Sakaryaspor, formasındaki yeşile sahip çıkmalı  

Kırkpınar’da aylardır halkın karşı koyduğu teleferik projesine Sakaryaspor destek vermiş…

Genel Sekreter Sercan Damar, teleferik projesini üstlenen firma temsilcileriyle görüşmüş.

Projenin şehrin tanıtımına katkı sunacağını belirten Damar, Sakaryaspor’la firmanın proje içinde işbirliği yapabileceğini belirtmiş.

Anlaşılan, Sakaryaspor’a buradan bir kaynak(!) sözü verilmiş.

Bu projeye herkes karşı çıkarken Sakaryaspor’un destek vermesi hiç hoş değil.

Sanırım yönetimdeki arkadaşlar o projede kesilecek 3 bin ağacın, Sakaryaspor’un yeşilini azaltacağının farkında değiller.

Ayrıca Sakaryaspor yönetiminin üç kuruşluk gelir için şehrin tüm katmanlarını karşısına alması, yönetime karşı olan güven havasını da sarsar.

Sanırım yönetimdeki arkadaşlar bunu da görememişler. 

Benim endişem şu:

Bugün teleferik için destek veren yönetim yarın çimento fabrikasına destek verir.

Öbür gün taş ocağı, kum ocağı ruhsatı peşinde koşturur.

Bunun örnekleri geçmişte gördük.

Sakaryaspor çevreye zarar verecek hiçbir işin içinde olmamalıdır.

Sakarya’nın doğasını heba edip, üç-beş futbolcuyu milyon liralara sahada oynatmanın mantığı yok.

Bu şehrin yeşili yok olduktan sonra Sakaryaspor’un formasından yeşili silip futbolculara kapkara formalar giydirip oynatırız.

Şaban Yıldırım doğru karar

Teleferik projesine verdiği destek nedeniyle eleştirdiğimiz Sakaryaspor yönetiminin yaptığı bir doğru işi de takdir etmek gerekir.

Takımı bu şehrin çocuğu Şaban Yıldırım’a emanet ettiler.

Bir önceki yönetimin en büyük hatalarından biri Şaban Hocayı göndermek olmuştu.

Eğer yönetim arkasında dursa ve Şaban Yıldırım yönetiminde bir takım kurulsa, kulüp bu kadar borçlanmaz, ligde de bugün olduğumuzdan daha iyi bir yerde olurduk.

Ben Şaban Hocayla toparlanacağımıza inanıyorum.

Hayatımın dersi

Fakir öğrencilik yıllarıydı..

Bir gün arkadaşlarımızdan birine babası çok güzel bir kol saati satın almış.

Arkadaşımız bu saatle okula geldi.

Hepimiz saati çok beğendik.

Düşündüm de;

Benim asla böyle bir saatim olmayacaktı ve bu saat benim olmalıydı.

Nefsime uydum

Karar verdim ve saati çaldım.

Cebime koydum.

Arkadaş saatinin çalındığının farkına vardı, fakat kimin çaldığını anlayamadı.

İlkokul öğretmenimize durumu anlattı, öğretmen “saati kim çaldıysa çıkarsın, sahibine versin” dedi.

Bu benim için hayatımın en utanç verici anıydı…

Pişman olmuştum, ama söyleyemedim .

Bu durumda öğretmen farklı bir yöntem izledi…

Hepimizi tahtaya dizdi ve gözlerimizi kapattırdı.

Ceplerimizi teker teket arayarak saati buldu.

Cebimden çıkartarak gerçek sahibine verdi.

Sonra hepimiz gözlerimizi açtık.

Yakalanmıştım ve kalbim duracak gibiydi…

Herkes bana artık hırsız diyecekti..

Lakin öğretmen bana hiç bakmadan normal derse devam etti.

Olay orda sessizce kapandı…

Yıllar geçti, ben öğretmen oldum ve bir gün bu öğretmenimle karşılaştım.

Kendisine; “saati çaldığım halde bana bir kelime bile etmeden, yüzüme bile bakmadan olayı kapattınız. Daha sonra da hususi konuşup ikaz etmediniz, beni hiç incitmediniz, Neden böyle bir şey yaptınız” diye sordum.

O da bana hayatımda unutamayacağım şu cevabı verdi ; “Siz gözlerinizi kapattığınızda, ben de gözlerimi kapattım..”

Not: Alıntıdır. Yazarının kim olduğunu öğrenemedim. Çok beğendiğim için sizlerle paylaştım. S.M 

Günün sözü

Kendimiz için yaptığımız şeyler, bizimle beraber ölüp gider. Başkaları ve dünya için yaptıklarımızsa ölümsüzdür. Dan Brown

YORUM EKLE
YORUMLAR
cukka
cukka - 1 hafta Önce

Hadi diyelim o teleferik firması sakaryaspor a cukka vericek
Peki cahape sana ne kadar cukka veriyor yesil ayagina

banner7

banner6