Seferberlik tamam da

Depremin ardından en duyarlı davranan illerden bir tanesi Sakarya oldu. Hiç şüphesiz eski acılarımız depreşti.

Yardımda bulunmak için elimizi taşın altına koyduk.

Daha önce bir yazımda belirtmiştim, yardımda bulunurken mümkün mertebe para vermeliyiz. Mesela un yardımında bulunmayın. Un burada da o fiyat orada da o fiyat. Yalandan tırı işgal etmeyin. Ya da evde “Ulan bu kıyafetlerden nasıl kurtulacağım” diyeceğiniz kıyafetlerinizi göndermeye kalkmayın. Çünkü o kıyafetler tırda yer işgal ediyor. Evet görsel olarak bir tırı doldurmuş oluyorsunuz ama gönderdiğiniz şeyler işe yarar olmaktan çok yük teşkil ediyor.

Kimsenin iyi niyetinden şüphemiz yok. Kimsenin gönlünden kopanı da sorgulamak haddimize değil ama bu konuda hassasiyet göstermek zorundayız.

Yardımda bulunacaksanız sadece güvendiğiniz kurumlara nakdi yardımda bulunun. Paranız yoksa ve yardımda bulunmak istiyorsanız da nakliye maliyetinden kıymetli şeyler göndermeye çalışın. Aksi halde gerçekten attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmiyor.

Geri sayım sürüyor

Sakarya’da ortalama her 30 yılda bir büyük deprem meydana geliyor. Son depremin 1999’da olduğunu hatırlarsak yeni depreme en iyi ihtimalle 9 yıl var. Yapılarımızla ilgilenen yok. Evrak üstünde işler ilerliyor. Yıkım ya da onarım belgeleri gidiyor. Deprem olsa aslında herkes kağıt üstünde işini yapmış olacak. Ama fiiliyatta o binalar halen ayakta. Deprem olması durumunda biz de o binalarla birlikte yıkılacağız muhtemelen. Resmi sayılarla 4 bin civarında bina ciddi risk içeriyor. Bu sayının 10 bin civarında olduğunu iddia eden bile var.

Deprem geldi gelecek. Ama biz aymazlıkta ısrar ediyoruz.

Evet kader diye bir şey vardır. Ama her şeyi kadere yüklemek diye bir şey olmamalıdır…

Gurur duymadık mı

Sakarya’da üretilen vagonlar Elazığ’daki depremzedelere ev olacak. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. Biz deprem acısını yaşamış bir toplumuz. Sakarya’daki depremden sonra yardım gelmesi saatleri bulmuştu. Şanslı olanlarımız sevdiklerine günler sonrasında ulaşabilmişti. Ölenlerin sayısı ve depremin büyüklüğü 21 yıl sonra bile halen netlik kazanmadı.

Deprem bizde öylesine bir etkiye sahiptir ki 21 yıl sonra o 47 saniyeyi tüm tazeliği ile anlatır bu şehrin yarısı…

Tüvasaş’ta üretilen vagonlar şimdi Elazığ’daki depremzedelere ev olacak.

Allah için söyleyin gurur duymadık mı?

Hayat kurtarmak bedava

Dünkü yazımızda Karasu Belediyesi Fen İşleri Müdürü Tolga Eray’a donör olmak için kan bağışında bulunulacağını duyurmuştuk. Karasu bu işlem için seferber oldu. Hatta işlem bugün de devam edecek.

Sadece üç minik tüp kan vererek donör olabiliyorsunuz. İlik bekleyen hastalara Tolga Eray sayesinde umut olmanız mümkün. İşlem ne zahmetli ne acılı. Üstelik ilik nakli kemikten de yapılmıyor. Kafanızda öyle bir şey canlanmasın.

Siz de herhangi bir Kızılay kan merkezine giderek “ilik nakli için donör olmak istiyorum” diyebilir ve bu iyilik ya da onların söylemi ile iyi ilik hareketine destek olabilirsiniz.

Hayat kurtarmak bedava yani…

YORUM EKLE