Şapkasız olmaz

Şapkadan bahsetmek istiyorum. Ama başa giyilen “serpuş” anlamındaki şapkadan değil, harflere giydirilen şapkadan.  Daha doğrusu “^” işaretinden…

Sosyal medyada; “Türkçeyi doğru kullanalım; ‘Yar’  ‘uçurum’, ‘yâr’ ise ‘sevgili’ anlamına gelir.” Şeklinde bir paylaşımda bulundum. Bir arkadaşım bu paylaşıma “Şapka kalkmadı mı?” diye yorum yazmış. “Şapka kalkmadı mı?” lakırdısını daha önce de, çoğu bürokrat onlarca kişiden duymama rağmen yine de şaşırdım. Çünkü yorumu yapan arkadaş, iyi bir okurdu.

Evet, uzun yıllar önce Türk Dil Kurumu’nun böyle bir girişimi olmuştu. Ama o hatadan çok çabuk dönülmüştü.

Yazım kılavuzuna bakma alışkanlığımız olsa, TDK sözlüğünü ara sıra incelesek, metinleri okurken kelimelerin nasıl yazıldığına dikkat etsek, şapkanın kalkmadığını bileceğiz… Ama çok okuyan dostlar bile düşebiliyor bu hatalara… Şapka olmazsa, en basitinden “Kar” ile “Kâr”ı, “Hala” ile “Hâlâ”yı nasıl ayırt edeceğiz… Keza; adet (sayı) ile âdet (gelenek, alışkanlık), aşık (eklem kemiği) ile âşık (vurgun, tutkun), hal (sebze, meyve vb. satılan yer) ile hâl (durum, vaziyet) nasıl doğru okunacak, doğru anlaşılacak? Bir gazetede “Bulunmaz fırsat! Kömürün tonu 200 TL. Buna arabacının karı da dâhil.” şeklinde bir ilân yayımlanınca, “kâr” sözcüğünün şapkasız yazılmasının yarattığı yanlış anlama nedeniyle gazete aleyhine dava açıldığını hatırlıyorum…

Hala-hâlâ örneği, bana “şapka”lı bir hatıramı hatırlattı. 2000 Yılının Haziran ayı… Türk Telekom Pazarlama Dairesi Başkanlığı görevine yeni başlamışım. Reklam birimi de bana bağlı. İlgili arkadaş, elinde bir deste broşür ile geldi; “Fazlı Bey, bunlar telefon faturaları ile gönderilecek kablo tv.yi tanıtan reklam broşürlerimiz. Nasıl olmuş?”  Broşüre bir göz attım, kan beynime sıçradı. Kapakta “Siz hala kablo tv. ile tanışmadınız mı?” mealinde bir cümle vardı.  Yani o kelime, “hâlâ” değil, “hala” olarak yazılmıştı. Gerek reklam bölümünün sorumlusu arkadaş, gerekse reklam şirketinin yetkilileri “şapka”nın kalktığını savunuyorlardı… Şapkasız bazı kelimelerin yazılamayacağını, “şapka” kalkmasının bir “şehir efsanesi” olduğunu anlattım. Hatta onları tatmin etmek için TDK’na konuyu bir yazı ile sorduk. TDK da beni doğruladı… Ama iki milyona yakın broşür basılmıştı… Mecburen broşürler gönderildi. Korktuğum olmadı. Bu hatamız medyaya yansımadı… İki milyon aboneden yalnızca bir kişiden tepki geldi… O da, geniş kitlelerin şiir sunucusu olarak tanıdığı, Türkçe aşığı gazeteci rahmetli Nedret Selçuker’den… Nedret Selçuker’in, kibar üslubu ile o zamanki Türk Telekom Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk’e hitaben yazdığı, bir Türkçe dersi niteliğindeki mektubun bir kopyasını neden almadığıma hâlâ hayıflanırım…

