Sınava girerken eşitiz

Ben köy okulundan mezunum. İlçede ortaokul ve lisenin aynı binada eğitim verdiği 48 kişilik sınıfta ortaöğrenimimi tamamladım. 
Doğduğu günden beri dadılar tarafından bakılan, anaokulundan itibaren özel okula giden, lise birinci sınıftan itibaren eve gelen özel öğretmenlerden ders alan adamla aynı sınava girdim. 
Sonunda o da ben de aynı okulu kazandık. Aynı okuldan mezun olduk. 
Ne yetişme tarzımız ne aldığımız eğitim adil değildi. 
Demem o ki eşitlik başka şeydir adalet başka. Şimdi özel okullar yüz yüze eğitime erken başlamayı planlıyormuş. 
Orada bile birkaç gün fark yiyecek benim gibiler…
Canım sıkıldı da sizinle paylaşmak istedim.

Kumar yasak değil miydi
Habere göre “Tütün, alkol, madde, teknoloji bağımlılarına ve yakınlarına, ücretsiz psikolojik ve sosyal hizmet desteği veren YEDAM’lara artık kumar bağımlıları ve yakınları da başvurarak danışmanlık alabilecekler.” 
Uyuşturucu hadi bireysel olarak tüketilen bir şey diyelim. Kumar için bir organizasyon falan lazım. Birden fazla birey lazım. Tek kişinin bağımlı olması da mümkün değil. Muhtemelen birden fazla kişi ve hatta mekan temin eden bir kişi olması lazım. 
Adam kumara bağımlı olduğunu söylerse otomatik olarak herkesi ele vermiş olacak. Gerçekten bu birime müracaat edenin olup olmayacağını merakla bekliyorum.

Olmasa ne yapacaksın
Koronavirüs ile mücadele konusunda iki ileri bir geri gidiyor gibiyiz. “Koronavirüs biter mi” sorusunun yanıtı aslında bizde gizli. Kardeşim sen bitmesini istiyorsan önlemini alacaksın. Bitmesini istemiyorsan işine bakacaksın.
Sıklıkla “Sakarya’da koronavirüs var mı” diye soranlar oluyor. Var kardeşim. Olmasa maske takmamayı mı düşünüyorsun? Bazı mahallelerde sayı iki hanelere ulaşmış durumda. Sen önlem almamaya devam edersen 3 haneye de ulaşabilir. 
Sakarya’da her geçen gün vaka sayısı artıyor. Ama bunu anlamak için verilere bakmanıza bile gerek yok. Her geçen gün önlem alanların sayısı azalıyor. Önlem alan sayısı ile vaka sayısı ters orantılı olarak değişkenlik gösteriyor. Bunu anlamak için de alim olmaya gerek yok.
Adam düğünde halay çekmeden duramazsa virüsün yayılması normal değil mi? Bu kadar basit bir denklem…
Şimdi siz koronavirüsün bitmesini istiyor musunuz istemiyor musunuz?

Can yanması
Ben bir canlının canının yanmasına karşıyım. Karasu Karanlıkdere’de bir kümeste yangın çıktı. 12 bin civciv telef oldu. Haberi duyanlar, “İnşallah sigortası vardır” falan şeklinde yorumlar yaptı. İnsanların arabaları yansa tamam, evleri yıkılsa bunu diyebilirsin… Ama 12 bin can gitmiş. Ne ara bu kadar materyalist oldunuz? Ne ara bu kadar uzaklaştınız bizden?
“Nasılsa kesilecekti” demek de mantıklı değil. 
Canın yanması hele canlının yanması sizde hiç mi can yanmasına neden olmuyor? 

Bir tek ben mi suçluyum
Türkiye’de sıklıkla imar konusunda düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeler aslında yeni düzensizlikleri beraberinde getirmiyor. Ama yeni düzensizliklere yol veriyor. Çünkü sağlanan barış daha önce illegal olan yapıları yasal hale getiriyor. O zaman bir sonraki yasa dışı yapının da bir sonraki imar barışında legal hale gelmesi akla uygun geliyor. Yasa dışı davranacak olanlara cesaret veriyor.
Ne var ki hukuk mevcut düzenin müdafaasından yanadır. Düzen yıkıp düzen kurmak hukukun işi değildir. 
Yasaları zamanında uygularsanız aslında barışa falan gerek kalmaz.
Şimdi orman arazileri fındıklığa dönüşmüş. Devlet “Dedeniz ormanı kesmiş fındık dikmiş. Bu araziyi almak istiyorsanız parasını verin” diyor.
Da…
Kimse çıkıp da “Kardeş sen de o dönemde her köye ormancı atamışsın. O ormancılar bu duruma göz yummuş. O ormancıların torunlarından o zamanki alınan maaşı ve sonrasında alınan emekli maaşını geri vermelerini iste” demiyor.
Naber…

HECATİ: İşine geleni yapana erkek kafasına koyduğunu yapana kadın denirmiş…
 

YORUM EKLE