22 Aralık - Büyük Selçuklu hükümdarı

22 Aralık - Büyük Selçuklu hükümdarı

1104 - Büyük Selçuklu hükümdarı Berkyaruk vefat etti…

1288 – Anadolu Selçuklu Veziri Sâhib Ata’nın ölümü

1453 - İstanbul Üniversitesi (Darülfünun) kuruldu. Darülfünun, 1933'te üniversiteye dönüştürüldü.

1459 - Cem Sultan doğdu

1574 - Padişah III. Murat tahta çıktı.

1899 – Yazar, mimar, mühendis, sanat tarihçisi ve düşünür Ekrem Hakkı Ayverdi doğdu.

1914 - Harbiye Nazırı ve Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Reisi Enver Paşa'nın, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak ve Rusya içlerine ilerlemek amacıyla planladığı Sarıkamış Harekatı başladı.

1918 - İstanbul'da Kürdistan Cemiyeti, Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yardım etmeye karar verdi

1919 - Mustafa Kemal ve arkadaşları, Mucur'dan Hacıbektaş'a gelerek Alevi Dedesi Cemalettin Efendi İle görüştüler. Cemalettin Efendi, Milli Hareket'i destekleyeceğine söz verdi. Alevi ileri gelenleri cumhuriyet yönetimi istediler

1919 - Talat Paşa, Berlin'den bir aracı ile Mustafa Kemal'e elden gönderdiği not halindeki mektubunda, bir yıldır yurt dışında yaptığı çalışmaları anlattı, izlenecek yol konusunda görüşlerini bildirdi: Milli Teşkilat önderleri Meclis'e girmeli, Mustafa Kemal başkanlığında kuvvetli bir hükümet kurmalı, Bolşeviklerle anlaşarak Türkistan'da, İslam Dünyası'nda çalışmalı, bu teşkilat Mustafa Kemal'e bağlanmalıdır ..

1920 - Lenin, Bütün Rusya Merkez Yürütme Komitesi ve Halk Komiserleri Kongresi'ne sunduğu raporda "Emperyalistlerin çevirdiği dolaplara rağmen Türkiye ile Sovyetler arasındaki ilişkiler adım adım güçleniyor" dedi

1921 - Frunze, Moskova'ya Mustafa Kemal ile görüşmesini yazdı: Halk yıkıma uğramış ama mücadelenin gereğini de çok iyi kavramış. Ordunun donanımı kötü. Türkiye bize umut bağlamıştır. 100.000 tüfek, 600 makinalı tüfek, 3.500 mitralyöz,600.000 mermi, 400.000 el bombası, top, üniforma istiyorlar. Kalan 3.500.000 altın ve diğer yardımın zaman geçirmeden yapılması iyi olur.

1921 - Hindistan İşleri Bakanı Montaqu, Bakanlar Kurulu'na muhtırasında "Türkiye ile dostluk kurulması, İngiltere'nin yararınadır. Savaş öncesi sınırlarına kadar olan Trakya'yı Türkiye’ye bırakalım" dedi

1925 – Alpullu Şeker Farikasının temeli atıldı

1959 - Amerika'dan 38 milyon liralık buğday almak için Ankara'da bir anlaşma imzalandı.

1959 – Gazeteci, yazar, tarihçi Ziya Şakir vefat etti..

1961 - Türk tarihçi ve akademisyen Mükrimin Halil Yinanç vefat etti.

1962 - Türk-İş, komünizme karşı bir işçi gösterisi düzenledi.

1962 - Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu.

1974 - Erzurum'da çığ altında kalan 6 kayakçı öldü.

1979 - Paris'teki Türk Turizm ve Tanıtma Bürosu Müdürü Yılmaz Çolpan, uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. Suikastı ASALA üstlendi.

1992 - Futbolcu Tanju Çolak, 9 yıl hapse mahkûm edildi. Çolak, yurda kaçak Mercedes sokmaktan yargılanmaktaydı.

1994 - Yeni Demokrasi Hareketi aynı adla partileşti; Genel Başkanlığa Cem Boyner seçildi.

