Fazlı Köksal'ın kaleminden tarihte bugün: 9 Mayıs

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı tarihte bugün köşesinde 9 Mayıs günü yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, Osmanlı Devleti Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın da hayatını anlattı

Fazlı Köksal'ın kaleminden tarihte bugün: 9 Mayıs

TARİHTE BUGÜN- 9 MAYIS
•    1485 - Davutpaşa Lisesi, dönemin Sadrazamı Davut Paşa tarafından 'Mekteb-i Sübyan' adıyla kuruldu. Okul, 1847'te Rüşdiye Mektebi'ne dönüştü.
•    1718- Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın Sadrazamlığa getirilmişi. Lale devrinin başlangıcı
•    1921- İstiklal mahkemesi Çerkez Ethem ve kardeşlerini gıyaplarında idama mahkum etti. Çerkez Ethem’in üyesi olduğu Halk İştarakyun Fıkrası yöneticileri de çeşitli mahkumiyetlere çarptırıldılar..
•    1935 - Cumhuriyet Halk Fırkası Dördüncü Büyük Kurultayı toplandı. Kurultayda, "fırka" yerine "parti" sözcüğü benimsendi. Altı Ok daha ayrıntılı olarak açıklandı. 
•    1936 - Benito Mussolini, İtalya Faşist İmparatorluğu'nu ilan etti. İtalya, resmen Etiyopya'yı ilhak etti.
•    1942- Mimar Vedat Tek öldü
•    1950 - Avrupa Günü, 1950'de Robert Schumann, Avrupa'nın güvenliği için kaçınılmaz olan birleşik bir Avrupa fikrini ortaya çıkardı. Schuman Bildirgesi olarak bilinen bu sunuş, Avrupa Birliği'nin temellerini attı. Sonra, 1985 Milan Zirvesi'nde de 9 Mayıs'ın Avrupa Günü olarak kutlanması kararı alındı.
•    1955 - Anneler Günü, Türkiye'de ilk kez kutlandı.
•    1971 - Darüşşafaka Lisesi'ne kız öğrenci alınması kararlaştırıldı.
•    1978 - İtalya'da Kızıl Tugaylar örgütünün 16 Mart'ta kaçırdığı eski Başbakan Aldo Moro'nun cesedi, Roma'da bir arabanın bagajında bulundu.
•    1978 - Bir grup, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde dersten çıkan öğrencilerin üzerine ateş açtı: 3 kişi öldü, 12 kişi yaralandı.
•    1984 - Yaşar Kemal'e, Fransız Devlet Nişanı "Legion d'Honneur" verildi.
•    1987 - Polonya Havayolları'na ait bir yolcu uçağı, Varşova'dan New York'a gitmek üzere havalandıktan hemen sonra düştü: 183 kişi öldü.
•    1988 - Mardin’in Nusaybin ilçesi Taşköyü’nün Behmenin mezrasını basan PKK'lı teröristler, bir aileden 8’i çocuk, 2’si kadın olmak üzere, 11 kişiyi katlettiler, 2 çocuk ağır yaralandı. PKK'lı teröristlerin Şırnak baskınında kaçırdıkları 3 kişi de ölü bulundu.
•    2000 - Çankaya Köşkü'nü terk etmeden önce, 80'e yakın Devlet Başkanına veda mektubu yazan Süleyman Demirel; Hafız Esad, Muammer Kaddafi, Saddam Hüseyin, Slobodan Milošević ve Pervez Müşerref'i listesine almadı.
•    2001 - Gana'nın başkenti Akra'da oynanan bir futbol maçında çıkan izdihamda, 130 kişi öldü.
•    2004- İstanbul Boğazı’nın altından Asya İle Avrupa’yı birleştirecek, saatte 150 bin yolcu taşıyacak Marmaray Projesi’nin temeli atıldı.
•    2015 - Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren öldü..


