Sakarya’ya gelip gitseler karlı

Adapazarı’ndan İstanbul’a taşımacılık yapan firmalar komşu iller tarafından da dikkatle takip ediliyor. Harem’e taşımacılık yapan firmalar komşu illerde yaşayıp İstanbul’a seyahat edecek olanların iştahını kabartıyor.

İzmit bu konuda ilk bayrağı çeken il olma yolunda. İzmit’ten İstanbul’a gitmek 30 liraya mal oluyor.

Sakarya’dan İstanbul’a 15 liraya gitmek mümkün.

İzmit’ten Sakarya’ya gelmek ise 11 lira. Yani adam İzmit’ten binip Sakarya’ya gelse ve buradan tekrar İzmit’i geçip İstanbul’a gitse ödeyeceği toplam ücret 26 lira oluyor. Haliyle ildeki yolcular bu duruma tepki gösteriyor. Bu yolu deneyen ya da denemeyi düşünen var mı bilmiyoruz ama matematik bunun olabileceğini gösteriyor.

Benzer durum Düzce’den İstanbul’a gidecek olanlar için de geçerli. Düzce’den İstanbul’a taşımacılık yapan firmalar 55 lira alıyor. Düzce-Adapazarı bilet fiyatı ise ortalama 30 lira. Haliyle Düzce’den İstanbul’a gidecek bir kişi Adapazarı’nda inip Sakarya firmaları ile İstanbul’a gidecek olsa ödeyeceği meblağ 45 lira oluyor. Üstelik Düzce’den gelen için zaman kaybı da söz konusu değil. İzmit’ten gelecek olan belki 1,5-2 saatlik bir zaman kaybı yaşayabilir ama Düzce’den gelecek kişiler için böyle bir durum söz konusu değil. Üstelik kişi başı on lira da cebinde kalacak. Eğer iki kişi gidiş dönüş bu yolu uygularsa 40 lira kar etmiş olacak. Ki bu da az para değil.

Rekabetin ne kadar sürüp bu hesapların ne kadar uygulanacağını bilemeyiz. Ama bilmemiz gereken bir şey var: Bir yerde rekabet varsa tüketici o işten daima karlı çıkar. Üstelik rekabete girenler de her zaman zararlı çıkmaz.

Fiyatların aşağı çekilmesi yolcuların işine geldi de firmaların işine gelmedi mi? Günün her saati yarım dolu otobüsler yollarda geziyordu. Şimdi araçlarda yer yok.

Kaliteli rekabet olması durumunda herkes kazanır. Yakındaki illerde yaşanan bu durgun durumun asıl nedeni de budur. Ticari işletmeler sanıyor ki “Aynı fiyattan, aynı kalitede, aynı saatte ve aynı ikramlarla yolcu taşırsak hepimiz kar ederiz. Nasılsa müşteri sayısı belli. Gelecek olan parayı kırışsak yeter.” Bunun ekonomideki adı kartel.

Ama Sakarya için bu durum söz konusu değil. Olmadığı durumda hem firmalar hem de vatandaşlar kazanıyor.

Ekonomik açıdan da bir canlılık geliyor.

En azından yanımızdaki illerin bizi kıskandığı bir konu oluyor. Sakarya daha çok konuşuluyor. 

Fidan dikmeye gitmeyenler ne olacak

11 Kasım saat 11:11’de fidan dikimi etkinliği düzenlendi. İlimizdeki tüm protokol üyeleri saatler 11:11’i gösterdiğinde ellerinde kazma kürek ağaç dikiyordu.

Ama internet üzerinden yapılan başvurulara gitmeyenler de oldu. Yanlışlıkla birden fazla başvuruda bulunanları bir kenara koyalım. Birden fazla yerde olacağını iddia edenler oldu. Bence onları bulup neden böyle yaptıklarını sormak lazım.

Yanlışlıkla yaptıysanız sıkıntı yok. Ama bilerek yaptıysanız bu sabotaja girer. Kimsenin bunu yapmaya, devletle dalga geçmeye hakkı haddi olmamalı.

Yıldırım aynı noktaya ikinci kez düştü

17 Ağustos Depremi’nin üstünden aylar geçmişti. İnsanlar evlerinin dışına çadır kurmuş artçıları öncüleri tahmin ediyordu. Sonunda bir deprem uzmanı televizyona çıkıp 17 Ağustos Depremi’ni yaşayan vatandaşların Türkiye’de en az deprem riski olan bölgede yaşadıklarını söyledi ve tezini “Yıldırım aynı noktaya iki kez düşmez” klişesi ile destekledi.

Bunu değerlendiren Sakaryalılar da güvenle evlerine döndüler. Sonuç? 12 Kasım 1999. Bir deprem daha oldu.

O saatten sonra Sakarya’da kimse evine girmeye uzunca bir süre cesaret edemedi. Evinin dışına çadır kuran pek çok Sakaryalı kışı çadırlarında geçirdi. Köyü olan köydeki ahşap evlerine taşındı. Buradan işe gidip gelmeyi tercih etti.

Zaman içinde deprem konusu o kadar sık işlendi ki herkes bu konuyu unuttu. Depremden bahsedenlere “Bu konudan nemalanıyor” deprem yazan gazetelere “Başka konu bulamamış” gözüyle bakıldı.

Dün 12 Kasım 1999’un yıldönümüydü.

Birkaç arkadaşım var. Uzaktan da olsa akrabalarını yitirdiler 12 Kasım Depremi’nde. Onlar bile yıldönümü olduğunu unutmuş.

Hani bir söz var ya, “Öyle güzel unutmuştun ki hatırlatmaya kıyamadım” diye.

Tam da o hesap işte…

YORUM EKLE

banner7

banner6