Şu 81’lilerin çektikleri

Üniversite sınavının erkene alınması sonrasında Show Tv Haber Spikeri Ece Üner kısa bir konuşma yaptı. Üner Anadolu Lisesi Sınavı’na iki kez girdiğini ve üniversite sınavına gireceği zaman da sınav sorularının çalınması gerekçesi ile sınavın ertelendiğini söyledi. Konuşmasının başında da ben “1981’liyim” diyordu.

Düşündüm ki ben de 1981’liyim.

6 yaş grubu denenirken ilk okula kaydolan gruptaydım. Ece Üner’in bahsettiği soru çalınması faciasından biz de nasibimizi aldık elbette. Ortaokula geldiğimde not sistemi değişti. İkinci sınavlar yapılırken not sisteminin artık beşlik olduğu açıklandı.

Liseye geldiğimizde kredili sistem sınıf geçme sistemine döndü. Halen de o sistem uygulanıyor. Üniversite sınavına ilk girdiğimizde baraj yükseltildi. İkinci girişimizde sistem değişti. Üçüncü girişimiz deprem senesine denk geldi. O arada soruların çalındığı döneme biz de denk geldik.

Sonra üniversiteye girdik. O zamana kadar 4 yıl olan okula hazırlık eklendi. Okulu bitirip yüksek lisans yapmaya kalktığımızda LES olarak bilinen sınav sistemi ALES olarak değiştirildi. Hayırlı olsun.

Eğitim hayatımızı noktaladık. Bu arada durum sadece bizimle de sınırlı kalmadı. Benden beş yaş küçük kardeşim de 8 yıllık kesintisiz eğitim sisteminin ilk öğrenci grubunda yer aldı.

Şimdi üniversite sınavları öngörülenden bir ay önceye çekilmiş. Gerekçe olarak da turizm sezonu gösterilmiş.

Dün modern eğitim sistemi gerekçe gösterilip not sistemi, irtica bahane edilip okulların şekli, yabancı dil bahane edilip yükseköğretim sistemi değiştiriliyordu. Bugün de turizm bahane edilerek sınav erkene alınmış.

Değişen tek şey bahaneler.

Olan her daim öğrenciye oluyor.

Türkiye’de neredeyse tüm eğitim sistemleri denendi. Geldiğimiz nokta ortada. Eğitim evrensel bir şey olmalı. Bir ayarı olmalı. Gelecek planlandığı için bir sabır noktası olmalı.

En önemlisi siyasi iktidarlara göre şekillenmemeli.

Bir de…

Öğretmenler siyaset amigoluğu değil öğretmenli yapmalı.

İktidarı sevmek zorunda da değilsiniz iktidara sövmek zorunda da… Ama aldığınız parayı hak etmek zorundasınız.

Bakmayın yukarıda “Nedir bu 81’liler” dediğime.

Eğitim sistemi içine girmeyenimiz yok. Eğitimden dertli olmayanımız da. “Eğitim şart” cümlesinin geyik konusu olduğu başka bir ülke yok muhtemelen.

Eğitim şart, elbette. Ama eğitim ehil ellerde kalsın. Siyasallaşmasın artık.

Tarıma önem veriliyor

Bir gün size kurulmaya çalışılan global sistemin (Şu çok bilmişlerin televizyon ekranlarını kaplayan cüsseleri ile “Globalleşen dünyamızda” dedikleri sistem var ya işte o) nasıl çöktüğü ile ilgili bir yazı yazacağım (ömrümüz olursa elbette).

Koronavirüs sayesinde aslında bu sistemin en önemli ayağının tarım olduğu ve herkesin kendine yetecek kadar tarım bilmesi gerektiği ortaya çıktı.

Çünkü tarım olmadığında akıllı telefonu yiyemiyorsunuz. Yazılım uzmanı olsanız da binlerce lira maaşınız olsa da i-Pad karnınızı doyurmuyor.

Bundan hareketle bu sene tarıma gereken önem verilmeli. İlgili makamlar bu konuda hassasiyetle davranıyor. Allah için bu sene tarımsal üretim konusunda Sakarya üstüne düşeni yapıyor.

Bu tempo bozulmazsa bu seneyi krizsiz atlatabiliriz.

HECATİ: Yarın hava güzel olacakmış, çocukları da alıp salona geçeyim diyorum.

YORUM EKLE