Sesimi alana, sözümü verene şükür

Otuz buçuk yıldır, her zaman susarak yaşadım hayatı. Az değil, çok duygu yaşadım yaşamasına da, hayatimin her anı, hep sustum ben. Bazen güldüm, bazen ağladım. Bazen öfkelenip bağırdım, bazen mutlu olup, coşku dolu çığlıklar attım. Ancak ne düşüncemi, ne duygumu, ne aklımı ve nede yüreğimi, bir kere dahi, dilimden dökemedim ben.
Ancak sesimi alan Allah’ım, aklımda özgürce volta atan, sayısız düşünce, yüreğimden, kimi zaman mısra, kimi zaman satır olarak düşen, sayısız söz verdi bana. Hayır, ben yazar değilim. İlk on yılı amatör, son on yılı da, Sakarya Yenihaber Gazetesi’nde olmak üzere, ortalama yirmi yıldır, yazı işi ile uğraşıyorum.
Evet, ilk başlarda, hayat vardı kalemimin ucunda. Bazen acı dedim, bazen mutluluk. Satırlarım bazen, ilkbaharın huzur veren yeşiline büründü, bazen de, sonbaharın hüzün veren sarısına. Gün geldi, hayata mektup yazdım, gün geldi, jilet gibi giyinip, yürümeden koştum ben. Kimi zaman, hayali şehre gidip, bir tarafta nazım hikmet şiiri, bir tarafta Üstat Necip Fazıl şiiri dinledim. Kimi zaman, babamı karşıma alıp, babama yarımlığı haykırdım. Kısacası ben, ‘’beni’’ her zaman yazarak yaşadım. Ben kederimi, acımı, çaresizliğimi yazarak yaşadığım gibi, sevincimi, neşemi ve aşkımı da, ömrüm boyunca, sadece ama sadece yazarak yaşadım ve ömrümün son gününe kadar da, yazarak yaşamaya mahkumum ben.
Yazı işine ilk başladığım zaman, hayatım kalemim olduğu gibi, kalemimden düşen de, yine hayat oluyordu. Ancak, ‘’saklı sızım’’ adlı kitabımın, arka kapak yazısının ilk cümlesi gibi, hayat sürprizlerle dolu işte. Yıllar boyunca aşk, şiir, duygu ve hayat dolu yüreğime, ülke, gündem ve siyaset aşkı girdi birden bire. Kabul, siyaset yazmam, kimine göre takdir hak eden emek, kimine göre, had aşan yerlere gitmek. Kabul, bazen kendimi kaptırıp, kalemden ağır cümleler düşürüyorum. Hatta kalemimle kırdığım kişiler varsa af diliyor ve devam edecek yıllarda, kıracağım kişilerden, şimdiden özür diliyorum.
Ancak üzgünüm; ben sinirli hayatıma inat eder gibi yazmak istiyorum ve yazacağım. Ben insanlığa, duyguya, aşka ve hayata dair sınırsız yazdığım gibi, gündeme, tarihi zaman yaşayan ülkeme ve siyasete dair de, sınırsız şekilde yazmak istiyorum ve yazacağım. Çünkü ben bunu yaptığım için mutlu, huzurlu ve gururluyum.
Ha farkındayım, bunu yaptığım için, başıma kötü şeyler de gelebilir. Ancak arkamda, önce Allah, sonra annem babam ve tüm ailem var. Ayrıca, hayatta her şeyin ucunda mutlaka bir ölüm varsa, ‘’sesimi alana, sözümü verene şükür’’ deyip, sınırsız bir şekilde yazmak istiyorum ve yazacağım… önümüzdeki haftalarda, hem 23 Haziran’a dair, hem de güncel siyasete dair, sınırsız cümlelerimle, görüşmek ümidi ile…

YORUM EKLE

banner7

banner6