Ömer Faruk Avcı yol haritasını belirledi

Başarılı bir sporculuk geçmişinin ardından antrenörlüğe adım atan Ömer Faruk Avcı, kapılarını Yenihaber’e açtı.

Ömer Faruk Avcı yol haritasını belirledi

Avcı, antrenörlükteki hedefini şu ifadelerle özetledi: “Antrenörlükte ki en büyük amacım; iyi bir birey, iyi bir karakter, iyi bir sporcu yetiştirmek. Madalya ve kupa ikinci planda.”

YENİHABER’İ AĞIRLADI

2012’de Avrupa ikincisi 2014 yılında ise Avrupa Şampiyonluğu kazanan ve başarılı bir sporculuk kariyerine sahip olan Ömer Faruk Avcı, artık geleceğin sporcularını yetiştiriyor. Fight Fabrika Kick Boks Kulübü’nü kuran Ömer Faruk Avcı bu kez antrenör olarak Yenihaber’e kapılarını açtı. 

ANTRENÖRLÜĞE GARİP 
DURUMLA BAŞLADIM 

Ömer Faruk Avcı’ya ilk olarak antrenörlüğe geçiş sebebini sorduk. Avcı, “Antrenörlüğe başlangıcım garip bir durumla başladı. Bir gün eve gittiğimde çalışma saati olmasına rağmen babam evdeydi ve bu durum beklendik bir durum değildi. Babam işinden ayrılmıştı. O gün antrenörüm Seydi Gökpınar’ın yanına gittim ve bu işe girmem gerektiğini anlattım. Sonuçta para kazanmak zorundaydım. Çünkü bizim sporculuk geçmişimizde para diye bir şey yok. O gün serüven başladı benim için. Antrenörlük hayatıma dört senedir devam ediyorum. İlk başladığımda hem spor geçmişime devam edip hem de antrenörlük yaptım” dedi. 

ÇATI KATINDA BAŞLADI 
VE KISA SÜREDE BÜYÜDÜ   

Ömer Faruk Avcı kick boks eğitimi vermeye önce devlet salonunda başladığını söyledi. Daha sonra kendi imkanlarıyla, hayallerindeki çalışma ortamını kurmak için düğmeye basan Avcı, şuan güzel bir antrenman salonu ile öğrencilerine eğitim veriyor. Ömer Faruk Avcı, “Devlet salonunda çalışmalara başlamıştım. Ardından potansiyeli görünce kiraladığım çatı katında özel derslerle devam ettim. Ardından yan tarafını kiraladık sonrasında bir alt katını kiralamak durumda kaldık. Aslında istemeden büyümüş olduk. Şartlar bizi oraya kadar götürdü” şeklinde konuştu.  

YAVUZ KÖPRÜLÜOĞLU
 VE AİLE DESTEĞİ

Kulübün gelişiminde iş adamı Yavuzköprülüoğlu ve aile desteğinin altını çizen Avcı şöyle konuştu: “Kulüpte işler yoluna girdikten sonra hayatımın değiştiği noktaya geldim. Yavuz Köprüoğlu bana kayıt için geldi. Oğlu İsmail Cem’i getirdi ve sonrasında başlayan dostluk ve Fight Fabrika!nın gelişmesine vesile oldu. Hayatın gerçekliğini antrenörlükte öğrendim. Bu evrede gelişmemizde Yavuz Köprülüoğlu’nun maddi manevi desteği oldu. Annem Halime Avcı, Babam Hasan Avcı, ağabeylerim Emre ve Hakan Avcı ve eşim Firdevs Avcı’nın büyük desteğini gördüm.”

BAŞKA ŞEHİRDE GÖRDÜĞÜM İLGİYİ
KENDİ ŞEHRİMDE GÖRMEDİM

Sporculuk hayatında Sakarya ilinden beklediği desteği göremeyen Ömer Faruk Avcı sözlerine şöyle devam etti: “Yaşadığım başarıların desteğini ilgisini başka şehirlere gittiğimde gördüm. Kendi şehrime baktığımda beni tanıyan dahi olmamıştı. Bu benim için bir üzüntü olarak kalmıştır. İsterdim ki kendi şehrimde yaşadığım bu başarılarım için en azından gel bir çayımızı iç diyen olsaydı. Bu beni gerçekten yaraladı.”

AVRUPA ŞAMPİYONASI’NDA 
İKİNCİ OLDUĞUMDA AĞLADIM

Avrupa Şampiyonası’nda önce gümüş ardından altın madalya kazanarak taih yazan Ömer Faruk Avcı o süreci şöyle anlattı: “Avrupa şampiyonasına gittiğimizde benim için tek önemli olan şey Bayrağımızı en tepeye göndere çekmekti. Hiçbir zaman maddi beklentim olmadı. Parayı asla düşünemedim. İlk önceliğim Ülkemi gururlandırmak ve Bayrağımızı en tepeye çekmek ve İstiklal Marşımızı orada okumaktı. Finalde şampiyonluğu ceza puanı ile kaçırdım ve bundan dolayı büyük üzüntü duydum. İkinci olduğumda herkes sevinirken ben kaybetmenin üzüntüsü ile ağlıyordum. Hırslanarak ardından Avrupa şampiyonu olarak hedefimize ulaştık.”

