Tarihte Bugün - 1 Aralık

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde 1 Aralık'ta yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken; Nursultan Nazarbayev’in  Kazakistan Cumhurbaşkanı seçilmesini de anlattı

Tarihte Bugün - 1 Aralık

1 ARALIK
1402 - Timur, Rodos şövalyelerinin 57 yıldır hüküm sürdüğü İzmir'i kuşattı.
1920- Moskova Elçiliği'ne atanan Ali Fuat Paşa, yanındakilerle birlikte Ankara'dan Moskova'ya hareket etti.
Fransız Güneydoğu İşgal Komutanı General Goubeau, Antep Kuvayı Milliye Kumandanı Ôzdemir Bey'e bir mektup yazarak teslim olmalarını istedi
İstanbul'da Rum İttihad-ı Milli Cemiyeti, Venizelos'a bir teşekkür ve güven mektubu gönderdi. Milli Yunan Tiyatrosu, temsiller vermek üzere İstanbul'a geldi.
1921- Adana ve Mersin Fransızlardan teslim alındı. Türk memurlar Adana'ya bayraklı arabalarla geldiler. Adana Hükümet Konağı 'na Türk bayrağı çekildi. Fransızlarla işbirliği yapmış olan Vali Vekili Abdurrahman Bey, Savcı Zihni Hoca, Belediye Başkanı Şeyh Galiboğlu Kemal ile Hafızoğlu Mehmet, Ermenilerle birlikte kaçtılar. Adana’ya 5  Ocak’ta Türk ordusu gidene kadar Türk Memurlar devir teslimi gerçekleştirecek.
1928 - Yeni Türk harflerinin kullanımı yürürlüğe girdi. Gazeteler, mecmualar, levha, tabela ve ilanlar yeni harflerle basılmaya başladı.
1928 - II. İktisat Şûrası toplandı.
1928 - Osmanlı borçlarının tasfiyesine ilişkin anlaşma, TBMM'de onaylandı.
1931 - İlk sesli Türk filmi, "İstanbul Sokaklarında" gösterildi.
1935 - Türk kadınının siyasal haklarını kazanması.
1940 - II. Dünya Savaşı dolayısıyla Türkiye'de geceleri karartma uygulaması başladı.
1945 - Bayar'ın yeni bir parti kurduğuna ilişkin haberler yayımlandı. CHP bu haberleri iyi karşıladı. Bayar'ın samimi ve sağlam bir Atatürkçü ve aynı zamanda gerçek bir CHP'li olduğu belirtildi.
1950 - Türk Tugayı, Kore'de Kunuri Muharebesi'ni kazandı.
1954 - Adıyaman ve Sakarya il oldu.
1954 - Gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın cezaevine girdi.
1961 - Fuat Köprülü'nün Sosyal Demokrat Parti adıyla bir parti kurmak istediğini İçişleri Bakanlığına bildirdi. İçişleri Bakanlığı partinin ismini uygun bulmadı.
1964 - Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık kurulmasını öngören, 12 Eylül 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması yürürlüğe girdi.
1965 - Ereğli'de grizu patlamasında 9 işçi öldü.
1978 – İstanbul’da 27-30 kasım tarihlerinde düzenlenen Rü’yet-i Hilal’ı konferansı sonuç bildirgesinde İslam Ülkelerinin bayramlara aynı günlerde girmelerinin kararlaştırıldığı bildirildi
1980 - Turgut Özal, Başbakanlık Müsteşarlığına atandı.
1980 - Sanat dergisi Gösteri yayımlanmaya başladı.
1991 - Nursultan Nazarbayev, Kazakistan’ın halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.
2007 - TBMM, Türk Ordusu'na Kuzey Irak'a sınır ötesi operasyon izni verdi.
2011 - Kırgızistan'da Almazbek Atambayev, Cumhurbaşkanı seçildi.

