Sel olup bitmiyor

Kuzey bölgesindeki ilçeler selden etkilendi. Karasu ve Kocaali’nin arıtma tesisinde ciddi hasar oluştu. Muhtemelen tesisin yenilenmesi gerekecek.

Ancak vatandaşların sürekli su ihtiyacı da mevcut. Dolayısıyla su verilmesi lazım. Bir şekilde su verilmeye başlandı. Ancak dünkü haberlere göz attığımızda bu ilçelerde ateş ve kusma şikayeti ile hastaneye gidenlerin sayısında gözle görülür bir artış olduğu tespit ediliyor.

Yakın zamanda yaşanan sel felaketinden sonra bu ilçelerde gözle görülür bir değişiklik daha var. O da sivri sineklerin sayısındaki artış.

Dünyada en çok insan ölümüne neden olan hayvan aslında sivri sinektir. Çünkü en fazla mikrobu o taşımakta ve bulaşıcı hastalıkların doğal taşıyıcısı durumundadır.

Sel olup bittikten sonra şehri fiziki olarak yaşanabilir hale getirmek işi çözmüyor.

Fiziki düzenleme aslında işin belki de en kolay kısmı.

Sel sayesinde bir çok hayvan telef oldu. Sel çekildikten sonra bu hayvanların gömülmesi söz konusu olmadığına göre burada mikroorganizmalar üremeye devam etti.

Buralardan çıkan mikroplar gerek yeraltı suları aracılığı ile gerekse sivri sinekler aracılığı ile insanlara ulaşıyor.

Bölgedeki vatandaşlar da bu durumda savunmasız kalıyor ve daha sonra basında Karasu Devlet Hastanesi’nde ateş ve kusma şikayeti ile gelenlerin sayısının arttığı ifade ediliyor.

Yetkililer bölgede salgın olmadığını söylüyor ama gözle görünür bir artış olduğunu saklamaya imkan yok.

Benim görüşüme göre hastalığın tedavi edilmesi kadar sebebinin de araştırılması lazım.

Doktor bana muayene sonrasında bir sıkıntı olduğunu söylerse ben “neden olmuş olabilir” diye sorarım. Eğer bir yiyecekten kaynaklanmışsa bir daha o gıdayı tüketmemeye gayret ederim, bir ortam değişikliğinden kaynaklanmışsa o durumlarda daha dikkatli olmam gerektiğini düşünürüm.

Şimdi bölgede bunca hastalık oluyor ama yetkililer “Allah’ın işi” diyip konuyu kapatıyor.

Onların yönetici olması da Allah’ın işi…

Büyük Zafer’in yıldönümü

Ağustos ayı Türk Tarihi’nde çok önemli bir yere sahip. Zaferlerin, taarruzların, depremlerin ayı.

Hep eleştirdiğimiz konuların başında hiç şüphesiz eğitim geliyor. Öğrenciler okulun başından sonuna kadar ağırlıklı olarak Türkçe dersi görüyor ama finalde kendi dilini konuşup yazabilen sayısı ortada…

Aynı şekilde tarih bilincinin yerleşmesi adına hemen her yıl öğrencilere bir şekilde tarih dersi veriliyor ve bu dersler üniversitenin ilk yılına kadar devam ediyor. Özellikle inkılap tarihi dersi öğretiliyor. Adam halen Amasya Kongresi mi önce yapılmış, Sivas mı bilmiyor…

Durum bu haldeyken gelecekten umutlu olmak da zor.

Ülkenin dört bir yanındaki komşularının zihniyetlerini ancak geçmişte sergiledikleri tavırla görebilirsin. Geleceğe ancak atalarının gösterdiği cüreti anlayarak güvenle bakabilirsin.

Atatürk’ün dediği “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” cümlesi senin “Demirden korksak trene binmezdik” cümlene benzemez.

İçi bizzat ataların tarafından doldurulmuş bir cümledir.

Onun için tarih bilinci önemlidir.

Onun için 30 Ağustoslar, 29 Ekimler, 19 Mayıslar amacına uygun kutlanmalıdır.

Şair Ahmet Yılmaz’ın dediği gibi:

Çanakkale hiç kampanya görmedi
Dumlupınar kampanyaya girmedi
Kocatepe mega kupon vermedi

Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan…

Yeşil-siyah seferberlik

Sakarya’nın en büyük markası hiç şüphesiz Sakaryaspor’dur.

Firmaların, markaların müşterileri vardır. Daha iyisini bulduklarına terk etmeye müsaittirler.

Oysa şehrin en büyük markası Sakaryaspor’un bizim için ne daha iyisi bulunabilir ne de bu marka terk edilebilir.

“Biz bu şehri tribünden sevdik” diyen kimse samimiyetsiz değildi.

Dün MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül insanların hastane yeri konusunda bile tilkilik peşinde olduğunu söyledi. Kimsenin de buna bir itirazı yok aslında. Ama özellikle Sakaryaspor taraftarı için konuşuyorum, maç izlemeye giden, yeşil siyaha gönül vermiş kimse tilkilik peşinde değildir.

Maddi imkansızlık olabilir. Yenme yenilme zaten sporun doğasında olan şeyler. Zaten biraz da bu yüzden sevilir spor.

Ama Sakaryaspor’a tilkilik yapmadan gerçek manada herkesin destek olması gerekir.

Sakaryaspor’un lig atlaması durumunda Sakarya da lig atlayacaktır.

Tilkilik peşinde olanlar bile Sakaryaspor’a yatırım yaparsa pişman olmayacaktır.

Çünkü Sakarya lig atlayınca herkes yukarı çıkacak, herkes en iyi markanın getirisinden istifade edecektir.

YORUM EKLE