2016 - Irak ve Şam İslam Devleti tarafından Sefter Taş ve Fethi Şahin adlı iki Türkün yakılma videosu dünyaya servis edildi.

Günün Portresi

Ziya Şakir Soku,

Bugün günün portresinde gazeteci- yazar, tarihçi Ziya Şakir’i anlatacağım… Bugün doğan ve ölenlere bakınca; Berkyaruk, Sahip Ata, Cem Sultan, Mükrimin Halil Yinanç ve  Ekrem Hakkı Ayverdi gibi toplumun daha yakından tanıdığı kişiler varken “Kim bu Ziya Şakir?” diye düşünebilirsiniz… Evet günün portresini seçerken, sübjektif ayırımcılık yaptım. Bir arkadaşımı seçtim… 1883’de doğup 22 Aralık 1959’da doğan birisi benim nasıl arkadaşım olabilir? Evet ben onun iki senesini birlikte yaşadık… Hem de iki yılı,  üç ay içerisinde hiç ayrılmadan yaşadık… Kafanız karıştı değil mi? Ziya Şakir’in bir Gönüllü Asker olarak katıldığı Edirne savunmasında tuttuğu günlükleri “Ziya Şakir’in Edirne Savunması Anıları” ismiyle yayına ben hazırladım… Öncesi ve sonrası ile yaklaşık iki yıllık süreyi an be an beraber yaşadık… Onunla öfkelendim, onunla sevindim… Onunla acıktım, onunla titredim… Onunla gafil subaylara, ordu içerisinde parti kavgası yapan zavallı komutanlara sinirlendim… Dr. Bahattin Şakir’i onunla sevdim… Esaretin acısını birlikte yaşadım… Kısacası o ben olamazdı ama ben o oldum… Ve Kitabı yayına hazırladığım üç ay içerisinde onu çok iyi tanıdım, çok sevdim. Dost oldum. Ve onu anlatmayı bir borç bildim…

1883 yılında İstanbul'da, Ayasofya yakınlarında bir evde doğdu. Aslen Sivas Divriği’li bir ailenin çocuğudur.

Babasının görevi nedeniyle gittikleri Bursa'da lise öğrenimine başladı. Burada  Mehmed Baha ve kardeşi Hakkı Baha Bey (Pars kardeşler) ile dostluk kurdu. Onların da etkisiyle ilk yazarlık deneyimlerine Bursa’da başladı. Daha sonra geldikleri İstanbul'da Vefa Lisesi'ne kaydoldu. Vefa Lisesi'nde Süleyman Sadi ve Mithat Cemal Kuntay sıra arkadaşı oldu ve bu arkadaşlık yazma tutkusunu devam ettirdi. Köylü Kızı başlıklı manzumesinin 1899 yılında İrtikâ dergisinde yayımlanmasıyla yazı hayatı başladı. Şiirlerini İrtikâ, Musavver-i Fennî, Edeb ve Terakkî dergilerinde yayımladı. Yazıları nedeniyle okul idaresince uyarılnca yazılarında "Hüseyin Servet", "M. Ziya", "Hamid Nuri" gibi takma adlar kullandı. Genç yaşta "Jöntürk" olarak mimlenince Halep Jandarma Alayı’na tayin edilmiş olan babası ile birlikte Halep'e gitti ve lise eğitimini Halep İdadisi'nde tamamladı.

Daha sonra  hukuk fakültesine başladıysa da yüksek tahsilini yarım bırakarak gazetelerde çalıştı. Terakki gazetesi ile Hanımlara Mahsus Gazete ve Çocuklara Mahsus Gazete'de başyazarlık yaptı. Ahmet Muhtar Paşa'nın onu İstanbul'un fethini araştırmaya yönlendirmesi ile araştırma ve tarih merakı oluştu. Cemiyet-i İnkılabiye derneğine üye oldu ve derneğin Mecmua-i İnkılap adlı yayın organını kendi evinde bastı. Bu dergide yazarken Abdül Müheymen mahlasını kullandı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra vatani piyesler yazdı. 1910 yılında Suphi Nuri İleri ile birlikte Genç Türk Gazetesi'ni çıkartmaya başladı.

