Şehir siyaseti 2020'yi değerlendirdi: Felaket yılı

2020’yi geride bırakmaya hazırlanırken, yılı değerlendiren siyasi parti il başkanları, başta yaşadığımız en büyük sorun kovid-19 olmak üzere diğer sıkıntıları da göz önünde bulundurarak 2020 yılını ‘felaket yılı’ olarak tanımladı 

Şehir siyaseti 2020'yi değerlendirdi: Felaket yılı

SERKAN OK'UN HABERİ

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve şehrimizde de 2020 yılı içerisinde koronavirüs (kovid-19) salgını ile savaşılmaya devam ediliyor. 2020 yılını bitirmek üzereyken, Sakarya’da aktif olarak faaliyetlerini yürüten siyasi partilerin il başkanları sağlık, eğitim, ekonomi, tarım başta olmak üzere tüm alanları göz önünde bulundurarak 2020 yılını değerlendirdi. İşte başkanların bu yıl ile ilgili düşündükleri…  

‘ZOR GÜNLER YAŞADIK’
2020 yılında, başta sağlık olmak üzere birçok farklı alanda zor günler ve olağanüstü süreçlerden geçildiğini ifade eden AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, “Özellikle tüm dünyanın başına bela olan kovid-19 pandemisi insanlarımızı canından etti. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve şehrimizde de virüse kapılan kıymetli dostlarımız, yakınlarımız ve vatandaşlarımız oldu. Kimileri tedavi olup iyileşti, kimileri de hayatını kaybetti. Geride bıraktığımız bu zorlu 2020 yılından sonra önümüze sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi ‘yaşanan gelişmelere, olaylara ve büyük fotoğrafa daha ferasetli ve vizyoner bir yaklaşımla bakarak’ ve bu süreçleri de iyi bir şekilde okuyarak bakacağız. 2020 yılında dünyada yaşanan siyasi, askeri ve ekonomik olaylarda hiç şüphesiz ülkemizi etkiledi” dedi. 
‘ÖNÜMÜZE BAKACAĞIZ’
Başkan Tever, “2021 yılında ülkemizin ekonomide pozitif ayrışan ülkeler arasında olacağına inanıyor, yaşadığımız bu olağanüstü süreçlerden sonra ekonomik göstergelerde ve piyasalarda ciddi bir toparlamanın bizleri beklediğini düşünüyorum. İnşallah bu süreçleri de geride bırakarak, önümüze bakacağız. 2021 yılından beklentim de aşının etkin ve hızlı bir tedavi süreci göstermesini arzuluyor ve kovid-19 illetinden ülkemizin, milletimizin ve tüm insanlığın bir an evvel kurtulmasını diliyorum. Başta sağlık olmak üzere orta vadeli programda 2021 yılının Sakarya’mız ve ülkemiz için nice güzelliklere, birçok değerli yatırıma vesile olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. 


‘TÜRKİYE KAYBETMİŞTİR’
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2020 yılında da Türkiye’nin kaybettiğini öne süren CHP İl Başkanı Ecevit Keleş, “2020 yılı demokrasi ve adaletten daha da çok uzaklaştığımız bir yıl oldu. 2020 yılı bir manada ülkeyi yönetenlerin, yönetemediği bir yıl oldu. 2020 yılı şeffaflıktan uzak yönetilen bir yıl oldu. 2020 yılı sağlık sisteminin ne kadar kötü yönetildiği bir yıl oldu. 2020 yılı hükümetin gitmesine daha da çok yanaştığımız bir yıl oldu. İlk seçimlerde bu hükümet gidecek ve yerine güçlendirilmiş parlementer sistemini savunan yeni bir cumhurbaşkanı gelecek. 2020 yılı sağlık, ekonomi, ilim, bilim ve eğitimin de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatan yıl oldu. Türkiye’nin, ilime ve bilime daha çok önem vermesi gerekir. Biz iktidara geldiğimiz zaman bu ülkeyi ilimle, bilimle, gençlerle ve kadınlarla yöneteceğiz” dedi.
‘KALICI İŞLER YAPILMADI’
2020 yılının Sakarya’da kalıcı işlerin çok az yapıldığı, israfın fazla olduğu, deprem ile ilgili ciddi bir adımın atılmadığı bir yıl olduğunu vurgulayan Keleş, “Deprem ile ilgili çalıştay toplantısı büyükşehir belediyesi tarafından gerçekleştirildi. Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla günü kurtarma peşinde yapılan adımların yeterli olmadığı ve aynı zamanda kalıcı olmadığını söyleyebiliriz. Bunları, bütün gücümüzle vatandaşımıza iletmeye çalışıyoruz. Yapılan işlerin günü birlik değil kalıcı olmasını istiyoruz. Fikirlerimizi büyükşehir belediyesine iletirken kavga ile değil Sakarya’nın gelişmesi için katkıda bulunuyoruz. Aynı anlayışla da devam edeceğiz. ‘Ben’ kelimesinden daha çok ‘biz’ kelimesini kullanmalarını istiyoruz. Sakarya’da AK Partili olsun veya olmasın haksızlığa ‘dur’ diyebileceği sayın valimizin ve sayın büyükşehir belediye başkanımızın olmasını istiyoruz” diye konuştu. 


‘2020 YILINDAN DAHA İYİ OLSUN’
2021 yılının, 2020 yılından çok daha iyi olması temennisinde bulunan MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, “2020 yılı benim için her anlamda zor bir yıldı. Hem dış politika anlamında ülkemizin maruz kaldığı tehditler ve bu tehditler sebebiyle Türkiye’nin takınmış olduğu tavır hem de sadece Türkiye değil tüm dünyayı etkisi altına alan kovid-19 salgını münasebetiyle ekonomiden sosyal hayata kadar birçok alanda etkisini gösteren bir yıl oldu. 10 ay sonra bir aşı ümidi belirdi. Aşı uygulamalarında kendini gösteren Çin aşısının Türkiye’de de kullanılacağını Sağlık Bakanlığı’mızdan duymuş olduk. Siparişi vermek ayrı bir şeydir, verdiğin siparişin tamamını elde etmek sürecinde vatandaşa uygulamakta belirli ve maharettir” şeklinde konuştu. 
‘ÇOK ZOR BİR YIL OLDU’
2020 yılının başta sağlık, ekonomi, siyasi ve sosyal açıdan zor bir yıl olduğunu ifade eden Akar, “Ciddi bir sabır gösterdik ve tecrübe edindik. 2020 yılında yaşadığımız tecrübeler bize önümüzde ki yıllarda bir yol gösterici olur. Sakarya üzerinde de bir şey söylemek isterim 2020 yılı maalesef depremlerinde yılı oldu. Elâzığ ve İzmir’de meydana gelen depremler, Sakarya’mızda deprem gerçeğini tekrardan hatırlattı. Bu gerçekten hareketle büyükşehir belediyemizle depremle alakalı bir daire başkanlığı tahsis edildi ve çalışmalarına başladı. Bence bu 2020 yılında aldığımız kötü derslerden payımıza düşen en önemli ödev ‘depreme hazırlık olunmalı’ diye düşünüyorum. Marmara Depremi’nin üzerinden 21 yıl geçti. Dolayısıyla büyükşehir belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyeleri ve kamu kuruluşlarıyla birlikte ve tabi ki vatandaşımızın da desteğiyle inşallah şehrimizi olası bir depreme hazırlamamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi. 


‘SAĞLIK VE EKONOMİ KONUŞULMALI’
2020 yılı için özellikle sağlık ve ekonominin çokça konuşulması gerektiğine dikkat çeken İyi Parti İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan, bunların dışında yaşanan pek bir şeyin olmadığını söyledi. Pandeminin insanlar üzerindeki etkileri ve korkularını birlikte yaşanıldığını sözlerine ekleyen Kılıçaslan, “Özellikle son dönemde de vefat sayılarının çokça artmasıyla her gün sadece kendi çevremizden 5 -6 cenaze haberi alıyoruz. Haliyle hepimizin psikolojisi bozuluyor. Bu işe köklü bir çözüm getirilmesi gerek. Yine 15-20 günlük bir tam kapanmayı öneriyoruz.  2021 yılında 15-20 günlük resmî tatil dönemi var. Zaten bu resmî tatillerde hiçbir işletme çalışmıyor. Bir defaya mahsus olmak üzere 2021 yılındaki bu resmî tatilleri kaldıralım çalışma günü haline getirelim, hem de ekonomiye iş günü kaybı yaşatmayalım ama mutlaka bir kapanma durumuna gidelim” ifadelerini kullandı. 
‘EKONOMİNİN İÇİNDEN ÇIKILAMIYOR’
Türkiye ekonomisinin içinden çıkılamayacak bir hal aldığını savunan Kılıçaslan, “Hükümetin artık yönetemediği bir ekonomi var. Bakanda değişse merkez bankası başkanı da değişse bu sistemsel bir problem haline geldi. Ekonomide güven bir türlü tesis edilemiyor, çarklar maalesef durdu. Döndüremiyoruz. 2020’nin söyleyeceğim en önemli iki başlığı bunlar. 2020 eğitim yılı olarak boşa geçmiş bir yıldır. Maalesef 2021’de öyle görünüyor. EBA’da çok ciddi sıkıntılar var, velilerinde sıkıntıları var. Benim çocuğum okula başladı ve uzaktan eğitimle devam etmek zorunda. Hala okumayı öğrenmeye çalışıyor. İleride ciddi akademik problemler yaşayacağız bu bir yıllık kayıpla. Felaketler yılıydı, bunun üzerine bir de deprem yaşadık. Allah hepimize 2020 yılını sağ salim bitirmeyi nasip etsin” diye konuştu. 


‘KÖTÜ BİR YILI BİTİRİYORUZ’
Hep birlikte kötü bir yıl olan 2020 yılını bitirmek üzere olunduğunu kaydeden Demokrat Parti İl Başkanı İsmail Ergül, “2021 yılının daha iyi olmasını bekliyoruz. Fakat bu şekilde mümkün olmadığını hep birlikte görmekteyiz. Vatandaşımıza gelince yok deniliyor. Bazı özel kişilere maalesef olanaklar önüne seriliyor. 5-6 firmanın vergilerinin nasıl sıfırlandığını gördük. En son örneği milli piyangodan sadece 2019 yılında alınan KDV’nin 503 bin 247.3 TL. KDV’nin sıfırlanıp bundan sonra alınmayacak olmasıdır. Oysa vatandaşlarımız temel gıda maddelerine KDV ödemektedirler. Tank Palet Fabrika’mızda üretilecek tank hala yok ve ne zaman üretileceği belli değil. Kısacası vatandaşlarımız kandırılıyor” dedi. 
‘VATANDAŞ İCRAAT BEKLİYOR’
Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin projeleri arasında yer alan hafif raylı sistemi projesine değinen Ergül, “Ne oldu, bir arpa boyu yol alamadık. Şehir hastanesi ona keza Acil Durum Hastanesi ne oldu? Hiçbir ilerleme yok. Başkan Ekrem Yüce ve Sakarya milletvekilleri yapılmalı, diyor. Bunları kim yapacak? Kendileri yapacak. Bu işler bal, süt, yumurta, çay54’leri açmak ile olmaz. Vatandaşlarımız verdikleri sözleri tutulmasını bekliyor. Vatandaşlarımız aş, iş eve giderken evine ekmek götürmek, kirasını ödemek, yanında çalışan işçisinin maaşını ödemek, sağlık sorunlarının, eğitim sorunlarının, ulaşımın çözülmesini bekliyor” diye konuştu. 


‘SALGIN SÜRECİ İYİ YÖNETİLEMEDİ’
2020 yılının özellikle ekonomik açıdan çok sıkıntılı geçen bir yıl olduğunu kaydeden Saadet Partisi İl Başkanı Fahrettin Abay, “Türkiye büyük sıkıntılardan geçiyor. Bu sıkıntıların olmasındaki tek sebep ise bugünkü hükümettir. Türkiye 2018 yılında 107 milyar faiz öderken, bu yıl 137 milyar faiz ödedi. Önümüzdeki yılda ise 280 milyar gözüküyor. Türkiye’nin faiz ödemeleriyle, dışa borçlanmalarıyla ilerlemesi mümkün değildir. Türkiye kötü bir yıl geçirdi. Türkiye’nin, borçlanmaya ve faize dayalı bir çözüm üretmesi mümkün değil. 2020 yılında pandemi süreci yaşandı ve halende devam ediyor. Pandemi süreci iyi yönetilemedi. Sağlık çalışanlarımız çok büyük sıkıntılar çekti ve çekmeye de devam ediyor. Türkiye, 2020 yılında çok şey kaybetti. İnşallah bugünkü iktidar, borçlanma ve faize dayalı politikayı bırakıp ekonomi de çözüm üretir” şeklinde konuştu. 


