Putları reddet, idealleri koru!

Barış içinde yaşamak varken, savaşların hâkim olduğu bir dünyadayız.

Yeryüzü nimetleri tüm insanlığa yetecek kadar bol iken çocukların açlıktan ve susuzluktan öldüğü bir dünya…

Neden böyle?

Öncelikle neden böyle olduğunu çok fazla sorgulamadığımız için!

Savaş endüstrisinin çarklarının kimin için döndüğünü sorgulamıyoruz.

Kendi ülkelerinde refah içinde ürettikleri silahların başka ülkeleri harap etmesinden, başka insanları katletmesinden kâr elde edenlerin düzenlerini sorgulamıyoruz.

Onlara bakıp, kendi savaş sanayimizi güçlendirmemiz gerektiği gibi bir sonuca varıyoruz, yanlışa yanlışla mukabele etmenin gafleti!

Başka ülkelerin doğal ve beşeri kaynaklarını sömüren, onu kendi düzeni için ranta dönüştüren egemenlerin yarattığı dünya sistemini sorgulamıyoruz.

Onlara bakıp, onlar gibi kalkınmamız, onlar gibi büyümemiz gerektiği bir sonuca varıyoruz, hataya bir hata daha eklemenin kötülüğü!

Bize lazım olan; yanlış sonuçlara öykünmek değil.

Bizi kurtaracak olan; bizi kurtarılacak hale getiren mevcut düzenin efendisi olma mücadelesine girişmek değil.

Bize insanca bir yaşam sunacak olan; kendi hayatımız ve düzenimiz için başkalarının hayatının sömürülmesine yol açacak politikalar hiç değil.

Büyümeye, büyüklenmeye, büyümeden kendini dev aynasında görmeye alışmış zihniyetlerin hamaset kokan söylevlerine bakarak sadece kötüyü daha kötü yapabiliriz.

Bize lazım olan; başka bir anlayış, dünyaya farklı bir bakış, dünya düzenine karşı farklı bir duruş sergilemek.

Ne diyordu birkaç gün önce vefat eden değerli fikir emekçimiz Nuri Pakdil?

“Yeryüzü, onursuz insanın ağırlığına herhalde dayanamayacaktır.”

İşte o yüzden yeryüzünün ifsadına, insanlığın yozlaşmasına yol açan; tabiatı tahrip ederken insanlığı da insandışılaştıran, onu insanlıktan çıkaran ve onursuzlaştıran her türlü zihniyete, ideolojiye, politikaya, icraata, yönetime, iktidara itiraz etmek, karşı durmak…

Yanlışa yanlış demek, doğrusunu söylemek ve doğrunun gereğini yerine getirmek için gücümüz nispetince mücadele etmek…

Putlaştırılan ne varsa onu kırmak.

Özellikle soru sormanın, yüksek sesle sorgulamanın suça dönüştürüldüğü zamanlarda!

Hem de kendi iktidarından sual olunmayacağını zanneden yeryüzü egemenlerine karşı…

Öteki türlü beşer, beşerliğinden şaşıp ilahlığını ortaya koymaya başlıyor.

Herkes, kendi alanı ve imkânı çerçevesinde küçük bir ilahçık olarak güç ve otorite iddia ediyor!

Bir zaman sonra haddini iyice aşıp, otoritesini herkes üzerinde tesis etmeye kalkışıyor!

Bu anlayışın dünya düzenine dönüştüğü durumda ne hale geldiğimizi ise yaşayarak görüyoruz.

Esenlik içinde yaşamak varken savaşlar, tokluk içinde uyumak varken açlıktan ölmeler, kardeşlik içinde bir arada kalmak varken birbirinin boğazını sıkmalar…

Başka bir dünya, yaşanabilir bir dünya mümkün iken yeryüzünü fitne, fesat çukuruna dönüştürüp, dizginlenemeyen hırsların peşinde heba etmeler…

Tüm bu olup bitenleri, nedenleri ve nasılları ile birlikte sorgulamayız.

Sadece aktörleri ve rollerini değil, bizatihi oyunun kendisini, oyunu kurup yönetenleri de doğru görüp sorgulamalıyız.

Malcolm X’in de işaret ettiği gibi kuklalarla değil, kuklacılarla mücadele etmeliyiz.

Bunun için düşünmekten, sorgulamaktan, konuşmaktan ve itiraz etmekten vazgeçemeyiz.

İnsanın insana sorgusuz sualsiz itaat etmesini isteyen her anlayış, putlaşmıştır, kendi ilahlığını ilan etmiş demektir, buna tapınamayız!

Bizden kendi ürettiği kutsallara, putlaşarak kayıtsız şartsız itaat isteyen, aslında kendisine boyun eğmemizi bekliyordur, buna iman edemeyiz.

Kim ya da ne olursa olsun, her ne uğruna olursa olsun…

Sözü, birkaç gün önce ölüm yıldönümüde rahmetle yâd ettiğimiz Aliya İzzetbegoviç ile tamamlayalım:

“Putları reddet, idealleri koru!”

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şenel Atalay
Şenel Atalay - 4 hafta Önce

Beyninize, kaleminize sağlık. Yazınızda mail adresinizi göremedim. Takdir edersiniz ki, yazarın birikiminin yanısıra, okurlardan gelen geri dönüşler yazının amacının .

Şenel Atalay
Şenel Atalay - 4 hafta Önce

İstemsiz basılan bir tuş, yorumun yarım kalmasına neden oldu. Makaleyi destekleyen unsurlardan biri yazarın birikimi kadar, okurun olaylar hakkında yazarı beslemesidir. Ezcümle köşenizde mail adresinizi belirtirseniz sevinirim.

banner7

banner6