Dahiliye Nazırı Talat Paşa'yı istifaya davet eden bir yazısı sonrasında Mısır'a kaçtı. Mısır'da bulunduğu yıllarda sinemayla ilgilendi. İtalyanların Trablusgarb'a saldırmaları üzerine geri İstanbul'a döndü. Yargılanması sonucu Kastamonu ve Sinop'a sürüldü. Talat Paşa bir süre sonra kendisini İstanbul'a getirip barışma ve devlet memurluğu teklif ettiyse de kabul etmedi. Bir süre Süleyman Nazif'in çıkardığı "Hak" gazetesinde yazarlık yaptı.

I. Balkan Savaşı başlayınca küçük kardeşi Kazım Şakir ile birlikte gönüllü olarak Bursa Taburu'na katıldı. Edirne Savunması sırasında yaralandı. Hastanede tedavi görürken Edirne’yi ele geçiren Bulgarlara esir düştü. Edirne’deki dostlarının yardımıyla kaçarak esaretten kurtuldu.  Bu dönemde tuttuğu günlükler “Ziya Şakir’in Edirne Savunması” ismiyle tarafımdan yayına hazırlanmıştır…

I. Dünya Savaşı başladığında Bursa taburundaki görevi devam ettiğinden Bursa'daa bir taraftan askeri inzibat olarak bir taraftan da Talat Paşa’nın talimatıyla  Ertuğrul gazetesini yönetti. İttihat Terakki'yi destekleyen bu gazeteyi 1914 yılı başından, 1920 yılının sonuna kadar yönetti.

Bursa valisi Gümülcineli İsmail'in 1919 yılı Nisan ayında aralarında Ziya Şakir'in de bulunduğu 13 kuvay-ı milliyeci için tutuklanma karar vermesi üzerine İngilizler tarafından tutuklandı. Serbest kaldıktan sonra Bursa Müdafaa-i Hukuk örgütünde de propaganda ve istihbarat sorumlusu olarak Ertuğrul gazetesini yönetmeyi sürdüren Ziya Şakir gazetede Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye’yi destekledi.  1920'de Yunan ilerleyişini önlemek üzere, Bursa Kuvay-ı Milliye milisleri ile birlikte, Soma cephesinde savaşmaya gitti ancak Bursa'nın işgalini önlemek mümkün olmayınca  Bursa'yı terk etti… Mücadeleyi Ankara’da sürdürdü.

Kurtuluş Savaşı'ndan sonra gazetecilik ve yazarlığa İstanbul'da devam etti. 1928 yılından itibaren yaklaşık 140 eseri Son Posta, Yeni Gün, Tan, Son Telgraf, İkdam, Kitap, Köroğlu ve Vatan'da tefrika edildi ve bunlardan bazıları da kitap halinde yayımlandı.

Soyadı Kanunu'ndan sonra Soku soyadını alan Ziya Şakir Bey, soyadını kitaplarında kullanmadı. Yaşamı boyunca yaklaşık olarak 280 civarında eser kaleme aldı..

Eserlerinden üçü filme çekildi. Bunlar; "Allah'ın Cenneti" adlı romanından kendisinin senaryoya uyarladığı ve 1939 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından çekilen aynı adlı filmdir. Hayri Esen tarafından senaryolaştırılan eseri  "İstiklal Harbi/Ruhların Mucizesi" 1954 yılında filme çekildi. 1955 yılında da bir romanı  Turgut Etingü tarafından "Ebediyete Kadar" ismiyle senaryolaştırılarak filme çekildi.

Millî Mücadele'ye katılmak üzere Ankara'ya giden Soku, İrade-i Millîye gazetesine yazılar yazdı. Cumhuriyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü ve Tekel İdaresi'nde göreve başladı. 1928'den sonra muhtelif gazetelerde yazıları yayımlanan Soku, 1940'ta İstanbul Belediye Meclisi üyeliğine seçildi Ziya Şakir Soku, 22 Aralık 1959'da İstanbul'da öldü.

