Fazlı Köksal'ın kaleminden tarihte bugün: 27 Nisan

Fazlı Köksal'ın kaleminden Tarihte Bugün 27 Nisan Fazlı Köksal'ın hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 27 Nisan'da yaşanan dikkat çeken olaylar yer aldı...

Fazlı Köksal'ın kaleminden tarihte bugün: 27 Nisan

27/04/1495    Sonradan Kanuni olarak anılacak olan Şehzade Süleyman doğdu
27/04/1521    Portekizli kâşif Ferdinand Magellan Filipinler yerlilerince öldürüldü.
27/04/1521    İbrahim Paşa’ya Vezir-i Azam ve Serasker Unvanları yanında Rumeli Beylerbeyliği görevi de tevcih edildi…
27/04/1865    Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
27/04/1909    33 yıl padişahlık yaptıktan sonra II. Abdülhamid tahttan indirildi 
27/04/1927    Türkiye’de ilk radyo yayını başladı
27/04/1978    Afganistan'da Devlet Başkanı Muhammed Davud Sovyetler Birliği'nin desteklediği bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.
27/04/1979    Ünlü güreşçi Celal Atik, Ankara'da öldü.
27/04/1981    Besteci ve ses sanatçısı Münir Nurettin Selçuk öldü
27/04/1988    Naim Süleymanoğlu, Avrupa Halter Şampiyonası'nda 3 dünya rekoru kırdı.
27/04/1992    ABD'nin San Fransisco eyaletinin Los Angeles kentinde bir siyah şoförü dövmekten yargılanan 4 polis beraat edince siyahlar ayaklandı. Olaylarda 13 kişi öldü, 170 kişi yaralandı.
27/04/1997    Türk Milli Futbol Takımı İsviçre'yi 2-1 yendi. Sokaklara taşan kutlamalarda silah da kullanıldı. Biri İstanbul’da, diğeri Bilecik'te iki genç öldü.
27/04/1997    Besteci Arif Sami Toker İstanbul'da öldü
27/04/2004    İspanya güçleri Irak'tan çekilmeye başladı. 


Günün Portresi
Şair Bir Cihan Padişahı
Muhibbi

İsmail Hami Danişment İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisinde Kanuni Sultan Süleyman’ın 27.04.1495 tarihinde doğduğunu belirtir. Yani bugün Kanuni’nin doğum günü. Bu köşeye ayrılan çerçeve içerisinde Kanuni’nin tüm yönlerine değinerek anlatmak imkânsız. Bu nedenle Kanuni’nin şair ve sanatçı yönüne temas etmekle yetineceğim.
Şehzade Süleyman çocukluk ve gençlik yıllarında çok iyi eğitim aldı…  Türkçe, Arapça ve Farsça'nın yanı sıra Kefe sancak beyliği yaptığı için Tatar lehçesiyle de konuşabiliyordu.
Kanuni Sultan Süleyman küçük yaşlarından itibaren şiire ilgi duydu. Başta Avni Mahlası ile şiirler yazan Büyük dedesi Fatih Sultan Mehmet’in ve Dedesi Beyazid’in ve dedesinin kardeşi Cem Sultan’ın tüm şiirleri olmak üzere kendisinden daha eski şairlerin şiirlerini okudu.. Şiirden iyi anlayan âlim ve şairlere itibar gösterip himaye eden Sultan Süleyman, Osmanlı padişahlarının çoğu gibi şiir yazmaya başladı çoğunluğu "Muhibbi" mahlasıyla, bir kısmı da "Muhib" ve "Meftuni" mahlaslarıyla şiirler yazdı. Evet Osmanlı Padişahlarının çoğu büyük şairlerdi ama  onların içinde edebi değeri en yüksek olan şiirler Muhubbi’ninkiler idi.. Lirik bir kalem olan Muhibbî, kendi döneminde Osmanlı şiirinin gelişimi için ciddi katkılar sağladı.
Ayrıca dönemindeki şairler Kanuni Sultan Süleyman’a ithafen Süleymannameler,şehnameler yazdılar. Onun askeri liderliği ön plana çıkartılar. Padişah, Gazi Sultan, Adil Hükümdar, İslam'ın Koruyucusu ve Savunucusu, edebiyat ve sanat hamisi imajlarıyla övdüler…
Osmanlı tarihinde yükseliş sürecine damgasını vuran Kanunî, askerî ve siyasî başarısının yanı sıra önemli kültürel gelişmelere öncülük etti.  Açmış olduğu Süleymaniye Medreseleri onun en önemli kültürel hizmetlerinden birisidir.
Kanuni Sultan Süleyman, büyük bir devlet adamı, iyi bir asker olması yanında müthiş bir  sanatkar yönü vardı. Bu yönü onun ince duygu ve düşüncelerin şairi olmasını sağladı. Kanuni Divan edebiyatında Edirneli Nazmi ve  Zatî ile birlikte, en çok gazel yazan üç şairden birisidir. 
Genellikle Türkçe yazmakla birlikte Farsça şiirler de yazmıştır. Farsça bir divanı da vardır. Şiirlerinde genel olarak divan şiirlerinin genel temaları içinde kalmıştır. 
Şiirlerinde "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" beyti gibi  dillerden düşmeyen ve atasözü niteliği kazanan beyitler de vardır…
Şiirlerinden birkaç beyit aktaralım;
Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdır
Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi
Xxxxx     xxxxx  
Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile
Yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana
Xxxxxx  xxxx
Allah Allah diyelim rayeti şanı çekelim
Gözüne sürme deyu dudu siyahı çekelim 
Oğlu Beyazıd Han’ın suçsuz olduğunu belirten şiirine, yine şiirle verdiği cevap çok manidardır. O çok anlamlı şiirin ilk dörtlüğünde şöyle der;
Ey dem-â-dem mazhar-ı tuğyân u isyânım oğul
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermânım oğul
Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hân'ım oğul
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul

Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2020, 19:34
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER