Huzurlarınızda tataminin kraliçesi Afra Adıyaman

Spor Müdürümüz Erdem Yıldırım, Avrupa’da tarihi başarı elde eden Afra Adıyaman ve Antrenör Serkan Yılmazer ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

Huzurlarınızda tataminin kraliçesi Afra Adıyaman

Afra Adıyaman… 2015 yılında kick boks sporuna başladı. Serkan Yılmazer’in keşfettiği genç yetenek 4 yılda zirveye çıkmayı başardı. 13 kez Türkiye şampiyonu oldu, 6 kez Avrupa Kupası şampiyonluğu yaşadı, iki kez Avrupa Kupası ikincisi, Akdeniz Oyunlarında ikinci, iki kez Türkiye ikincisi, iki kez Türkiye üçüncüsü olan Afra Adıyaman, 2019 yılında 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Macaristan’da İstiklal Marşımızı okutturdu. Kick Boks Gençler Avrupa Şampiyonası’nda kick light branşında tatamide ülkemizin Avrupa şampiyonu olan ilk Türk sporcu ünvanını elde ederek tarih yazdı.  Avrupa’nın en iyi kadın dövüşçüsü seçilen Afra Adıyaman tarihi başarısını ilk olarak Yenihaber Gazetesi ile paylaştı… 

Spor hayatın nasıl başladı?

2015 yılının Temmuz ayında spora başladım. 4’ncü yılım şu anda. Aslında hiçbir sporu yapmak istemiyordum. Sporu sevmiyordum. Ben spora Serkan hocamı severek başladım. Sporu gerçekten sevmiyordum. Sadece hoca aşkıyla, hocamı görmek için antrenmanlara gidiyordum. Sonra hocam bana sporu sevdirdi. Bu şekilde devam ettim.

Spora başladıktan sonra nasıl bir hedef koydun?

İlk hedefimiz Türkiye Şampiyonu olmaktı. 13 kez Türkiye Şampiyonu oldum. Sonraki hedefimiz milli sporcu olmaktı. Milli sporcu da oldum. İki branşta milli sporcuyum. Ondan sonra bir sonraki hedefim ise İstiklal Marşımızı okutup bayrağımızı göndere çekmekti. Şükürler olsun ki 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda bu güzel duyguyu yaşayabildim. Ülkeme getirebildim.

Kick boks yapmana ailenin bakış nasıldı?

Ailem bu sporu yapmama hiç karşı çıkmadı. Her zaman bana destek oldular. Zaten hocamla çok iyi görüşüyorlar. Hocamı seviyorlar, ona güveniyorlar. Çok destelediler beni. Şampiyon hocanın şampiyon sporcususun diyorlar. Bu da beni mutlu ediyor.

Spor senin hayatında neleri değiştirdi?

Elde ettiğim tüm başarılar hocamın sayesinde, çok emeği var üzerimde. Hiç aklımda böyle bir spor yoktu. Çok utangaç, çekingen, hiç kendini ifade edemeyen biriydim. Yolda zor yürüyordum açıkçası. Spora başlamamla birlikte bugünlere kadar geldim.

Avrupa Şampiyonu olarak tarihe geçtin. Macaristan’da neler yaşadın, nasıl bir şampiyona geçirdin? 

Şampiyona benim için çok güzel geçi. Kamp sürecinde biraz sakatlıklar yaşadım. Sakatlığımdan dolayı kampta moralim bozuldu ama hocam her zaman destek olduğu için iyi geçti. Çok hazırdım. Geçen seneki gibi değildi. Bu şampiyonada kendime çok inanıyordum ve çalıştığımı bildiğim için kendime güvenimde fazlaydı ve yapabileceğime inanıyordum. İlk rakibim dünya şampiyonuydu. 2016 ve 2018 dünya şampiyonuydu. O beni hiç etkilemedi. Çünkü şampiyonu yenmeden şampiyon olamayacağımı biliyordum. İlk rakibime karşı üstün başarı gösterdim ve dünya şampiyonunu yendim. Benim içim çok gurur verici bir duyguydu. Tabii ki köşemde hocamın vermiş olduğu bana artı pozitif motiveler beni rahatlattı. Köşem çok sağlamdı. Hocam rakibimin her şeyini çözüp taktikleri çok iyi verdi. Çok güzel bir sinerji oluşturduk. Çok iyi bir ekip olduk. Bunların çok büyük artısı var. Hocam olmasaydı belki böyle başarı alamaya bilirdim. Antrenörümün arkamda olması beni daha çok rahatlattı. İkinci rakibim İtalyan’dı. İtalyan rakibimizi sayı nakavtı yaptım ve ikinci rauntta maç bitti. Geçen senenin dünya üçüncüsüydü. Hepsinin farklı farklı karakteristik özelikleri var. Tüm rakiplerimi antrenörüm çok iyi izledi ve amaliz etti. Bana çok iyi motive verdi. Final maçımı da İspanyol ile yaptım. Kazandım. Hayallerimi ve hedeflerimi gerçekleştirdim. Çok mutluyum. Antrenörüme çok teşekkür ederim.

