Sinek sadece mide mi bulandırıyor

Geride kalan hafta sivri sineklerin artmasının nedenini kendimce okurlarımıza anlatmıştım. Neden özellikle Sakarya’nın belli bölgelerine olduğuna ilişkin de bilgi vermiştim.

Hatta Karasu Devlet Hastanesi’ne çok sayıda başvuru yapıldığını ancak ilçede belli bir salgın tespit edilemediğini de söylemiştim.

Bizim bu yazımızdan birkaç gün sonra sivri sinek (ki bunlara sivri sinek demeye de şahit lazım. Zira mutasyona uğramış gibiler) tarafından ısırıldığı için hastanelik olan insanların haberleri yayınlanmaya başladı.

Saçma Amerikan korku filmi senaryosu gibi. İlçeleri sinekler istila ediyor. Sonrasında insanlar hastanelere doluyor. Ama hastanelerde de sinek var…

Atalarımız “sinek ufaktır ama mide bulandırır” demiş.

Keşke atasözündeki gibi olsa. Yani sinek sadece mide bulandıran bir şey olsa…

Dünyanın en fazla mikrop taşıyan canlısı sinek. Hatta dünyada en fazla ölüme neden olan hayvan tartışmasız sinek.

Bir internet araması yaptığınızda dünyada en çok insanın ölümüne neden olan hayvanının sivri sinek ikinci hayvanın ise çene sineği olduğunu görüyorsunuz.

Üstelik bu bilgi yıldan yıla da değişmiyor.

Pek çok hastalığın taşınmasında ana rolü üstlenen sivri sinekler aslında pek çok hastalığın da üreticisi konumunda. Dünyada her yıl ortalama 600 bin ile 1 milyon arasında kişi sivri sineğin taşıdığı hastalıklar neticesinde hayatını kaybediyor.

Kaç kişinin hastalandığını varın siz hesap edin.

Sivri sineklerle ilgili alınması şart olan en gerekli önlem larva döneminde ilaçlama…

Her dönem aynı ilaç da fayda etmiyor. Çünkü zaman içinde sinekler de ilaca bağışıklık kazanıyor. Grip virüsü gibi düşünün. Her yıl kendini güncelliyor mübarekler.

Tüm bunlar için titizlikle bir çalışma yapılması gerekiyor.

Durum aslında bu kadar ciddi.

Bundan iki yıl önce bir ilçemizde yazın sivri sinekler çok artınca nedenini araştırdık. Meğer larva döneminde ilaçlama birimindeki arkadaşlarımız yıllık izinlerini kullanmış.

Hani “ciddiyet” diyoruz, “insanlar ölüyor” diyoruz. Siz “sivri sinek al tarafı mide bulandırır” diyorsunuz.

Peki…

Okula çocuk kaydettirirken

Çocuğunuzu okula kaydettirme öncesinde pek çok sıkıntılı süreçten geçiyorsunuz. Okullar arasında tercih yapıyorsunuz, okullar da öğrenciler arasında tercih yapmış oluyor. Bu sistem müdahale edilebilir bir yapıda değil.

Sistem öğrencinin puanını baz alıyor. Bu sistem şeffaf. Kayıtların kapanmasının ardından bu sistemi daha iyi anlayabiliyorsunuz. Bakıyorsunuz en altta puanı olana sizin çocuğunuz o okula başvuruda bulunmuş ve daha yüksek puanlıysa hemen soruşturma açılıyor.

Bu konu bu şekilde.

Sonra çocuğunuz okula kabul edildi diyelim. 

Bu defa da velilerin genelinde bir can sıkıntısı. “Bizden kayıt parası isterler mi”, “Vermezsek çocuğumuza kötü davranılır mı…” Velilerin aklında bu veya buna benzer pek çok soru oluyor. Bu da çok normal.

Çünkü herkes iyi niyetli değil. Küçücük bir yerin başına geçen “Buradan kendime nasıl bir menfaat temin ederim” diye bakıyor.

İşin aslı şu: Okulların gelirleri yeterli değil. Bu noktada devlet okul yönetimlerine bir nevi “Başınızın çaresine bakın” diyor. Ancak kamuoyunda “Kayıt parası alınmayacak” diye beyanat veriliyor.

Bu şekilde okul yönetimi veli ile son muhatap edilen kesimde kaldığı için fatura okul yönetimine çıkıyor.

Veli okul yöneticilerine beyanatı gösteriyor. Okul yöneticisi kendisine söyleneni aktaramıyor. Aktarsa da fayda etmiyor.

Çünkü diğeri kamuoyuna ilan edilmiş durumda. Okul müdürüne söylenenden kimsenin haberi yok.

Bu defa “Para vermeyin o zaman fotokopi kağıdı falan alın” diyorlar. Zaten alışverişten gelmiş olan ve evraklarla uğraşmış olan veli iyice isyan ediyor.

İşin aslı şu şekilde. Bir kere sizin verdiğiniz paralar hesaba geçtiği için harcanması birden fazla yönetim kurulu üyesinin imzasına bakıyor. Yani genel olarak birbirini tanımayan kişiler okul aile birliğinde yönetime giriyor. Bu kişilerin hepsi birden usulsüzlük yapmak için oraya girdiyse yapacak bir şey yok. Yine de bu kişilerin evrak işlerini doğru bilmeleri lazım. Yani usulsüzlük üzerine doktora falan yapmış olması lazım.

Bu arada durumunuz yoksa ya da keyfi gerekçelerle ödeme yapmak istemezseniz de kimse çocuğunuza bir şey yapmaz. Derslerde ya da farklı durumlarda çocuğunuz dışlanmaz.

Ama verdiğiniz parayı da kimse çalamaz…

HECATİ: Bazı kişiler bazı şeyleri hatırlatır Bazı şeyler bazı kişileri Ama seni çıkaramadım...

YORUM EKLE