Resmi yazışmalara çeki düzen

Dil, insanlar arasında anlaşmaya, iletişim kurmaya yarayan bir araçtır. Dile ne ölçüde hâkim olursak meramımızı o derece doğru anlatır, doğru iletişim kurarız. Dil, bir toplumu millet yapan unsurların en önemlisidir. Dilin gücü ile milletin gücü arasında paralel bir ilişki vardır.

Bir dilin zenginliği kadar, O’nun hatasız ve doğru olarak kullanılması da önemlidir.

Toplumlarda iki kesimin dili doğru ve hatasız kullanması beklenir…

  1. Sanatçılar (yazarlar, şairler, tiyatro sanatçıları)
  2. Kamu görevlileri.

Eskiden kamu görevlileri için iki kavram kullanılırdı: “Kâtip” ve “Kalem Efendisi”…

Kâtip, Arapça kökenli bir kelime olup “ktp” kökünden gelmektedir. Aynen kitap, kütüphane, kitaplık, kitabe gibi… Yazıcı, yazman anlamına gelen bu kelime; okumuş, bilgili, kültürlü, kusursuz yazan anlamına kullanılmaktaydı…


Kalem Efendisi; adı üzerinde, kaleme hükmeden, iyi yazan, hatasız yazan anlamında bir kelimeydi. Pekiyi; günümüzün kamu görevlileri için “Kalem Efendisi” demek mümkün mü?

Bırakınız sıradan yazıları; tamimler, genelgeler, yönetmelikler hatta kanunlar Türkçe yazım hatalarıyla, anlam kaymalarıyla dolu…

Bu husus beni her zaman çok rahatsız etmiştir. Bu konuda gördüğüm eksiklikleri, hataları , “Resmi Yazışmalarda Yapılan Türkçe Yazım (İmlâ) Hataları…” başlıklı kapsamlı bir yazımda değerlendirmiştim. Ama kamu personelinin dil konusundaki yetersizliği yanında, devletin insan kaynaklarını yöneten birimlerinin bu konuya duyarsızlığı, Türkçe yazım hatalarının süre gelmesine neden oldu…

Üzülerek ifade etmek zorundayım ki, dil duyarlılığı sanatçılar ve akademisyenlerin bile çoğunda yok. Dil duyarlılığı deyince aklıma hep rahmetli Nedret Selçuker gelir.  Yıl 2000… Türk Telekom’da Pazarlama Dairesi Başkanlığı görevinde ilk günlerim… Kablo Tv. abonelerine gönderilmek üzere bir broşür hazırlanmış. Broşürlerde “Siz hala kablo internet hizmetimiz ile tanışmadınız mı?” mealinde bir başlık… Hâlâ kelimesi “hala” olarak yazılmış.  Broşürlerin faturalarla birlikle gönderildiğini öğrenince beynimden vurulmuşa döndüm. O tarihlerde kablo tv hizmetinden büyük kentlerin varlıklı semtlerinde oturan bir milyon civarında abone yararlanıyordu. Bir genel kabule göre toplumun kültürlü kesimi kablo tv abonesiydi. Bu kesimin dil duyarlılığı olduğunu düşündüğüm için gelecek tepkiler beni rahatsız ediyor, uykularımı kaçırıyordu. Broşürdeki bu hatanın gazetelere manşet olacağını düşünüyordum. Türkçeyi bir kamu kuruluşu –Türk Telekom o tarihte bir kamu kuruluşuydu- Türkçeyi katletmemize yalnızca bir tepki geldi. Spiker, devlet sanatçısı Nedret Selçuker’in, bu broşürde “hâlâ” kelimesinin “hala” olarak yazılmasını eleştirmek amacıyla,  Türk Telekom Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk’e hitaben yazdığı mektup; yalnızca Türkçe duyarlılığının değil, eleştirinin de, letafetin de muhteşem bir örneğiydi... Bu olay, bana ister kültürlü olsun, ister cahil olsun, toplumumuzun “Türkçe” diye bir meselesi olmadığını acı bir şekilde gösterdi.

10 Haziran 2020 tarihli Resmi Gazete'de "Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" yayımlandı. Resmi yazışmaların istisnalar dışında elektronik ortamda yapılmasını öngören bu yönetmelik, 01 Temmuz 2020 tarihinde uygulamaya geçti. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı bu yönetmeliğin uygulaması ile ilgili bir kılavuz yayınladı. Bu kılavuzda resmi yazışmalarda yapılan hataların örneklerle anlatılmasını çok olumlu buldum. Kılavuza ciddi emek verilmiş. Tüm bunlar devletimizin “Türkçe”yi dert edindiğini göstermesi adına çok önemli bir gelişme…

Kılavuzda, yazışmalarda görülen anlatım bozuklukları şu başlıklar altında değerlendirilmiş;

Kelime veya Eklerin Sık Tekrar Etmesi

Gereksiz Kelime Kullanımı ve Mantık İlkelerine Aykırılık

Cümle Ögelerinin Eksikliği ve Tamlama Kusurları

Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler

Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler

Bağlaç Olan da/de’nin Yazımı

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

Kısaltmaların Yazımı

Kısaltmalara Getirilen Eklerin Yazımı

İkilemelerin Yazımı

Sayıların Yazılışı

Düzeltme İşaretinin (^) Kullanımı

Sıralama Hataları, Kelimelerin Yanlış Anlamda ve Birbirlerinin Yerine Kullanımı

Bu kılavuzda, kamuda yanlış kullanılan/yazılan kelimeleri belirlenip, yanlışlar ve doğrular bir liste halinde yayımlanmış.

