Karaberberoğlu, Hikmet Sevim, Osman Yıldırım, Yılmaz Vural, Şaban Yıldırım gibi çok güçlü aynı zamanda da özverili hocalarla çalışma şansı olmuştur.

Son yıllarda Türk futbolunu durumundan Sakaryaspor’da etkilenmiştir. Modaya uyma sevdaları maddi imkansızlıklar yaşanmasına sebep olmuştur. Belirli aralıklarla takımın başına gelen Şaban Yıldırım’ın son günlerdeki beyanatlarını asla kulak arkası etmemek gerekir.

Trabzonspor için Ahmet Suat Özyazıcı neyse Sakaryaspor içinde Şaban Yıldırım öyle olmalı. Sunabileceği raporları, söylemek istediklerini iyi anlayalım. Çalışmalarını daha ileriki yıllara taşıyalım. Çünkü teknik adamlığından evvel altyapılardan Türk futboluna kazandırdığımız sporcumuzdur.

YORUM EKLE