Reform şart

        Yaklaşık bir aydır, ülke ekonomi ve hukuk alanında, yapılacak reformu konuşuyor. Her zaman ve her konuda olduğu gibi, her kafadan bin ses çıktı. Kimi, yapılacak bu reforma taç taktı, kimi kara çaldı.

  Kimi umut besledi, kimi alay konusuna meze etti. Kimi adaletin yerini bulacağını söyledi, kimi ise Yasin Börü’nün katiline, yani bir PKK’lıya özgürlük istedi. Yine her insan kendini haklı gördü ve yine gerçek hak, baş tacı yapılmadı.

        Açık söylemek gerekirse, şahsen ben, ne ekonomiden anlarım, ne de hukuktan. Ha pandemi ve doların tavan yapması ile beraber, hayat pahalandı mı? Hem de az buz değil, her vatandaşın canını yakacak biçimde, çok fazla pahalandı. Kabul, sadece Türkiye’ye ait değil, dünya çapında, küresel bir kriz bu. Tamam, bu doğru. Lakin her insan, ayrı bir hayat, ayrı bir dünya.

Dolayısıyla, bu krizin, küresel bir kriz olması, Türkiye’de nefes alan, Ahmet’in acısını hafifletmiyor. Mehmet’in yarasına, hiç bir şekilde ilaç olmuyor. Beterin, beteri var elbette. Ama beteri yaşıyor iken, beterin beterini yaşamadığı için şükür etmek, zor geliyor nefse. Ancak bu zaman, böyle bir zaman. Umuyorum ki; hem aşının gelmesi ile beraber, dünya sağlık olarak rahata erer, hem de bu ülkeyi yönetenler, gereken her şeyi yapar da; vatandaşın cebine az da olsa para girer.

        Hak, hukuk ve adalet meselelerine gelince… Elbette ben, hukuktan da anlamam ve anlamak dahi istemem.

Benim için hak, 15 Temmuz gecesi, darbe yapmaya kalkanlar, ‘’hain’’ olarak kabul edildiği sürece haktır… Benim için hukuk, vatana can veren ile, vatana göz diken arasında, ayrım yapıldığı sürece hukuktur… Benim için adalet, bayrağa nefret kusan herkesin ve o alçak insanlara sahip çıkan her bir insanın, yargılandığı sürece adalettir…

        Oysa değişim, yaşamın her noktasında yapılması gerek. Reform, sadece ekonomi ya da sadece hukuk alanında değil, çocukluktan gençliğe, aile, akraba ilişkilerinden, arkadaş, eş dost, komşuluk ilişkilerine, kadından erkeğe ve aşktan sevgiye kadar, hayatın her bir alanında, köklü bir reform, yani köklü bir değişim yapılması, artık şart oldu.

       Aslında bizim en büyük hatamız, biz, hiç bir şekilde naturel olamıyoruz. Biz, hiç bir şekilde duru olamıyoruz. Biz, hiç bir şekilde şeffaf olamıyoruz. Ve biz, hiç bir şekilde kendimiz olamıyoruz.

       Peki ama neden? Kimden ve ne sebep ile korkuyoruz? Hangisi daha önemli? Zamana göre yaşayıp, toplum tarafından beğenilmek mi daha önemli, yoksa İslam’a göre yaşayıp, Allah tarafından beğenilmek mi?

        Ne yazık ki biz, Allah tarafından beğenilmeyi ikinci plana atıp, toplum tarafından beğenilmeyi tercih ediyoruz. Boşuz çünkü. Bırakın iyi bir Müslüman olmayı, gerçek bir insan olmayı bile, unuttuk biz. Nereden gelip, nereye gittiğimizi, her şerde, bir hayır olduğunu ve yaşanan her şeyin, Allah’tan geldiğini unuttuk.

     Bu yüzden, hayatı sıfırlamak şart. Bu yüzden Fransız yerine, kendi öz kanunlarımıza geri dönmek şart.

Ve bu yüzden, hem insanlıkta, hem de Müslümanlıkta, reform yapmak şart. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
AliRıza AVSEREN
AliRıza AVSEREN - 2 ay Önce

Başarılar dilerim. Kalemine sağlık.

Esra
Esra - 2 ay Önce

Yazını çok beğendim , bundan sonra yazılarınızın takipcisiyim

Ramazan
Ramazan - 2 ay Önce

Kalemine sağlık üstadım, teşekkür ederiz.

Sema
Sema - 2 ay Önce

Kalemine sağlık..

Mehmet Sarımert
Mehmet Sarımert - 2 ay Önce

Cok doğru yerinde bir tespit. Evet kendi öz kanunlarımıza dönmemiz gerekir. İnşAllah diyelim.
Tebrik ederim kardeşim.

Mehmet Sarımert
Mehmet Sarımert - 2 ay Önce

Cok doğru yerinde bir tespit. Evet kendi öz kanunlarımıza dönmemiz gerekir. İnşAllah diyelim.
Tebrik ederim kardeşim.

Sera özen
Sera özen - 2 ay Önce

Bravo size

Ahmet
Ahmet - 2 ay Önce

Beğenmedim. Adalet herşeyden önce gelmeli. Adaletin olmadığı yerde güçlülerin adaleti olur.rusvet olur, torpil olur, yolsuzluk olur cinayetler olur. Yargıya güven yüzde 20 kere düşmüşse. Başında farlı rakam olmayan 0(sıfır) lardır. Adalet hem mülkün hem canın temelidir. Garantisidir. Ekonomide olmaz. Hiç bir yazının anlamında olmaz. Darbeler hem sebep hem sonuçtur. Yapanlar ne kadar alçak serefsizse. Göz Yumanlar araştırılmasindan rahatsızlık duyanlarda aynıdır. Velhasıl adalet yoksa dinde yoktur. Vesselam