Seçim Sistemi değişiyor mu? 2021 Erken Seçim yılı mı?

2002’den itibaren yapılan bütün seçimlerde en yakın rakibinden yaklaşık 7 ila 10 milyon arasında fazla oy alan AKP, özelikle de son on yılda içerde dışarıda, ekonomide, eğitimde, tarımdan hayvancılığa bütün sektörlerde katar katar gelen olumsuzluklara rağmen bu farkı hep korumuştur.

Bunun nedenlerini incelediğimiz zaman,

- İktidar partisinin yaptığı kötü uygulamalar neticesinde seçim dönemlerinde muhalefet partileri hep şu yanlışı yaptılar;

- Ellerini ovuşturarak,  İktidar partisinden çözülecek oyların, gideceği yerin sadece kendi partileri olarak görme hatasına düşmüşlerdir.

- Bu hata muhalefet partilerinin çalışma motivasyonunu kırmıştır.

- Ortada olmayan bir takım dünyevi duyguların paylaşılma yarışına girilmiştir. 

- Bütün bu nefsi duygular partiye değer katacak nitelikli insanları etrafında toplayamamış, hatta uzaklaştırmıştır.

- Birlik beraberlik duygusu örselenmiştir.

Oysa oy kaybetme tehlikesinde olduğunu iktidar partisi zaten bilmektedir.

- Bu nedenle seçmenini konsolide edebilmek için var gücüyle çalışmaktadır,

- Hükümet olmanın avantajlarını maximum kullanmaktadır,

- Birlik ve beraberliğini daha da perçinleyerek sahada göstermekte, bunu da seçim sonuçlarına yansıtabilmektedir.

Bu seçim sonuçlarının bizleri düşündürmesi, sonuçların tartışılması, gerekli derslerin çıkarılıp uygulanmasının kaçınılmaz olduğu kanaatindeyim.

Ben iktidar partisinin neler yapıp yapmadığına değil, muhalefet partilerinin neler yapmadıklarının tartışılmasını lüzumlu görenlerdenim.

Kağıt üzerinde seçim beyannamelerinde yazılanları veya uygulanabilirliklerini kimsenin tartışmasına gerek yok.

Tartışılmıyor da…

Önemli olan bunları uygulayacak kadroların liyakatli, dürüst, namuslu, ahlaklı, vatan sevdalısı ve vizyon sahibi kimselere teslim edilmiş olduğuna halkın inandırılmasıdır.

Parti teşkilatlarına atanan veya atandırılıp, önceden belirlenen delegelere seçtirilen isimlerin oturdukları makamların kendi kariyerlerine değer katmaları, egolarını tavana çıkarmaları değil; oturdukları koltuklara ve mensubu oldukları partilerine değer katıp, şehir ve ülke politikalarına yön verecek vizyonda kişiler olup, kendi saadetlerini ve selametlerini Ülkesi ve Milleti için feda edebilecek olup olmadıkları tartışılmalıdır.

Buradan bütün siyasi partilere soruyorum İl başkanlarınıza, ilçe başkanlarınıza, milletvekili veya belediye başkan adaylarınıza kendi özel şirketlerinizi, namusunuzu, beytül malı emanet edermisiniz?..

Eğer hayır diyorsanız, o şehrin veya ülkenin ekonomisini, beytül malını, adaletini ve namusunu nasıl emanet edebiliyorsunuz?

Bu ihaneti nasıl görmezden geliyorsunuz?

Sadece benim adamım olsun, benim söylediğim herşeyi harfiyen yerine getirsin, her evrak veya dosyayı sorgulamadan imzalasın mantığıyla ve ahbap çavuş ilişkisiyle adam seçiyorsanız gün gelir o parti mutlaka çöker,

O şehir köy görüntüsüne bürünür,

O ülke mutlaka başka ülkelerin kölesi olur.

Eğer iktidar olmak istiyorsanız daha çok çalışmalısınız daha çok birlik beraberlik içerisinde olmalısınız, daha fazla nitelikli insanları aranıza almalı, çok daha fazla samimi olup halkınıza değer verip içerlerinde olmalısınız.

Sadece genel merkeze şirin görünüp, kapıkulu olarak değil tabanın ve halkın yüreğindeki makama oturmalısınız.

İnsanlar ahlâki erdemleri, güzel huyları ve insani davranışları, kitaplardan okudukları veya anlatılan tariflerden çok fiili uygulamalardan öğrenir, kavrar ve kendi hayatına uygular.

O yüzden vitrinleriniz ve rol modelleriniz çok önemlidir.

Şimdi neden Atatürk’ün hayatımızdan çıkarılmak, unutturulmak istendiğini ve hangi rol modellerin gençliğe sunulduğunu umarım daha iyi anlamışsınızdır.

“Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendisinde kuvvet bulacaktır. Çocuklarımıza Milli Şuuru aşılayalım, Türk tarihini öğretelim, onlara Vatan Millet sevgisi üzerine dost doğru yetiştirelim” Mustafa Kemal ATATÜRK.

Son günlerde yaşananlara, medyada tartışılan konulara da kısaca değinmek istiyorum.

- Corona nedeniyle 60’a yakın ülkeye yardım gönderildi.