Listeyi incelemeden,  "Personeller", "Evraklar" ve “Mevzuatlar” kelimeleri var mı diye baktım. Her yanlış kullanımını gördüğümde uyarmaktan bıktığım ve maalesef bazı müfettişlerin bile sıklıkla hatalı kullandığı bu kelimelere listede yer verilmesi çok yerinde . "Evraklar" ve "Personeller" gibi yanlış kullanılan bir benzer kelimeyi de ben ilave edeyim. Özellikle OGM'nin yazışmalarında çok kullanılır: "Emvaller". "Mallar" anlamına gelen "Emval" zaten çoğuldur. Dolayısıyla emvaller olmaz. Aslında Arapçadan geçen pek çok çoğul kelimenin, tekil gibi kullanılması galat-ı meşhur olmuşBu kelimelerden birkaç örnek vereyim, tekilleri ve çoğullarıyla;  Şaki-Eşkıya,  Fert-Efrat, Velet-Evlat, Varak-Evrak,  Mal-Emval,  Taraf-Etraf, Cahil-Cühela, Cet-Ecdat, Fikir- Efkâr, Sır-Esrar, Vehim-Evham, Vasıf-Evsaf…

Bizde yazım kılavuzu ve sözlük kullanım alışkanlığı olamadığı için bu listeye kılavuzda yer verilmesi çok yerinde. Kamu görevlileri bu önemli yönetmeliği el altında bulunduracakları için, resmi yazışmalarda şüphelendikleri kelimeleri daha fazla kontrol ederler diye düşünüyorum. Umarım bu liste kamu personelinin yazım kılavuzu ve sözlük kullanma alışkanlığı kazanmasına öncülük eder.

Ama ne yazık ki listede yanlışlıklar da var.  Mesela müddet yerine mühlet önerilmiş. Oysa gerek müddet, gerekse mühlet dilimizde kullanılan kelimeler... Anlamları da farklı. Müddet süre, mühlet vade demek. Birbirlerinin yerine önerilmesi fahiş hata.

Ama niyet halisane olduğu için, bu çalışmayı yapanları alkışlayalım…

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atik Demir
Atik Demir - 7 ay Önce

Kaleminize sağlık üstad, Posta D.Bşk. lığında görevli iken yaptığımız yönetmelik , yönerge ,genelge çalışmaları gözümün önüne geldi. O zamanlar yanımızda çalışıp yetişen halen Daire Başkan Yardımcılığı yapan bir arkadaşımızın " yeni kuşak amir ve müdürlerde yönetmelik veya genelge yazacak adam bulamıyoruz " demesini unutamıyorum

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 7 ay Önce

Başkanım çok güzel anlatmışsınız benim çalışma ve öğretim hayatım genelde teknik olduğu için ifadelerimiz güzel olmayabilir onun içinde size açıklama ve değerlendirme yazarken dikkat ediyorum ama sizin gibide edebiyat usullerine uymamızda zor tabi.açıklamalarınızada teşekkür ediyorum. Selam ve sevgiler.

Cemal ÇIKRIKÇIOĞLU
Cemal ÇIKRIKÇIOĞLU - 7 ay Önce

Fazlı bey Bilim de yöresel olarak değişik anlamlarda kullanılıyor
Mesala Bilim insanı zor yetişiyor
Bugün çok ağır iş yaptım ,bilim yiin ağrıyor gibi

Dursun özüpek
Dursun özüpek - 7 ay Önce

Yıl 1976 Türk dili konusunda uzman olan prof.Necmettin Hacıeminoğlu'nun doçentken yazdığı Türkçenin karanlık günleri kitabını okuyunca anlamıştım dilimizi doğru kullanmanın önemini.Dede ile torun nasıl anlaşır aynı dili konuşmazsa.insan geçmişini tarihini nasıl nerden hangi kaynaktan öğrenir.Dilini doğru kullanamazsa gelecek nesile nasıl aktaracak yaşananları.Milli eğitim hergün türkçe dersini vermeli öğrenciye . Saygılar.

Hasan Akbulut
Hasan Akbulut - 7 ay Önce

Üstadım bir müfettiş olarak bu konu zihnimi hep meşgul etmiştir, bu ve benzeri yazılarınızdan yararlanıyorum, teşekkürler

Recep Türk
Recep Türk - 7 ay Önce

Tek kelime ile HARİKA