Sakarya iktidarın bürokrat deposu mu, çöplüğü mü?

Yerel seçimler ardından belediyelerde yönetim kadroları diye ifade edebileceğimiz bazı kritik makamlarda değişim yaşanır.
Bu değişimlerle neler hedeflenir hiç anlamış değilim.
Hele aynı partiden seçilmiş, hatta aynı başkanın tekrar seçildiği belediye yönetimlerinde değişiklik yapılması herhalde geçmiş hataların tekrarlanmaması olarak ifade edilebilir!.
Bilemiyorum.
Bu idari kararları alma yetkisi olan kişilerin bir bildikleri vardır muhakkak. Ancak bir durum var ki, hiç anlam yükleyemiyorum.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi idari kadrosunda başkanın tasarrufuyla değişiklik yaşandığını takip edebiliyoruz.
Yapılan bazı atamaların iktidar partisinin kaybettiği belediyelerde üst düzey bürokrat olarak görev yapan kişilerden oluşması ilde tartışma konusu oldu.
Farklı illerde kaybedilmiş belediye yönetimlerinde “Boşa çıkmış kişileri Sakarya Büyükşehir belediyesinde üst düzey bürokrat olarak atanmasıyla” ne hedeflenmektedir anlaşılmamaktadır.
Bu kişiler başarılı birer yönetici olsalardı geldikleri belediye yönetimlerini muhalefet partileri neden kazandı?
Partili bürokratların istikballeri “Sakarya’nın istikbalinden” daha mı önemli?
1 milyon üzerinde nüfus yoğunluğu olan bir il olan Sakarya, nitelikli üst düzey yönetici sıkıntısı mı çekiyor?

Eminim ki Sakarya’nın sorunlarını bilen ve Sakaryalıyı ailesi gibi tanıyan, ülkenin dört biryanına dağılmış ya da Sakarya’da yaşayan Büyükşehirde üst düzey yöneticilik yapabilecek nitelikleri olan 100’lerce insan, Sakaryalı vardır.
Sakarya ili ve büyükşehir belediyesi iktidarın partili ve başarısız bürokratların deposu ya da çöplüğü olarak değerlendiriliyorsa, uygulama tam isabet.
Ancak ilin ve ilçelerin sağlıkta, eğitimde, tarımda, ulaştırmada, altyapıda, sporda, kültür sanatta yaşanan ve yaşanması muhtemel sorunlar ne olacak?. 

Diğer illerden Sakarya büyükşehir belediye kadrosuna ve başkanın danışman sıfatıyla atanan bürokratların, ilimizde yaşanan sorunlara çözüm önerileri ve öngörüleriyle şehre katacakları değerler merak konusu.

                                                       
                                                   
*      *     *


Kafkas halklarının önünde saygıyla eğiliyorum

Ülkemizin dâhil olduğu bölgemiz günümüzde olduğu gibi, geçmişte de tarih boyunca sorunlar yaşamış.
Coğrafyamızda yaşanan sorunların etkileri telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmuş.
Bu sonuçlardan biride Carlık Rusya’sı diye ifade edilen dönemde 1864 yılında Kafkas halklarının uğradığı sistematik saldırı ve soykırımdır.

1864 yılında başladığı bilinen toplu sürgünler ve uğradıkları soykırımlar sonucu Kafkas halklar katledildi.
Dün bu katliamın 155 yılıydı.
Bu olay sonunda bir milyonun üzerinde İnsan, Ata topraklarından vahşice kopartılarak, bugün yaşadıkları ve değer kattıkları topraklara, ülkemize sürüldüler.
Bugün Çerkesler, Adigeler ve Abhazlar insanlığa bir kez daha kanıtladılar ki; İnsanları ata topraklarından sürebilir, vatanlarından çıkartabilirsiniz ama “benliklerini ve kültürlerini asla” unutturamazsınız.
Sakarya'mızın istisna kültürel değerlerinden olan Abhaz, Adige ve Çerkes halklarının tarihte yaşadıkları acıları paylaşıyor, 155 yıl önce sürgünde hayatlarını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.
Geçmişte ataları soykırıma uğramış, yaşadıkları coğrafyadan kopartılmış tüm İnsanların ve Kafkas halklarının önünde saygıyla eğiliyorum.

YORUM EKLE

banner7

banner6