- İsveç’ten Ambulans uçakla gelen hasta

- Darbe söylentileri

- İngiltere merkezli, ellerinde TL olmadan yüksek miktarda dolar toplanması

- Sağlık Bakanlığının Corona salgınındaki başarıları,

- Açılan Şehir Hastaneleri,

- Yerli ve Milli İHA Akıncı’nın deneme uçuşları 

- Cami provokasyonu

- Teşkilatlara sahaya inin talimatı vb konular,

Toplumları bir yöne devşirmek, safların dağılmasına engel olmak ve daha da sıkılaştırmak amacıyla yapılan akılların olgunlaştırılması yani moda kelime toplum mühendisliği olarak görüyor ve yeterli seviyeye gelindiği anketlerle ölçüldükten sonra asıl amacın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Bu amaç, en demokratik olarak yönetim sisteminin değiştirilmesi ardından seçim atmosferine girilmesi olacaktır.

Zaten muhalefet partileri yönetim sisteminin değiştirilmesi konusunda yeterli olgunluğa getirilmiştir. İktidarın yerine sistem değişikliğini talep etmektedirler.

Benim okuduğum kadarıyla bu sistemden en rahatsız olan taraf iktidardır.

Çünkü bir daha % 51 oy alma ihtimali olmayan bir konjonktüre girilmiştir.

Ya % 51’i garanti altına alacak kanun uygulamalarını yürürlüğe koyacaklar ya da önümüzde yaşanmış 2002 seçimlerinde % 34,4 oyla 365 milletvekilini kazanarak Meclisin % 66’sını temsil ederek tek başına iktidar olmuş bir parti örneğini tekrar uygulayacaklar.

Size soruyorum % 51 ile kazanamayacağınız belli olduysa, iktidar olmayı devam ettirmek zorunda kalırsanız ne yapardınız?

Cevap aslında bir önceki paragrafta.

En demokratik olmayan seçeneklerin konuşulmasını ise Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve insani değerlerimize yakıştırmıyorum.

“Beceriksizlikle ihanet arasında kıldan ince bir çizgi vardır. Beceremediği halde makam - mevki işgal etmek en büyük ihanettir" diyen rahmet ve dua ile andığım Başbuğ Alparslan Türkeş, muhalefet partilerine rol modellerinin değiştirilmesi gerektiğini ne güzel ifade etmiştir.

 Hayırlı, sağlıklı bol bereketli bir hafta diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Akçay
Mustafa Akçay - 6 ay Önce

doğru söylüyorsun başkanım .bugün akp seçimi kaybetse yerine geçecek partilerin sakarya şubelerine bakıyorumda hangisine 50 koyun emanet edersin . 31 mart seçimlerinde cumhur ittifakı kazansın diye bütün örgüt yapısı biribirine girdi .kadro ve kalite olarak yetersiz olmasına rağmen açık ara cumhur ittifakı yine kazandı ..ders almayanlar hala karnını ovuşturuyorlar .

Mehmet ..
Mehmet .. - 6 ay Önce

Değerli hocamız bugünkü yazısında hem özeleştiri yapmış hemde yapılması gerekenleri açık açık anlatmış iktidara oy veren vede muhalefete destek olan tüm sakarya halkinin artık şapkasını önüne koyması gelmiştir yeni vizyonlara yeni yuzlere birikimi olan tüm vatandaşların artık elini taşın altına koyması gerekmektedir bunu özellikle muhalefetteki yöneticilerin yapması gerektiğine inanıyorum tekrar bi seçim kaybetmeyi artık kabullenecek durumda değiliz.Yeni bir heyecan için tekrar el ele verelim Türkiye sadece birinin degil hepimizin.

Nizam mehmet
Nizam mehmet - 6 ay Önce

Sayın hocam yazınızı dikkatlice okudum sizcede şuanki iktidarın bu kadar uzun kalmasının tek sebebi muhalefetin tayyip gitsinde ne olursa olsun mantığı degılmi

Okan CLB
Okan CLB - 6 ay Önce

Güzel yazı eyvAllah hocam tebrikler

Hasan Kayabaşı
Hasan Kayabaşı - 6 ay Önce

Yazar mealen:
Yazının başında insanların muhalefetin başarısızlığından dolayı AKP'den vazgeçmediğini vurgulamış. Sonra da seçim sisteminden kaynaklı AKP'nin başkanlığı alabilmesi için tek başına gücünün yetmediğinden dolayı aslında AKP'nin de sistem değişikliğinden yana olduğunu söylemiş. Sistem değişir ve muhalefette adam gibi muhalefet yaparsa buradan İP'e bir şeyler çıkar yoksa bu sistemde HDP ile kol kola girmiş bir CHP ile bizim ittifak patlak demek istemiş.

Aksi halde AKP, MHP'nin dediği doğrultuda ülkeyi yönetmek zorunda kaldığı için, bu hem bir takım eski FETÖcü, Etnik bölücü, yiyici takımların işini bozuyor, hem de MHP'yi davasını satmakla itham edip ülkenin geçmişe göre almış olduğu milli rotayı görenlerin zoruna gidiyor. Ne diyelim Allah çarşınıza pazar versin.