Sakarya’nın geç kalmış şansı “Nayir”

Necip Fazıl Üstadın dediği gibi, Adamlık cinsiyet değil şahsiyet meselesidir...

Buram buram Anadolu kokan bir nefes, dudaklarından dökülen kelimelerin kalplere ulaşması, Bir şiir, bir şarkı gibi, Nihavend’den başlayarak, rast hüzzam derken tüm makamları dolaşması.

Denizin durgunluğu, kuşların cıvıltısı, fındık bahçelerindeki hışırtı, teneffüs saatindeki çocukların bağırışları gibi, gönülden gelen bir ses…

Sakarya bir “huzur şehri” diyen adam gibi bir Adam…

Meritokrasinin tam çalışmamasının en tipik örneği.

Valilik rütbesi ve de makamı sanki “Elli”lerinden önce doldurulamaz, sanki otuz beşli yaşlarda, kırklı yaşlarda bu görev yapılamaz gibi, “Nayır” gibileri bekletiyorsun. Ellili yaşlara kadar, valilik görevi için Ankara’nın görmeyen gözleri, görebilse daha erken yaşlarda onları Türkiye kazansa, Sakarya kazansa…

 Nayir’i dinleyince, içimden bunlar geçti... Eleştirmeden, eleştirileri anlayışla karşılayacaksın. Mütevazi bir tonla, herkesin haklılık payı olabileceğini vurgulayarak, iyi niyet penceresinden, empati ile yaklaşan vurgulu kelimeler...

Ne kadar özlemişiz böyle bir sesi, böyle bir nefesi, Sakarya’nın şansı.

Haydi Sakarya, kaçırma bu fırsatı, kucakla Nayir’i. Sakarya’nın geri kalmışlığını yenmek için, bir şans. Sakarya bir tarım şehri mi? Turizm şehri mi? Gelip geçilen bir han şehri mi?.. Eğitimden, alt yapıya her türlü eksikliğin farkında Nayir.

Hemen fark etmiş orta eğitimdeki problemleri. Çok da haklı. İlköğretimden ortaöğretime geçişteki başarının ortaöğretimden, üniversiteye geçişteki başarısızlığa dönüşmesini not etmiş. Hesabını soruyor ilgililere, çözecek… 60 km’lik deniz kıyısının, Türkiye’nin üçüncü büyük nehri Sangarios’un, Ayan Gölü’nün, Taraklı’dan Kocaali’ne on altı ilçenin, fırsat ve değerlendirilemeyen imkanlarının farkında...

Haydi Sakarya, ayağına gelmiş bu fırsatı kaçırma!

Dostundur “Nayir.” Fırsattır, Sakarya’yı bacasız sanayi şehri yapmak için, Karadeniz kıyısını, fındıklıkların güzelliğinde, turizme kazandırmak, teknoloji fakirliğini azaltmak, artan işsizliğin önüne geçmek, Kocaali’ni denizcilik eğitiminin merkezi yapmak, Karasu Limanı’na yenilerini ekleyerek, bağlantılarını tamamlamak, Sapanca’yı uluslararası marka yapmak için... Haydi tüm Sakarya, haydi belediye, haydi üniversite, haydi milli eğitim, haydi Sanayi ve Ticaret Odası, haydi kaymakamlar, Haydi “Robin Hood” işadamları, bırakın mızmızlanmayı, yetişin altmışlık delikanlının arkasından...

Nayir dosttur, fırsattır Sakarya için...

Özel Not: Değerli okuyucular, bu yazıyı kaleme alan ben, bir yazar falan değilim. Bu gazetenin sahibi değerli dostum Turan Kalfa’nın ricasıyla ve onun deyişiyle “bir değer katabilmek için” buradayım. Bu işin erbabı olmadığımdan yazılarımda, bilmediklerimi herkes bilmiyor, bildiklerimi de herkes biliyor tadında yazıyorum. Her türlü sürçülisanım affola...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sabri özkan
Sabri özkan - 7 ay Önce

Nehrimizi çark deremizi ne olur artık bir proje yapılıp hayata geçsin özellikle çarkımızda kayıkların gezdiği güzellikleri etrafında çay bahçeleri bizim Eskişehirden neyimiz eksik biz daha güzel bir şehiriz yeterki bu elması işlesinler bir hayvanat bahçesi kaliteli bir luna parkımız çocuklarımızı torunlarımızı gezdireceğimiz neden yok neden yapılamıyor İnşAllah böyle değerli yöneticilerimizden artık bu elmas Sakaryamızı işlemesini bekliyoruz

Emir
Emir - 7 ay Önce

Gerçekten dürüst güvenilir düzgün ve aklıbaşında kararlar veren devletini ve milletini seven istişareye önem veren birisi.görüşlerinize aynen katılıyorum.