Günün Portresi
NEVŞEHİRLİ DAMAT İBRAHİM PAŞA

1670 yılında bugünkü adı Nevşehir olana Muşkara’da doğdu.  İş bulmak için gittiği İstanbul’da 1689 yılında sarayın helvacı ocağına girdi, daha sonra da saray baltacıları ocağına kaydoldu.  III. Ahmed’in şehzadeli¬ği sırasında onun hizmetinde bulundu. III. Ahmed’in padişah olmasından sonra, saraydaki görevlerinde başarılı olunca padişahın itimat ve teveccühünü kazandı. 
 İbrahim Paşa, 1717’de Avus¬turya Savaş’ında şehit olan Silâhtar Damat Ali Paşa’nın dul kalan eşi ve III. Ahmed’in kızı olan Fatma Sultan’la nikâhlanarak Saray’a damat oldu. 9 Mayıs 1718 tarihinde de sadrazamlığa getirildi. İbrahim Paşa veziriazamlığa getirildikten sonra Avusturya ile Pasarofça Antlaşması’nı imzaladı. Aynı yıl Venediklilerle de barış yapıldı. İbrahim Paşa’nın on üç yıl süren sadrazamlığı zamanında İran ile bir kez savaş yapıldı, ardından oluşturulan genel barış ortamında devlet bir huzur dönemine girdi.
Döneminde yapılan yeniliklerle birlikte, Damat İbrahim Paşa’nın vezirlik ve sadrazamlık dönemi “Lâle Devri” denen bir zevk ve safahat çağı olmuştur. İb¬rahim Paşa, “Şim¬dilik barış yapalım da eksiklerimizi tamamlayıp ileride yitirdiklerimizi alırız” tesellisiyle Pasarofça Anlaşması’nı kabul etmiş, padişahın mizacına uygun gelen bir rahat¬lık devri açmıştı. Bu süreç lâle bahçeleriyle, Çırağan safahatlarıyla, helva sohbetleriyle ve ünlü şair Nedim’in şiirleriyle süslenen bir dönem oldu. Bunun yanı sıra, Osmanlı’da matbaanın ilk kurulması ve sanayi kuruluşlarının oluşturulması da onun gayretleri ile gerçekleşti. 
Devlet işlerine vakıf, düşünceli, mutedil, kadirşinas, yetenekli insanların kadrini bilen bir devlet adamıydı. Devletin mali ve iktisadı gücünü artırmaya çalıştı. Büyük bir imar hamlesine girişti. İlk kez Batı uygarlığına yaklaşma denemelerinde bulundu. Eşi Fatma Sultan’la birlikte İstanbul’da Şehzade Camii yakınında bir Darülhadis (dershane), öğrencilere özel odalar, sebil, kütüphane yaptırdı. Ayrıca, doğum yeri olan ve o tarihte Niğde’ye bağlı bulunan Muşkara köyünü, başka yerlerden bir kısım halkı getirip yerleştirerek, aşiretleri iskân ederek burayı ilçe yaptı ve kasabayı bir sur ile genişletti. Muşkara adını kaldırıp Nevşehir diye adlandırdığı bu yerde iki cami, bir medrese ve medrese öğrencileri ile fakir halk için imaret yaptırdı.
İstanbul’da kitap satan esnafta bulunan ender kitapların, ucuz fiyatla satın alınarak Avrupa’ya gönderildiğini öğrenen İbrahim Paşa, bu eserlerin yurtdışına çıkışını yasakladı ve kütüphaneler kurdu. Ayrıca İstanbul’da bir çini fabrikası ve çuha fabrikasının yanında Hatayi adı verilen kumaş fabrikasının kurulması için çalışmalarda bulundu. Lâle Devri ile başlayan park ve bahçeler de İbrahim Paşa döneminde yaptırıldı. 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile yakılıp yıkılan bu bahçelerin benzerleri daha sonra Avrupa’da görüldü.
İbrâhim Paşa akrabalarını fazlasıyla korur, kendisine rakip gördüğü kimseleri mer¬kezden uzak tutmaya çalışırdı. Tarihe ve güzel sanatlara meraklıydı. Hatttat  Hafız Osman'¬dan hat, Ressam Ömer Efendi'den resim dersi aşmıştı. Pekçok Batı ve İslam Klasiğini Türkçe ’ye tercüme ettirdi. Devrin akademisi sayılabilecek, alimlerden oluşan otuz iki kişi¬lik bir ilim heyeti oluşturmuştu..
Bir taraftan Rusya ve İran’ın sınırlarımıza yaptığı saldırılar,  diğer taraftan iktisadî ve sosyal meseleler, ülke içinde huzursuzluğun başlamasına neden oldu. Öte yandan yeni vergiler ko¬nulması, göçler yüzünden İstanbul'da meydana gelen işsizlik, her gün değişik yerlerde hoşça vakit geçiren İbrâhim Pa¬şa ile yakınlarına karşı duyulan hoşnut¬suzluğu, özellikle yoksul halkın tepkisini biraz daha arttırıyordu. Bütün bu olayların sonunda Pat¬rona Halil İsyanı gerçekleşti…  Bu ayaklanma sırasında Padişah III. Ahmed tahttan indirildiği gibi, Şeyhülislam, şair Nedim ve Damat İb¬rahim Paşa da parçalanarak öldürüldüler. Damat İbrahim Paşa’nın öldürülmesiyle Lâle Devri de sona erdi.  

 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER