Sakarya Büyükşehir Belediyesi sınıfta kaldı!

Sakarya’nın kuzeyinde, büyüklerimizin ifadesiyle tarihte hiç görülmemiş bir sel felaketi yaşandı.
Yaşanan sel felaketi nedeniyle Kocaali ilçe merkezine yakın ve uzak köylerinin önemli bir kısmının alt yapısı neredeyse tamamen çöktü.
Bu tahribat nedeniyle insanlar temel hizmetlere ulaşmakta önemli sorunlar yaşadılar, yaşıyorlar.
Bunlardan bazıları, su, yol ve enerji hizmetleri.
Evet, bu büyüklükte bir sel felaketi ön görmemek ve ona göre tedbir alamamak, bu büyüklükte bir afetle anında mücadele etmek mümkün olmayabilir.
Ancak günümüz belediyeciliğinin ve yerel yönetim anlayışı, yaşanan afetler sonrası zaruri, acil müdahaleleri anında, sel ya da herhangi bir afet ardından, ne yaptığını bilen ekiplerce yapma yeteneğini gerektirir.
Bizim ilimiz ve ilçelerimiz, Düzce ilçeleri ve köylerinin yaşadığı  yıkım kadar bir yıkımla karşı karşıya kalmadı.
Yani, belediyelerimizin işlerinin daha kolay olduğu bir gerçek.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tüm ilçeleri harekete geçirerek Kocaali’de sel nedeniyle tahrip olan, kayan yol, su, köprü ve diğer temel alt yapı hizmetlerini onarmakta daha hızlı organize olmaları mümkündü.

Belediyeler hizmet üretmekte yetersiz kalıyorlar!

Bugün hala, Kocaali ilçesinde özellikle köylerimizde ikamet eden insanların sel afeti nedeniyle acil ihtiyaçlar bakımından yaşadığı mağduriyetleri sürmektedir.
İnsanlar köylerinde muhtarlıkların önünde çare aramaktalar.
Kocaali Belediyesi mevcut makine parkı ve imkânlarıyla hizmet üretmekte yetersiz kalmaktadır.
Kocaali Belediyesinin belli bir plan çerçevesinde hareket etme yeteneği neredeyse yok!.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi bu bölgede plansız hareket etme konusunda oldukça meziyetli davranmakta!.
Bu gidişle 2 yılda ancak tahrip olan alt yapı yüzeysel olarak işler hale getirilebilir kanaatindeyim.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Kocaali ilçesinde yaşanan afet nedeniyle üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmekten hala uzak.
Fındık sezonu arifesinde, insanlar köylerine giden yolları kullanamaz haldeler.
Gazetemiz Yazı İşleri Müdürümüzle dün selden etkilenen köylerimizi ziyaret ettik.
İnsanlar büyükşehir belediyesine müthiş tepki gösteriyorlar.
Büyükşehir Belediyesinin şikâyet numaralarının bir işe yaramadığını, şikâyetlerinin dikkate alınıp, gereğinin yapılmadığıyla ilgili görüşleri paylaşmaktalar.
Kocaali sokaklarında ve köylerinde neredeyse hiç, Sakarya Büyükşehir Belediyesi logolu  araçları görmediklerini ifade etmekteler.
Selden hasar gören insanların ifadelerini destekler veriler, Kocaali ilçe merkezinde ve köylerimizde görülmesi mümkündür.
Maalesef ilimizin en büyük, en organize olduğunu düşündüğümüz sivil organizasyon olan, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Kocaali ilçesinde yaşanan sel felaketindeki yetersizliği nedeniyle sınıfta kalmıştır.
Görüştüğümüz insanlar ve gözlemlerimiz bu hakikati bize gösterdi.

                                           *         *      *

Bilgi güçtür!.

Herhangi bir afet anında insanlar doğaldır ki, yaşadıkları sorunların bir an önce giderilmesi, temel ihtiyaçlarının karşılanması beklerler. Belediyelerin ve devletin bu günler için olduğunu daha iyi idrak ederler.
Afet’e maruz kalan insanların devletlerinden ve yerel organizasyonlardan makul beklentilerin yanı sıra bir konuda ’da bilgilenmek isterler.
Örneğin afet yaşanan bir bölgede kaç araç, iş makinesi hangi semtte faaliyet gösteriyor.
Elektrik ya da su sorunu ne kadar sürede çözüme kavuşacak,
hasarın büyüklüğü ne kadar?
Yaşanan afet nedeniyle, bir bölgede görünen ve öngörülen sorunların etkilediği insanların sayıları gibi, afet anında merak edilen sorular hakkında kamuoyuyla bilgi paylaşılması birçok yanlış anlamayı engelleyeceği kanaatindeyim.
Bilmiyorum Sakarya’nın kuzeyinde, Kocaali ilçesinde yaşanan afet nedeniyle kriz merkezi kuruldu mu.?
Basın yayın kuruluşlarımıza, halka ulaşması için bilgi paylaşımı yapılıyor mu?
Bu ili ve  belediyeleri enformasyonun günümüzdeki önemini bilmeyen, bilginin gücüne inanmayan, yöneticiler mi yönetiyor!.
Yoksa halk beklesin, ne zaman hizmet götürürsek, o zaman “bilgiye ulaşırlar” köhnemiş anlayışla mı hareket etmeyi yöneticilik zannediyorlar!.

YORUM EKLE

banner7

banner6