Şehitler Ölmez, Millet Utanmaz!

Cenaze törenlerine bakarız.
En büyük acısını yaşarken bile mağrur anneler ve babalar,
İçindeki deli tayları azat etmiş ağabeyler, “annem bu acıya inşallah dayanabilir” endişesi ile sürekli dua okuyan ablalar, 
Genç bir kadın, başörtüsü yana kaymış, gözleri dalgın, yüreği yanık, tedirgin ve savunmasız,
Bazen küçük bir çocuk, kucakta avutulan, tabutun etrafında koşturan, olup bitenden habersiz, seyredenleri kahra boğan,
Az ötede bir günde bir haberle on yaş büyüdüğünü saklamaya çalışan bir başka genç çocuk, kenarda usulca bekleyen, annesini seyrederken omuzundaki yükü nasıl bölüşeceğinin hesabını yapan, kalbinde yeşeren intikam duygusuna sarılan,
Askerler, beyaz miğferli, beyaz tozluklu… Silah arkadaşlarına bakan gözlerindeki yaşı gizlemek için özellikle parlatılmış siyah postallı,
Komutanlar, kolları veya omuzları sırmalı, çoğu zaman asil, bazen mahcup ama her zaman öfkeli,
Takım elbiseli, kravatlı birçok başka adam. Muhtemelen kimsenin tanımadığı, kimsenin de tanımak istemediği bürokratlar… Vali ya da emniyet müdürü gelince mecburen sıraya girenler,
Sonra fesi sarıklı, cübbesi beyaz imam, muhtemelen her hafta Cuma vakti amirlerinin eline tutuşturduğu kâğıtları okuyanlardan,
Kalabalığın arasında değil, en önünde politikacı takımı, kimi asaleten kimi vekâleten… “İnşallah bir maraza çıkmaz” diye düşünen, arada göz ucuyla korumalarını kontrol eden, o gün avluda partiden başka kimlerin olduğunu merak eden asiller,
Veee, cemaat… Şehidi tanıyan, tanımayan yüzlerce binlerce insan! Mutlaka üzgün, kimisi dalgın, çoğu kızgın! Muhtemelen namazdan hemen sonra işine – gücüne giden, akşam eve gelince konuşmaya “hanım, bugün şehit cenazesi vardı camide” cümlesiyle başlayan ve hemen ardından belediye başkanından yukarı doğru kimlerin olduğunu tek tek anlatan,
Oğlu yaşça küçük ise; “o zamana kadar biter bu işler” diyerek avunan, eğer askerden gelmişse şükreden, televizyonda dizisini seyreden ve ilk seçimde yine eski partisine oy veren,
Tabii, ay yıldızlı bayrağa sarılı ahşap tabut!
Son aylarda her defasında birden fazla… Sabah içtimaında gibi gene yan yana duran… İçinde eksik uzuvları, parçalanmış dokuları, tükenmiş hayatları ile boylu boyunca yatan kahraman vatan evlatları,
***
Onlar mutlaka cennete gidecekler! Beş bin yıldır bölük bölük hizalanarak, bir kutlu yolu sonuna kadar gidebilmiş diğer vatanseverler gibi Peygamber Efendimizin sağına soluna dizilecekler…
Bizler de utanmadan birbirimize soracağız:
“Hakkınızı helal ediyor musunuz?”
“Helal olsun!”
O halde buyurun cenaze namazına!

YORUM EKLE