Ziya Şakir Türk yayım tarihinin en üretken yazarlarından birisidir. 280’in üzerinde kitabı yayımlanmıştır. Hayatı boyunca bir eylem adamı olan Ziya Şakir Bey, Jön Türk hareketinde yer almış Balkan Savaşı'na, I. Dünya Savaşı'na, Türk Kurtuluş Savaşı'na fiilen katılmıştır. Bu maceralı hayatındaki tanıklıklıklarını da eserlerine taşıyarak, yakın tarihimize ilişkin tanıklıklarını da kitaplaştırmıştır. Türk Tarih Kurumu eski baikanlarından Prof. Dr. Ali Birinci'i “ Ziya Şakir, Cumhuriyet devrinin ilk büyük sözlü tarih yazarıdır.” Diye tanımlamıştır.

Kendine has akıcı bir üslubu olan Ziya Şakir’in eserlerinin yayın hakkı benim kitaplarımı da basan Akıl-Fikir yayınlarındadır.

Bazı Eserleri;

ROMAN: Allah’ın Cenneti , Aşk Hasreti , Macera Peşinde , Yere Batan Cinayeti , Şark Yıldızı Selma, Kiralık Kalp, Sadullah Ağa, Asrî Bakireler, Beyaz Kelebek , Bir Tangonun Romanı, Büyük Macera, İhanetin Cezası, Amerika Vahşileri Arasında Bir Türk Kızı, Battal Gazi, Timurlenk ve Üç Boz Atlı, Aynaroz Manastırı…..

ARAŞTIRMA-DERLEME: Kerbelânın İntikamı: Türk Kahramanı Ebâ Müslim; Atatürk, Doğumundan, Cumhuriyetin On Beşinci Yıldönümüne Kadar, Mezhebler Tarihi: Şiilik-Sünnilik-Alevilik-Kızılbaşlık Ne Demektir ve Nasıl Çıktı?, İsmet İnönü’nün Hayatı, Nasreddin Hoca’nın Hayatı ve Hikâyeleri, Kerbelâ Vak’ası, Yakın Tarihin Üç Büyük Adamı: Talât, Enver, Cemal Paşalar, Hazreti Muhammed: Hususi, İçtimai ve İlmi Hayatı ,, Çırağan Sarayında 28 Sene: Beşinci Muradın Hayatı , Hazreti Mevlâna , İkinci Sultan Hamid: Şahsiyeti ve Hususiyetleri , Selçuk Sarayında Ömer Hayyam’ın Hayat ve Maceraları, Bektaşi Nefes ve Mersiyeleri, Sultan Hamid ve Mikado , Sultan Hamid’in Son Günleri, Yarım Asır Evvel Bizi İdare Edenler, 1914 Cihan Harbine Nasıl Girdik?, 1914-1948 Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik?, Osmanlı Saraylarında Cinci Hoca, Dâvud ile Bat Şeva, Osmanlı İmparatorluğu’nda Maktul Vezirler, Tarihten Korkmayanlar , Yusuf ile Züleyha , Sultan Hamid’in Gizli Siyaseti, Nuri Demirağ Kimdir? , Hz. Ali ve Öğütleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun İlk Türk Şeyhülİslâmı Molla Fenâri, Celâl Bayar: Hayatı ve Eserleri, Büyük Türk Kahramanı Seyyid Battal Gazi’nin Efsanevi Maceraları , Fatih Sultan Mehmet , Tanzimat Devrinden Sonra Osmanlı Nizam Ordusu Tarihi, Mahmut Şevket Paşa, Hazreti Hatice, Hazreti Fatıma , Hazreti Hamza , Haliç ve Eyüp Sultan, Sultan Hamid'in Hafiyesi Gâvur Memet 3 Cilt, Meçhul Asker, Şeyh Şamil, Sultan İbrahim’in Celladı Kara Ali, Kösem Sultanın Cinci Hocası…..

 Ziya Şakir’in Edirne Savunması- Hazırlayan Fazlı Köksal

Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2020, 17:51
banner3
YORUM EKLE