Ramazan ve Oruç

       Geçen hafta Cuma günü itibarı ile Ramazan'ı idrak etmeye başladık. Bu ayın şekli bazı şartları yanı sıra bir kısım önemli davranış unsurları vardır. Daha doğrusu bazı davranışların bu ayda kazanılması ve yapılması gerekir. Şayet bunlara dikkat edilmezse Ramazan ve oruçtan istenen/beklenen sonuçlar elde edilemez. Ben birkaç tanesini hatırlatayım istedim:
1-Nefis Terbiyesi: Bu bazı nefsanî isteklerin sizi yönetmesinden kurtulmak demektir. Yani yemek yemenin, cinselliğin, makam ve mevkilerin sizi ele geçirmesinden kurtulma mücadelesidir. Bu tasavvufi anlayışta bir latife şeklinde şöyle ifade edilir: Eğer nefsin isteklerini (akli, ilmi, vicdani ve nakli verilerle) siz yönlendirirseniz bu eşeğe binmektir, aksine nefsin istekleri sizi yönetirse eşek size biner.
2-Diğerkâmlık: Bu insanın sadece kendini (veya yakınlarını, dostlarını, kendi ülkesini ve milletini) düşünmesinin ötesinde herkesi kapsama alanına almasını ifade eder. Bu kapsamın içine sadece insanlar değil diğer canlılar da girer. Öyle ki, kendisi için istediğini başkaları için ister ve kendi için istemediğini başkaları için de istemez.
3-Tevhit ve vahdet: Bu İslam’ın aynı anda en çok katılımın yapıldığı bir ibadeti oluşu ile aynı inanç esası ( hatadan, eksiklikten, eşten münezzeh bir Allah inancı: Tevhit) ile birbirlerini görmeseler bile Ümmet-i Muhammed anlayışı ile oluşan bir birliktelik hissinin (vahdet) yaşanmasıdır veya yaşanmalıdır.
4-Tövbe ve istiğfar: Bu eğer ortada bir suç, günah veya vebal varsa onu işleyenin, zemin hazırlayanın, yetkisi ve etkisi olduğu halde göz yumanın, uyarmayanın, destekleyenin kendini hesaba çekip (çünkü bu Ramazan bolca vakitleri olacak malum hastalık nedeniyle) işi doğruya, hakka ve ahlaka döndürmesi ( zaten tövbe hakka dönmek demektir) gerekir. Sonra da kırıp döktüklerinin Allah ait hukuku için Allah’tan bağışlanma dilemeli, insana yönelik haklar ( yani kul hakları ) için hakkını ihlal ettiği her bireyle helalleşmelidir (ki buna da istiğfar denir).

Ayrıca orucun üç temel amacı vardır. Tabii bunları da içselleştirmek gerekir:

1-Açların halini anlamak,

2-Yemek nimetinin kıymetini bilmek,

3-Yemenin bir amaç değil araç olduğunu fark etmek.

(Bakara 183-184) ‘Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.’

        Gelin bu Ramazan her gün oruçla ilgili bir kavramı anlamaya, anlatmaya ve yaşamaya çalışarak geçirelim. Bu sayede tuttuğumuz oruçlara belki bir zirve yaptırabiliriz. Halden anlayalım da, bizim de halimizden anlasınlar.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali al
Ali al - 6 ay Önce

Mehmet hocam lgbt ( türkcesi ibnelik) ve zina konusunda diyanetin aciklamasi hakkindaki fikirleriniz nedir.
Parti baskanlarindan biri (T K.mollaoglu) açıklamasinda "bu tür tartismalarin iki tarafada faydasi yok" dedi. de.. malum sizde SP lisiniz. Yorum almak istedim. Saygilar