Avrupa Şampiyonası’nda hedefine ulaştın. Bundan sonraki hedeflerin nelerdir?

2020 yılında dünya şampiyonası yapılacak. Antalya’nın ev sahipliğinde olacak. Dünya şampiyonasında da altın madalya istiyorum. Dünya şampiyonasının ardından ben olimpiyatları çok istiyorum. Branşımız olimpik spor olduğu zaman, kendi kilomda olimpiyatlarda ülkemi temsil etmek istiyorum. İnşallah bu iki büyük hedefe de ulaşacağım.

Her sporcunun örnek aldığı birileri vardır. Senin idolün kim?

Benim tek idolüm Serkan Yılmazer. Beni spora başlatan ve hayata bakış açımı değiştiren çok değerli bir insan. Çok başarılı bir hoca.

Ülkemiz adına çok önemli bir başarı elde ettin. Sakarya’da nasıl karşılandın, beklediğin ilgiyi, değeri görebildin mi?

Ailem, yakın dostlarım ve arkadaşlarım dışında tebrik bile edilmedim!

Spor dışında neler yapıyorsun?

Genelde okuldayım. 12’nci sınıf öğrencisiyim bu sene üniversiteye hazırlanacağım. Sakarya Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi istiyorum. Ayrıca açıktan hukuk okumayı düşünüyorum.

Hayatım sporla geçiyor. Salondayım, elimden geldiğince hocama yardımcı olmaya çalışıyorum. Biraz olsun onun yükünü hafifletmeye çalışıyorum. Buradaki kardeşlerimle birlikte partnerli olarak çalışmalarımız devam ediyor.

Genç sporcu adaylarına tavsiyen nedir?

İstikrar çok önemli, sadık kalmak çok önemli. Tamamen başarıyı istemek gerekiyor. O ruhu bayrağımızı dalgalandırmak istemek, o ruhu taşımak çok önemli. Onlara tek söyleyeceğim şey sadece istesinler ve yapabileceklerine inansınlar. İnandığın zaman her şey oluyor. Allah herkese nasip etsin böyle bir duyguyu. Onları yetiştiren antrenörlerine sadık kalsınlar ve üzmemek için ellerinden geleni yapsınlar. Antrenörlerimiz başımızın tacı.

 ‘İNANDIK, ÇOK ÇALIŞTIK  AVRUPA’NIN ZİRVESİNE ÇIKMAYI BAŞARDIK’

Yılmazer Fight Akademi Spor Kulübü Antrenörü Serkan Yılmazer… 2015 yılında Türk sporuna Afra Adıyaman’ı keşfetti. Başarılı antrenör 4 yıllık sıkı bir çalışma programıyla Afra Adıyaman’ı 2019’da Avrupa’nın zirvesine taşıdı. Serkan Yılmazer, tarihi başarıyı şu ifadelerle özetledi: “Afra birçok şeyden korkan, çekinen özgüveni çok yüksek olmayan bir sporcuydu. Ama yeteneği vardı. İnandık, çok çalıştık ve Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardık.” Şimdi söz şampiyon sporcunun şampiyon hocasında…

Afra Adıyaman nasıl keşfedildi?