‘CÜZİ DESTEK MEMNUN ETMEDİ’
2020 yılının Türkiye açısından çok zor bir yıl olduğunu söyleyen Gelecek Partisi İl Başkanı Ender Serbes, “Hem salgın hem de ekonomik kriz, toplumun tüm kesimlerini derinden etkiledi. Kurdaki artış yoksulluğu iyece artırdı. Asgari ücret açlık sınırının altında kaldı. Esnaf tükendi. İşsizlik, enflasyon rekor kırdı. Salgında devletin cüzi desteği kimseyi memnun etmedi. Toplumun bütün kesimlerinin morali bozuldu. Çok kötü geçen bir yıl geride kalmak üzere. İktidar uzun süre ekonomik kriz ve salgınla ilgili konularda sorun yokmuş gibi davrandı. Bu sebeple sorunlar bir çığ gibi giderek büyüdü. Gereksiz ve yanlış harcamalarla devletin kasası boşaltıldı. Kefen parası bile harcandı. Toplumu, onur zedeleyen bir yoksullukla baş başa bırakılırken, iktidar ve çevresi lüksten, gösterişten, şatafattan, israftan geri adım atmadı” dedi. 


‘KOVİD-19’UN GÖLGESİNDE GEÇTİ’
2020 yılının tüm dünyayı saran kovid-19 salgının gölgesinde geçen bir yıl olduğunu söyleyen Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi İl Başkanı Mehmet Erdoğan, “Pandemi sürecinde özellikle tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunmak isterim, bu zorlu süreçte en büyük mücadeleyi onların verdiğini görüyoruz. 2020 yılı içerisinde Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkanı’mız Ali Babacan önderliğinde kuruldu. Türkiye’de ilk vakanın açıklanmasından 3-4 gün önce kurulduğumuz için bizde bu süreçten parti olarak oldukça olumsuz etkilenmiş bulunuyoruz. Buna rağmen 2 Temmuz’da başladığımız teşkilatlanma çalışmalarında kısa süre içerisinde il ve ilçe teşkilatlarımızı oluşturduk ve kasım ayında 1’inci olağan il kongremizi yaptık. Salgın nedeniyle kitlesel programlar yapamıyoruz, fakat tedbirlere riayet ederek bireysel çalışmalara başlamış bulunmaktayız. İnşallah bir an evvel bu salgından kurtulur, bire bir vatandaşlarımızla da temas edebileceğimiz günlere kavuşuruz” dedi.  
‘TÜRKİYE YÖNETİLEMİYOR’
Türkiye’nin yönetilemediğini, devletin borcunun 2 yıl içerisinde 2 kat arttığına dikkat çeken Erdoğan, “Yoksulluk artık ayyuka çıktı vatandaşımız geçinmekte zorlanıyor, esnafımız kepenk kapatmaya başladı. Zaten kötü durumda olan ekonomik göstergeler kovid-19 etkisiyle çok daha derin bir krizi ortaya çıkardı. Bunun tek bir izahı var, ülkenin kötü yönetilmesi. Hiçbir kurumun itibarı kalmadı verilerin tamamı şaibeli sağlıktan ekonomiye verdikleri hiçbir rakama artık halkımız inanmıyor. Ve acı olan taraf, yanlış yönetimin bedelini vatandaş ödeyecek. 1 kişinin aldığı yanlış kararların ve yaptıkları yanlış uygulamaların bedelini 84 milyon olarak biz ödeyeceğiz. Bu işi çözebilecek bir siyasi hareket ve liyakat sahibi kadro DEVA Partisi’nden başka bir yerde görülmüyor. İnşallah iktidar olacağız ve tüm sorunları ekonomiden sağlığa eğitimden çevreye kadar ivedilikle çözeceğiz ve ülkeye nefes aldıracağız” diye konuştu.
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2020, 14:48
banner3
YORUM EKLE