İYİ BİREY İYİ SPORCU

Antrenörlük kariyerindeki hedeflerini anlatan Ömer Faruk Avcı “Antrenörlükte ki en büyük amacım; iyi bir birey, iyi bir karakter, iyi bir sporcu yetiştirmek. Madalyaları kupaları kazanabilirsiniz ama iyi bir karakteriniz, kalbiniz olmadıktan sonra o başarıların yanında hiçbir faydası yok. Çocukların spora yönelmesini ve kötü alışkanlıklardan uzak durması için mücadele ediyorum. Buradan ailelere de çağrı yapıyorum. Gelin görün ve çocuklarınızı spora yönlendirin. Aile ortamı içerisindeyiz. İlk eğitim ailede başlar ve burasıda aile ortamının devamıdır. Şöyle düşünün burasını; ailenizle evdeyken bir odadan yan odaya geçiyormuş gibi burası. Bütün sporculara kapım açık” dedi. 

İDOLÜM SEYDİ GÖKPINAR 

Sporculuk hayatında gelişiminde ve elde ettiği başarılarda antrenörü Seydi Gökpınar2ın büyük rolü oynadığının altını çizen avcı övgü dolu sözler sarf etti: “Antrenörüm Seydi Gökpınar onu idol olarak kendime alıyorum. Hocamın benim üzerimde ki emeği çok fazla. Bizim için çok şeyler yaptı. Temizlikçi olarak çalışıyordu spor salonunun voleybol maçlarında yerleri pas pas yapıyordu ve bu aralarda gelip bize teknik söylüyordu. Tırnaklarıyla buraya geldi. Sıfırdan o şartlardan, buralara geldi ve bu benim için çok önemli. Aynı zamanda Levent Baykal hocamın da etkisi büyük onu söylemeden geçemem.”

SAKARYA RAKİP OLARAK  GÖRÜLMÜYORDU

Kick boks sporunun 2012’den sonra gelişim sağladığını söyleyen Avcı: “Daha öncelerinde kick boks sporuna olan ilgi düşüktü ve bunun sıkıntılarını çektik. Ama şu son birkaç senede ilgi alaka ve bilinirliği arttı. Bunda basının ve sosyal medyanın da etkisi var. Tabi bilinirliği daha öncelerinde çok az seviyedeydi. Ve durum böyleyken sporcuların karşılarında Sakarya’dan rakip çıktığında kolaylıkla yeneriz bize rakip olamaz deniyordu. 2009’da diğer antrenörlerimizle birlikte bizim açtığımız kapı ile özellikle 2012’de Avrupa ikincisi olduğumda bilinilirlik arttı ve özellikle Avrupa şampiyonu olduğumda Sakarya ismi daha ciddi ciddi anılmaya başlandı. Şimdi sporcuların karşılarına Sakarya’dan rakip çıktığında ciddi şekilde tedirgin oluyorlar. Sonunu görmeden girdiğimiz yolda bu yol ışıklı bir yol oldu.”

BEN BİR  AĞACIN DALIYIM

Kikc boks sporunu güzel bir örnekle özetleyen Avcı, “Bu sporu ben bir ağaca benzetiyorum. Aslında kökleri ağaç olan kişi Seydi Gökpınar ve bende bu ağacın bir dalıyım. Benim yetiştirdiğim sporcular da bu dalların bir meyvesi olacak. Amacım tamamen karakterli ve iyi ahlaklı sporcular yetiştirmek. Başarılar kolay gelir ama ahlak kolay gelmiyor. Bundan on sene yirmi senede geçse ilk ve ana önceliğim karakterli sporcular yetiştirmek olacak. Ve antrenörlük hayatımı noktalayana kadar amacımız Bayrağımızı her zaman göndere çekmek olacak, öncelik Bayrakta.” 

MANEVİ DESTEK
 BEKLİYORUZ 

Şehrin büyüklerinden manevi destek beklediklerini söyleyen Avcı sözlerini şöyle noktaladı: “Biz maddi desteği geçtik, bu serüvende yürürken en azında şehrimiz büyüklerini, Belediye Başkanlarını biz maçlara hazırlanırken gelip bir motivasyon sağlamasını bizlerin yanında olduğunu göstermesini ve sırtımızı sıvazlamasını bekliyoruz. Çünkü hepimiz Sakarya için ülkemiz için mücadele veriyoruz.”


 

Sakarya Yenihaber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6