Siyasetteki noksanlık; Güzel Ahlak !

Demokrasinin vazgeçilmez ögelerinden biri, halkın iradesinin meclise yansıması ve siyasi partilerin varlığıdır.

Bir siyasi partinin en mukaddes kavramı ise güzel ahlak olmalıyken, Ülkemizde hak ettiği önemi ve itibarı ne yazık ki bulamamıştır.

Ahlak kavramını en üst sıralara taşımadıktan sonra yüzlerce siyasi partide kursanız, onlarca farklı siyasi parti iktidarını da yaşasanız eminim belli bir süre sonra o partinin fanatiği olarak en şiddetli eleştirileri ilk siz yapacaksınız.

O yüzden siyaset, ahlaki ilkeler temelinde yeniden yapılandırılmalı,
İnsani değerlerimizin ortak en iyi kavramları alınıp siyaset harcına katılmalıdır.
Çünkü bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi milli gelire, modern binalara, köprülere değil insanların ahlaki değerlerine bağlıdır.

Eğer bir topluluk, lider kişilerin şereften, onurdan, ahlaktan yoksun davranışlarını, ihanetlerini, hırsızlıklarını yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, susuyorsa, başını toprağa gömüp işitmiyorsa hatta çalıyor ama çalışıyor diyebiliyorsa yok olmaya müstahaktır.
Yalanı, fitneyi, ahlaksızlığı, adaletsizliği defetmedikten sonra doğruyu asla bulamaz bataklıkta boğulduğunuzun bile farkına varamazsınız.
Partinizde kukla olur, şehrinizin kasabaya, ülkenizin hukuksuz, esir bir muz cumhuriyetine dönüştüğüne seyirci kalırsınız.
Ve bir gün yapmayı isteyip de yapamadığınız şeyler için zamanın kalmadığını farkettiğinizde ise onurunuzun ve ruhunuzun esir alındığını görürsünüz.

Bu sebeple ivedilikle
Eğitim kurumlarımız, üniversitelerimiz, hastanelerimiz başta olmak üzere devletin bütün kurumlarının ahlaksız liyakatsiz kişilerden, sahtekar din bezirganlarından arındırılması zorunludur.
Yada kaderimizi ve geleceğimizi kendi selametleri ve saadetleri için kullanan ahlaksız yöneticilere, nefisleri için dini dahi değiştirebilen hatta sahte vahiy ve uydurma hadislerle her işlerini yürütebilen haramlarla sıvanmış bedenlere bırakır derin uykumuzdan başka milletlerin kölesi olarak uyanırız.

Halbuki, ilkokul sıralarında coşkuyla okuduğumuz fakat karlı soğuk havalarda üşüdüğümüz bahanesiyle kaldırdığınız ANDIMIZ bize ahlaklı olmayı, doğru olmayı, çalışkan olmayı, küçüklerimizi sevmeyi, büyüklerimizi saymayı öğretiyordu.
Bizlerde okulumuza büyük bir heyecanla gidiyor, her pazartesi sabahı andımızı okumak için bize gelecek sırayı iple çekiyor heyecanla bekliyorduk ve sahneye çıktığımızda kendimizi Atatürk’ün yerine koyuyor ona layık olmak, memleketimize güzel hizmetler sunabilmek hayaliyle çok çalışıyorduk.

Günümüzde Türk Milletine karşı büyük bir savaş yürütülmektedir. O yüzden güzel ahlaklı olacağız, her milletten daha çok çalışacağız, daha az uyuyacağız, Atatürk gibi düşüneceğiz, Türk yaşayacağız ve gerekirse bağımsızlık için Türk gibi öleceğiz.

Hangi ırktan, hangi milletten, hangi renkten, hangi mezhepten olursanız olun ...
Güzel ahlaklı olun vicdanlı olun ‼️

Yüreğimiz, ruhumuz, toprağımız bir,
Ayımız, yıldızımız, göğümüz bir,
Can Azerbaycan’ımızın haklı davasında Türk Milletine muzafferler nasip eyle ya Rabbim.

“ Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar ; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar. “
Mustafa Kemal ATATÜRK

Sağlıklı mutlu bir hafta dileklerimle.....

YORUM EKLE
YORUMLAR
Buğra..
Buğra.. - 3 hafta Önce

Syn hocam yazınızın her kelimesini ve her harfini çok dikkat ederek okudum bence bugünkü yazınız ülkemizin ne durumda olduğunu gösteriyo biz egerki müslüman türk isek aynı zamandada ahlakimizda tüm ülkelere örnek olmalıdır liyakatin tahsilin adaletin olmadığı yerde ne mecliste nede sokaklarda guzel bir ahlak olamaz aslında insanlar peygamberimizin dediği gibi yaşamaya çalışsa her an ölecek gibi ölüme hazırlıklı olsa güzel ahlakta liyakatta tahsilde adalette olur Azerbeycanda şehit olan tüm kardeşlerimize Allahtan rahmet türk müslüman ülklerine başsağlığı diliyorum...

AHMET PEKŞEN
AHMET PEKŞEN - 3 hafta Önce

BİR TEK ŞEYE İHTİYACIMIZ OLDUĞU KESİN.
" AHLÂK "*

Mehmet Tunca..
Mehmet Tunca.. - 3 hafta Önce

Sayın hocam kaleme aldın gödel değerler ,MALESEF bu İKTİDAR sayesinde kaybetik.umarim.bunlar giderse tékrar yerleşir zamanla.selamlar..

akdereli yavuz
akdereli yavuz - 3 hafta Önce

En azından çocuklarımıza vicdanlı olmayı öğretebilirsek hepimiz için bir umut var....

AYHAN KOÇAK
AYHAN KOÇAK - 3 hafta Önce

Atatürk ile 17 Kasım 1918 'de Mondros mütarekesi sonrasında yapılan bir görüşmenin Minber gazetesinde yayınlanan bölümünde“...Ben en iyi siyasetin, her türlü anlam›yla en çok kuvvetli olmakta bulunduğunu kabul ederim. En çok kuvvetli olmak sözünden amacım, yalnız silâh kuvveti olduğunu zannetmeyiniz. Aksine, asker olmama rağmen bu, bence kuvvet bileskesini oluşturan etkenlerin sonuncusudur. Benim belirtmek istediğim moral, bilim, ahlâk ve teknoloji bakımlarından kuvvetli olmaktır. Bu saydığım niteliklerden yoksun olan bir milletin bütün fertlerinin en son silâhlarla donatıldığını farz etsek bile kuvvetli olduğunu kabul etmek doğru olmaz” sözünü bir kez daha perçinleyen makaleniz için teşekkür ediyoruz. Milletimiz sizler gibi erdemli siyasetçileri çağırıyor. Yolunuz açık olsun sayın Dr. Cihan Kolip. Saygılar

tayyar uxun
tayyar uxun - 3 hafta Önce

hocam tezinizin altina sonuna kadar imzami atarim ulkenin sitasetcisinin ahlakli olmasi icin cok acil siyasi partiler yasasinin degismesi icin anayasa degisikligine ihtiya vardir

Coşkun Tenkoglu
Coşkun Tenkoglu - 3 hafta Önce

Sayın hocam : Zaruri ihtiyacımız olan konuları çok güzel anlatımınızın devamını diliyorum

Zeynep MERÇAN
Zeynep MERÇAN - 3 hafta Önce

Düşüncelerinize katılmamak mümkün değil Cihan Bey, tebrik ederim, yolunuz açık olsun.

Ülkemizde huzur, mutluluk istiyorsak seçim bizim! Ülke yönetiminin her kademesinde, önce insani, sonra siyasi ahlâka sahip olabilen kişileri seçebilirsek; nihâyetimiz de güzel olur.

"Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar. İnsaf ve merhamet dilenmekle devlet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur." Mustafa Kemal ATATÜRK.