Sapanca benim memleketim. Sapanca’da ki dostlarım benim burada başarılı işler yaptıklarımı gördükçe bu işi burada neden yapmıyorsun, Sapanca’da neden takip etmiyorsun diye ki sene benimle uğraştılar. Ondan sonra bende tamam dedim hadi başlayalım. Başladığımız günden itibaren sporcularımız oluştu. Sporcularımızdan biri Afra’ydı. Orada çok güzel ortam yakaladık. Tabi Afra’nın yeteneği parlıyordu. Fakat üstü kapalı bir yetenekti. Çoğu hocanın tercih etmeyeceği bir sporcuydu. Yani şöyle; kick boks dövüş sporu, gözü karalık istiyor. Afra birçok şeyden korkan, çekinen özgüveni çok yüksek olmayan bir sporcuydu. Ama tabi yeteneği vardı. Aynı zamanda en önemli şey istikrarı ve isteği vardı. Uzun yollar yaptık, çok kilometreler yaptık. Çok yerlere gittik, geldik. Yani bir sporcuya 10 senede yüklenecek yüklemeyi ben ona iki senede verdim. İkinci senemizde Türkiye şampiyonluğuna ulaştık. Çok kaybettiğimiz maçlar oldu. Deneme yanılmaları kısa zamanlara yaydık. Fazla yüklendik ve meyvelerini aldık çok şükür. Hedef koyduk, dövüşün gelişmesi için farklı farklı metotlar uyguladık. Farklı branşlarda maçlara soktum. Mesela ringte şampiyon oldu Afra, tataminin kraliçesi oldu şu anda ama aynı zamanda geçen sene hem tatamide hem de ringde nakavtlı sistemde şampiyon oldu. Yeteneği parlıyordu. Allah’ımıza şükürler olsun bizde keşfettik ve ülkemize kazandırdık.

Afra’nın gelişim süreci nasıl gelişti?

Ben 2016’da milli takımda görev aldım. Orada Avrupalıların bize karşı teknik açısından bir burun kalkmışlığı var, Biz mesela ringde başarılı olabiliyoruz. Çünkü güce dayalı yapıldığı için buradan madalyalar geliyordu. Ama tatamide hiç gelmedi. Tatamide sıfır çekiyorduk. Tatamide biz sıfır çektiğimiz için Avrupalılar biz tekniğiz, biz her şeyi çok iyi yaparız diyorlardı. Bu benim çok zoruma gitti. O günden sonra Afra’ya yüklenmelerim daha da arttı. Buna doğru yöneldik. Geçen sene dünya şampiyonasına gittik. İtalya’da birkaç senenin dünya şampiyonu bizim ilk maçımıza çıktı. İlk maçta heyecanımızdan bu maçı kaybettik. Sonrasında yine çok çalıştık. İşte bu sene yine ilk maçımızı Yunanistanlı dünya şampiyonu sporcuyla yaptık. Ama bu sefer çok hazırdık. Onu yendik. Ve tatamide şuan da milli takımımızdan bir tek Afra şampiyon oldu.

Tatami ile ring arasındaki fark nedir?

Tatami ile ring arasında teknik farkı var. Ve Avrupa’da teknik sporcu daha fazla. Bizde ise çok az. Bu şampiyonada 68 milli sporcu vardı. Bu sporcuların yarısı tatami yarısı ring idi. 68 sporcunun yarısı tatamide dövüştü, sadece Afra şampiyon oldu. Diğer sporcularımızın hepsi finallerde, yarı finallerde kaybettiler. Ben dün koymuş olduğum hedefi bugün gerçekleştirdim. Avrupalıların hepsini yendik ve istiklal marşımızı okuttuk.

Başarılı sporcu olmak ve bir sporcuyu yetişmenin temel kuralları nelerdir?

Ne istediğini bilmek, azim etmek, Allah’a inanmak ve aynı zamanda da sitemine uygun çalışmaktan geçiyor. Yani sistemine uygun çalışmazsan başarı yakalayamazsın. Mesela Avrupalı bir sistem koymuş, sen-ben kendi sistemimden onları dağıtamazsın.. Öyle bir şey yok. Sen onların sistemini onlardan daha iyi yapacaksın ve yeneceksin. Biz onların sistemini onlardan daha iyi yaptık ve bütün Avrupa bizi ayakta alkışladı. Hepsi bize saygı duydular. Bütün antrenörler kendisine köşeye gittiklerinde hocanı tebrik ederiz çok iyi sporcu yetiştirmiş dediler. Kaybettiklerinde bizi tebrik etmeleri bizi çok mutlu etti gurulandırdı. Biz hedefimize ulaşmış olduk. Kick liht branşında şampiyon olan ilk Türk sporcu Afra. Gençlerde erkekler ve kadınlarda ilk şampiyon Afra’dır. Çok mutluyuz. Şimdi önümüzde dünya şampiyonası ve olimpiyatlar var. Çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Bundan sonra Afra Adıyaman gibi sporcuların devamı gelecek mi?

Altyapımız çok iyi yetişiyor. Türkiye şampiyonu olan sporcularımız var. Şu an yıldızlar kategorisindeler. Gençler kategorisine geçtiklerinde onlarda patlayacak inşallah. Gerçekten başarılı bir kulübüz.

