Sakarya’da 2020’yi Gören Var Mı?

Bir söz vardır; takvimler tarihi, saatler zamanı ölçmez diye. Biz onları kendi ölçü birimlerimiz ile adlandırırız. İnsanlık tarihi binlerce yıldır, tarih ve zamana çeşitli ölçü birimleri vermiştir. Göğün ve yerin hareketlerini anlamaya çalışmıştır. Çeşitli takvimler üretmiştir.

Bugün dünyanın takip ettiği takvime göre üç gün önce yeni bir yıla girdik. Her yeni gün, yeni ay, yeni yıl, yaşamak mücadelesi veren herkes için bir umut ışığıdır.

“Yeni” kelimesi, insana umut verir, yarınlar için yüreğe heyecan katar ya hani, bu duyguların sardığı anlar bünyeye sirayet eder. Her yıl sonunda oturup koca 365 günü düşünürüz. Ömürden gelip geçen günlerin, ayların muhasebesini yapar ve yeni bir yılda daha iyi, mutlu, sağlıklı günler yaşamayı umut ederiz.

2019 yılında hem ülkemizde hem şehrimizde olan biten hepimizi derinden etkiledi. Başka bir coğrafyada yaşanması imkansız meseleler, bizim için olağanlaştı. Tüm yaşananlar sonucunda insanların yükü arttı. Gergin sinirler, asık suratlar, daha durgun ve umutsuz insanlar görüyoruz artık.

Bu durgunluk ve umutsuzluk tüm şehri sarmışçasına, yeni yılla ilgili sokak ve caddelerde de pek de bir hareket göremedim. O tüketim çılgınlığının abideleri alış veriş merkezleri sıradan süslemeler ile geçiştirdi yeni yıl kutlamalarını. İş yerleri, dükkanlardan bazıları camlarına çeşitli süslemeler ile 2020’yi karşıladı.

Yakın bölgemizdeki şehirlere bakıyorum,  bugün insanlığın kullandığı takvimde yeni bir günü, yeni bir yılı coşkuyla karşılıyorlar. Dünyaya bakıyorum;  Suudi Arabistan’da şehirler rengarenk… Havai fişek gösterileri Arabistan’da şehirleri aydınlatmış. Avrupa, Afrika, Amerika… kıtaların, büyük küçük kentlerin hemen hepsinde yılbaşı kutlamaları düzenleniyor. Milyonlarca insan sokaklarda, meydanlarda dünyanın yeni yılını karşılıyorlar. İyi ya da kötü, yeni yıldan bir beklentileri var. Geçmiş yılın yükünü bir gün de olsa atıp yeni ve güzel bir yılın hayalinin verdiği coşkuyu yaşıyorlar. Güzel günlere inanma umudu var… Beklentisi, umudu olmayanlara da umut katmak için yapılabilir hepsi.

Sonra dönüp şehrimize bakıyorum, saplanıp kalınmış düşüncelerin etrafında, hiçbir eğlencesi, umudu, heyecanı kalmamış boş cadde ve sokaklardan güzel, heyecanlı, yeni bir yılın doğacağına inanmak istiyorum. Binlerce Sakaryalı ile meydanlarda halay çekip, üç ayak oynayabilirdik. Hep birlikte iyi de stres atardık. Hak etmedik mi yahu bu kadar meselenin üzerine şöyle hep birlikte eğlenmeyi? Yeri gelir hep birlikte dua da ederdik.

Ama yok, biz eğlenmemeliyiz değil mi? Yeni yılmış! O, bu, şu başka düşüncelerin icadı, bizim kültürümüzde yok. Bizim derken? Biz, siz kim? Esas bu düşünceler kocaman bir safsata. İyiden iyiye tartışılması bile yapılamayan, baskın olmak isteyen düşüncelerin etkisi. Birbiriyle hiç konuşmadan sessizce anlaşmışların yaşam dayatmasının tezahürü. İnsanların yeni gelen bir yılını kutlamasını dahi hakir görmek, birlikte kutlayabilmekten daha büyük bir çaba istiyor. Tebrikler!

Sakarya’ya 2020 geldi mi? Gören var mı? Evet, takvimlere göre geldi. Nazım Hikmet’in dediği gibi; “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın?” mısralarına mazhar olduk hep birlikte. Soğuk, solgun, renksiz, koca bir şehrin ciddiyetini takınarak…

Kitap Kulübü

Üniversite yıllarımdan başlamak üzere çeşitli kitap kulüplerine dahil olmuştum. İki yıldır Sakarya’da da kendi arkadaşlarımızla birlikte kitap kulübü oluşumlarımızı harekete geçirdik. Belirlediğimiz kitapları okuyor, bir sonraki buluşmalarda tesirini konuşuyoruz. Bu yıl da ilk toplantımızı yaptık ve ilk kitabımızı Adapazarlı yazar Sait Faik Abasıyanık’tan seçtik. Kulübümüze dahil olmak isteyenler iletişime geçebilirler.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ömer EMECAN
Ömer EMECAN - 7 ay Önce

Sevgili Mert, yazılarını beğenerek okuyorum, bilesin..

Seniyye Sezen
Seniyye Sezen - 6 ay Önce

Şahane bir yazı olmuş. Yüreğine kalemine sağlık.