Yazım konusunda tek sorun “şapka” değil… Noktalama, kısaltma,  yabancı dillerden geçen kelimelerin yazımı gibi onlarca problem sayabiliriz. Türkçenin bir yazım problemi olduğunu kabul etmek gerek…  Bunun en büyük nedeni de TDK’nın kendisinden beklenen dilde öncülük görevini, sağlıklı bir şekilde yerine getirememesidir. 1960’dan bu yana basılmış yazım (imlâ) kılavuzlarını karşılaştırın, farklılıklarının çokluğuna şaşıracaksınız. Ayrıca farklı sözlüklerde de (Güncel Türkçe Sözlük, Büyük Türkçe Sözlük, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü vb) kelimelerin yazılışlarında farklılıklara rastlanmaktadır. Ayrıca TDK pek çok konuda sık sık görüş değiştiriyor. Örneğin, 2002-2011 döneminde “numara” kelimesinin “Nu.” olarak kısaltılması gerektiğini savunurken, 2011’den sonra yeniden “No”ya dönüş yaptı. Gerekçe de ilginç; “Halk bu kısaltmayı tercih ediyor”. TDK’nın görevi Türkçe üzerine bilimsel çalışma yapmak mıdır? Yoksa “galat-ı meşhur”ların savunuculuğunu yapmak mı?

 “Yazım” (imlâ) konusu çok tartışmaya açık.  Hatta çıkmazda… 11 Kasım 1938 tarihinden sonra Türkiye’de iktidarların, genelde “Türk Kültürü”, özelde de “Türkçe” diye meseleleri olmamasının bir sonucudur, bu çıkmaz…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Musa Can
Musa Can - 1 hafta Önce

Baskanim gercekten çok güzel bir konuya parmak basmışsınız .Tesekkurler.

Zehra Şenel Rodoplu
Zehra Şenel Rodoplu - 1 hafta Önce

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.. sağolun

Yıldırım DAĞDAŞ
Yıldırım DAĞDAŞ - 1 hafta Önce

Çok güzel ve ilginç bir konuya daha değindiğiniz için teşekkürler.

Ejder Avcı
Ejder Avcı - 1 hafta Önce

Çok yerinde doyurucu ve gerekli bilgileri içeren yazınızda ayrıca yer verdiğiniz açıklama yorum ve analizlerinizi zevkle ve naçizane takdirle okudum.Tebrik ederim üstad.

Nevzat Coşkun
Nevzat Coşkun - 1 hafta Önce

evet, "şirketlet yıl sonlarında karı paylaşır"

Mehmet GÜL
Mehmet GÜL - 1 hafta Önce

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz sevgili Fazlı bey kardeşim. Yalnız bilgisayar yazımlarında "şapka" konulmasının ayrı bir problem olduğu (ben şapkayı yerleştiremiyorum da) gerçeğine de değinseydiniz İYİ olurdu diye düşünüyorum.

CAFER ORHAN
CAFER ORHAN - 1 hafta Önce

Selamlar sn abim. elinize sağlık güzel türkçemizin güzel yazılması okunması ve konuşulması hususundaki hassasiyetimiz çok önemlidir. bu konuda yani şapka,vurgu uzatmalar,kısaltmalar ve diğer imla kuralları konusunda sık sık yazılarınızı beklediğimizi söylemek isterim. Varol sağol. teşekkürler. ha bu arada son zamanlarda bazı kelimelerin ne kadar yanlış kullanıldığını duymaktan kulaklarımıza hasar görmekte. şu an aklıma geldi vodofone reklamlarındaki şarkıda ki " saçma güzel" gibi...

Üzgün Ümitsiz
Üzgün Ümitsiz - 7 gün Önce

En iyi okullarda eğitim almış, mühim görevlerde bulunmuş, torun sahibi olmuş arkadaşlarımdan gelen notları okumaya çalışırken farkediyorum ki şapkalar kalkmış, noktalar virgüller kalkmış. büyük harfler kalkmış, satır başları kalkmış, kelimeden ayrı yazılan "de"ler "da"lar kalkmış, gramer kalkmş. Geriye sadece okurken gözümü acıtan acayip bir imlâ, insanı üzüntüye garkeden bir ifade bozukluğu kalmış.