Günün Olayı
Nursultan Nazarbayev’in  Kazakistan Cumhurbaşkanı seçilmesi

Kazakistan'ın kurucu Devlet Başkanı olan ve 1 Aralık 1991'de yapılan seçimle Nursultan Nazarbayev Kazakistan Cumhurbaşkanı seçildi…
Nursultan Nazarbayev Cumhurbaşkanı seçildikten sonra;
Kazakistan’ın Sovyetler Birliği'nden dünyanın dördüncü büyük nükleer silah stoğunu devralmasına rağmen, Sovyet ordusu tarafından 456 nükleer testin yapıldığı Semey'de bulunan nükleer deneme sahasını kapattı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu 29 Ağustos'u Uluslararası Nükleer Testlere Karşı Günü olarak belirlemeye teşvik etti.
Kazakistan Meclisinde Rusça konuşulmasını yasakladı,
Türk Dünyasında alfabe birliğini sağlamak amacıyla Kazakistan'ı Kril alfabesinden Latin Alfabesine geçirdi,
2-3 Ekim 2009 tarihinde Nahcivan`da yapılan Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi`nde Türk Dilli Ülkeler İşbirliği Konseyi`nin kurulmasını teklif etti ve bu teklif oy birliğiyle kabul edildi.
Kazakistan’da bir ‘Türk Dünyası Akademisi’nin kurulmasını teklif etti ve bu teklif başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyası ülkeleri tarafından olumlu karşılandı.
Kazakistan’ın başkenti Astana’da yaptırdığı Atatürk Anıtı’nı açılış töreninde söylediği “Atatürk, Türk milletinin son yüzyıllarda yetiştirdiği en büyük liderdir.” sözü ile Atatürk'ün takipçisi olduğunu dünyaya ilan etti...
“Türklüğümüzü çocuklarımıza ve bütün dünyaya öğretelim” dedi ve bu görüşünü hayata geçirmek için uğraştı...
Nazarbayev, Türkiye-Rusya arasındaki “Uçak Krizi”nin sonlandırılmasında ve Suriye krizine önemli bir katkı olarak kabul edilen “Astana Süreci”nde tüm tarafların mutabık kaldığı, sözü dinlenen bir lider olarak kabul gördü...
Kazakistan iç politikasında öze dönüş, kimliğini bulma ve yeniden inşa noktasında “Türklük”ü; dış politikasında “Türk Dünyası”nın çok özel bir yere sahip olmasını sağladı,
“Dilde, fikirde, işte birlik” düşüncesinin günümüzdeki aksiyoner temsilcisi oldu,
Kazakistan’ın en kalabalık ilinin adının “Türkistan” olarak değiştirdi,
Kazakistan'ı en gelişen Türk Cumhuriyetlerinden birisi haline getirdi,
Modern, kalkınmış, Türklük şuuruna sahip bir ülke kurmak için uğraştı...
Koltuğunu bırakmakta tereddüt göstermeyerek, doğu toplumları liderlerinde görülen "koltuğu bırakmama" saplantısını yendi...
Görevden ayrılırken 19.3.2019  tarihinde yayınladığı mesaj da ders dolu;
"Yeryüzü ile birlikte biz de değişmeliyiz. Genç Kazakistanlılara söylerim: Bağımsız Kazakistan’ımızı, ortak yurdumuzu, mengü ulusumuzu korumalısınız. Bu bizim halkımız, bizim ulu büyük atalarımızın yeri. Yurdumuz da, yerimiz de bir.
Her neslin görevleri vardır. Benim neslim ülkemiz için yapabileceğimiz her şeyi yaptık. Bağımsız Kazakistan’ın kurucusu olarak önümdeki görevim, yeni nesil liderlerin gelmesini sağlamaktır. Onlar ülkemizi modernleştirme süreçlerini devam ettirecekler.
Ben öleceğim güne dek sizlerle birlikte olacağım, sizin kaygılarınız benim kaygılarım olarak kalacaktır.'' 
Aralık 2019 ayında Bakü’de gerçekleşen Türk Dünyası Konseyi’nde yaptığı konuşma, buram buram Türklük kokan bir konuşmadır… O ona “Türk Dünyasının Aksakalı” diyenleri yine haklı çıkarmıştır. O muhteşem konuşmasındaki şu tespitleri ne kadar yerindedir; “Türk Dünyası’nın entegrasyonunun başarısı sadece bizim ailelerimiz için değil, Avrasya bölgesindeki güvenlik ve istikrarı güçlendirmek için de stratejik öneme sahip. 21. yüzyıl bize bu fırsatı veriyor ve bu kullanılmalı. Ayrıca, Türkçe Konuşan Devletlerin İşbirliği Konseyi’nin örgütsel seviyeye yükseltilebileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla, eğer Konseyimiz bir organizasyon haline gelirse, kuruluşumuz Türk dilli değil, Türk Devletleri Teşkilatı olarak adlandırılabilir. Ortak köklerimiz olduğunu biliyoruz, ancak geçtiğimiz yüzyıllarda ülkelerimiz öz yollarını değiştirdi. Aynı köklere sahibiz, bu sebeple de biz artık Türk Devletleri demeliyiz.”
27 Ağustos 2020'de  Birleşmiş Milletler tarafından "Nükleer Denemeler Yapılmayan bir Dünyanın Savunucusu" unvanına layık görüldü
Türk Dünyasının aksakalına saygılar sunuyorum...


 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Peker.
Ali Peker. - 2 ay Önce

Devlet yönetiminde, örnekliği yaşatanı anlattığınız için sağolun.

Mehmet Deniz
Mehmet Deniz - 2 ay Önce

Mükemmel.