Yeterli çalışma ortamına, imkanlarına sahip misiniz?

Afra’nın idman yaptığı yer üç tane torbası olan bir salon. Belediyenin tahsis ettiği ve sadece bir tatami ve üç tane torba verdiği, lapalarını kendimin tahsis ettiği sporculara bireysel olarak kendimin ilgilenerek bir yere getirdiğim salon. Tamamıyla bir amatör, tamamıyla emekle oluşan bir yer. Hiç bit şekilde destek alamıyoruz. Kendi çabalarımızla gerçekleştirmiş olduğumuz bir Avrupa şampiyonluğu.

Sakarya şehrinden bugüne kadar beklediğiniz desteği ve ilgiyi gördünüz mü?

Şehrimizde kimse bu Avrupa şampiyonluğunun farkında değil. Bir Avrupa şampiyonu aslında bu ilin ve ülkemizin en önemli tanıtımıdır. Sapanca’dan bir şampiyon çıkması ayrı bir şeydir. Ama Sapanca Belediyesi duyarsız. Yani yeterince destek yok. Bir sporcunun her zaman devletin desteğini hissetmesi gerekir. Bununla alakalı devlet zaten görevini yapar ama görevini yapmayan o sporcu ile devlet arasındaki eli oluşturan kişilerdir. Bunlarda töhmet altındadır. Neden töhmet altındadır? Eğer ki sporcu zafiyet çekiyorsa, sporcu zorluk çekiyorsa, sporcu desteklenmediğini hissediyorsa orada devletin eli ulaşmamış demektir. Orda da devletin elini kimler ulaştırmıyorsa bu hatayı kendinde arasınlar. Şampiyonada bizimle beraber olan ikincilik ve üçüncülük madalyası bulunan sporcuları Samsun Belediye Başkanı havaalanında karşıladı. Aradaki farka bakar mısınız? Samsun Belediye Başkanı hava alanında karşılıyor. İkinci üçüncü olmuş sporcuları. Bizim burada Avrupa şampiyonumuz var ve bu milli takım içerisinde en iyi kadın dövüşçü seçilen tek sporcu bizim Sakarya’mızdan. Bize karşı böyle bir şey yok. Biz görevimizi yaptık.

Kick boks sporuna gereken destek neden verilmiyor?

Ticaret olarak bakıyorlar her şeye. Yani kusura bakmasınlar belediyeler dahil herkes para varsa getirisi iyiyse ona yöneliyor. Mesela futbolun parasal bir getirisi olmasaydı inanın bu kadar gözde olmazdı. Futbolun transferleri bilmem neyleri. Görsel medyada falan ön planda oluşu. Böyle olduğu için herkes para kazanmaya bakıyor. Aslında hedef dünyaya karşı bu bir savaş. Orada ülkeler savaşıyor. Spor savaşmanın yeni bir yüzüdür. Sen bu savaşlardan galip çıkmışsın, zaferlerle bunları kutlaman gerekir. Ve savaş sonrası bir ganimet vardır. Ödül vardır. Sporcuya, antrenöre bir sarılma vardır. 10 kişiden yüz kişiden bahsetmiyoruz. Bir antrenör bir tane de sporcu var. Ama şuana kadar bize herhangi bir destek gelmedi. Bize destek verseler de, vermeseler de o dağları aşarız. Aştık zaten! Ama desteğe her zaman ihtiyacımız var. Mesela milli takıma gidebilmek için üç büyük şampiyona oluyor. Bu şampiyonalarda 5 yıldızlı otellerde kalınıyor. Otel masraflarımız 1000, 1.500 TL civarında. Her şampiyonada 1.500 TL masraf yapıyor sporcu. Bunun bir tanesinde sadece devlet karşılıyor. Diğer iki şampiyonayı cebinden karşılamak zorundasın. Sponsor ayarlayabiliyorsan sponsorla oluyor. Olmuyorsa kendi cebimizden gidiyoruz. Biz spor adamları olarak maddiyat düşünmememiz gerekiyor. Fakat destek olmadığı için hem maddiyatı düşünüyorsun hem de dünya ile savaşıyorsun. Destekli bir şekilde daha da büyük işler yapabiliriz. Tabi bizlere destek olanları da unutmamamız gerekiyor. Bize destek olan Sapancalı esnaflarımızdan Adnan Mercan ve Erol Cevher’e çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bizlere büyük destekleri oldu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER