Sana Dün Çöp Bir Tepeden Baktım Aziz Sakarya!

Yahya Kemal, İstanbul’a olan tutkusunu “Bir Başka Tepeden” şiirinde şu dizelerle anlatır;

Sana dün bir tepeden baktım aziz
İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça
gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

Yedi tepeli dünya kenti İstanbul’a mazhar olmuş şiirlerin başında gelen bu dizelerin ilk cümlesini çoğumuz duymuşuzdur.

İyi de bunun Sakarya ile bağı nedir? Anlatacağım.
Esasında bu hafta Cuma günü için “Bir Türlü Sakaryalı Olamamak” yazımı aklımda yazmış, yazıya dökmek kalmıştı. Yıllardır gördüğüm  başka bir konuyu öne çekmek istedim.

Sakarya’nın gece – gündüz en güzel manzaralarını yakalayabileceğiniz, şehre çok yakın mesafedeki Serdivan tepelerini bilmeyen hemen hemen yoktur. Kırantepe, Paraşüt tepe olarak da bilinir.  Son dönemde şehre marka değeri olarak katma değer sağlayan yamaç paraşütü ile özdeşleşen, bisiklet sporcularının da sık sık antrenman yaptığı, motocross’cuların da kullandığı, trekking rotaları ve daha birçok spor alanında da tercih alanı Serdivan tepeleri…

Buraya akşam çökünce şöyle çıkıp manzaraya bir bakarsanız, şehrin tüm ışıkları ayaklarınızın altına serilir. Çimenlere oturup uzun uzun seyredersiniz. Ben de onlarca defa bisikletimle çıkıp manzarayı izleyip döndüm. Arkadaşlarımızla da defalarca burada etkinlikler düzenledik. Birçok şehirden bisikletli grupları bu manzaralara çıkardık. Kalabalık gruplar halinde çok defa burada turlar düzenledik. Her defasında lanet ettiğim bu çöp olayından artık bıktım, usandım.

Bu şehirde yaşıyorsun, buranın ekmeğini yiyorsun, suyunu içiyorsun. Rahatsın. Güvendesin. Bu mu şehrine saygın? Ormana git, çöpünü bırak. Piknik yap, çöpünü bırak. Gölünde yüz, çöp at. Pis bırak. Serdivan tepeye çık. Kafana göre istediğini yap. Ye, iç, manzaranın keyfini sür. Ama çöpünü at gitsin. Her yerde poşetler, camlar, şişeler…  Çöplük!

Belediye ne yapacak? Kurumlar ne yapacak. Devlet vatandaşın kendisi değil midir, biz değil miyiz? Önce bizim sahip çıkmamız gerekiyor . Birilerinin oraya gidenlerin başına adam dikecek hali yok ya. Adam olan zaten çöpünü etrafa atmaz.

Lafa gelince Sakarya sevgisi için mangalda kül bırakmayanlar, mangal yapıp pisliğini Sakarya’nın en güzel yerlerine atıyor.  Böyle mi seviyorsunuz şehrinizi?

Kimin, nasıl bir yaşam tarzı belirlediğine karışmak kimsenin haddi değil. Fakat! Senin yaşam tarzın şehrin yaşam alanlarını mahvediyorsa orada duracaksın. Sefayı sen sür, cefayı başkası çeksin. Ne ala memleket… Temizlemek çözüm değil, kirletmemek çözüm. Takip ve yaptırım ile şehrin en güzel alanlarından biri bu eziyetten kurtarılmalı.

Geçen hafta kalabalık bir ekiple yine Serdivan tepelerine çıktık. Tırmanışın ardından şöyle güneşin batışını izleyelim dedik. Oturduğumuz koca tepe artık kocaman bir cam kırığı alanı, poşet, kağıt ve çeşit çeşit mangal pisliği… Dağ bisikletlerimizle tepeleri gezmeye devam ettikçe gördüklerime hem sinirlendim hem üzüldüm. İnsan olan yapmaz bunu. Paraşüt tepe olarak anılan, yamaç paraşütü yapılan alanın belirli bir bölümü bir okul tarafından temizlenmiş. Adeta kurtarılmış alan! Ellerine sağlık ama diğer taraflar hala aynı… Yamaçlar çöp dolu. 

Bizim bisiklet ekibi biraz keyif sürsün, Serdivan ve Adapazarı’nın ışıklarını izleyelim diye manzaraya karşı oturduk. Etrafımda bin bir çeşit çöpler ve işte önümde şehrin ışıkları…

Aklıma Yahya Kemal’in dizesi düştü. Sakarya’ya da ancak böyle uyarlanabilirdi;

“Sana Dün Çöp Bir Tepeden Baktım Aziz Sakarya!”
 

YORUM EKLE

banner7

banner6