Tarihte Bugün - 11 Aralık: Hüseyin Nihal Atsız

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde 11 Aralık 1975'te uçmağa varan tarihçi, edebiyatçı, fikir adamı, Türkolog, şair ve dava adamı Hüseyin Nihal Atsız'ı yazdı

Tarihte Bugün - 11 Aralık: Hüseyin Nihal Atsız

11 Aralık
1918 - Fransızlar, yerli 400 Ermeni’yle birlikte Dörtyol'u işgal ettiler. Evler yağma edildi.
1918 - Lefkoşe'deki Müslümanlar, Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılma planını protesto ettiler. Kurtuluş Savaşı boyunca Kıbrıs Müslümanları özellikle Türkiye'deki işgal edilen yerler göçmenlerine birçok yardımlar toplayacaklardır
1919 - Ali Fuat Paşa Hacıbektaş’ta Şeyh Cemalettin Efendi ile görüştü. Alevi şeyhi, milli birliğe ve teşkilata elinden gelen bütün maddi ve manevi yardımı yapacağına söz verdi.
1919- İngiliz Karadeniz Orduları Başkumandanı General Milne, Türk Hükümeti'nden Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa'nın görevden alınmalarını istedi.
1920 - Fransızlar tarafından tamamıyla kuşatılarak dışarı ile bağlantısı kesilen Antep şehir halkı, bir bomba ve fişek imalathanesi kurdu
1920 - Güney Cephesi Komutanı Albay Refet Bey, emrindeki süvarilerle, Demirci Mehmet Efe'nin kuvvetlerini dağıtmak üzere Güney'e hareket etti.
1920 - TBMM'de Tokat Mebusu Rıfat Bey, boş arazinin toprağı olmayan köylülere verilmesini öngören bir kanun teklifi yaptı.
1921 - Karabekir, Nafıa Vekili Rauf Bey'den Samsun'un güzel bir liman haline getirilmesini, Ankara-Sivas-Erzurum demiryolunun yapılmasını ve Samsun'un da bu yola bağlanmasını istedi; Trabzon-Erzurum demiryolunun ekonomik olmadığını savundu
1921 - Meclis'te Birinci Grup adıyla da anılan Müdafaa-i Hukuk Grubu yöneticileri için seçim yapıldı. Mustafa Kemal başkan olarak kaldı. Rauf Bey ve Abdullah Azmi Bey ikinci başkanlıklara seçildi.
1923 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Times gazetesinde, "Millî hâkimiyet esasına dayanan ve bilhassa Cumhuriyet idaresine malik bulunan memleketlerde siyasi partilerin mevcudiyeti tabiidir. Türkiye'de de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur." şeklindeki demeci yayımlandı.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; Müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - Türkiye İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1951 - Kurtuluş Savaşı komutanlarından Mustafa Muğlalı vefat etti
1962 - Türkiye'de Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1975 - Tarihçi, yazar, şair ve Türkolog Nihal Atsız vefat etti
1977 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
1987 - Sinema ve  tiyatro sanatçısı Adile Naşit vefat etti
1994 - Çeçenistan, Rus ordusu tarafından işgal edildi
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel, Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı.

Günün Portresi
Hüseyin Nihal ATSIZ

11 Aralık 1975 günü uçmağa varan Hüseyin Nihal Atsız, tarihçi, edebiyatçı, fikir adamı, Türkolog, şair ve dava adamı olmasının yanında, Türkçü duygularla yoğurduğu okura “erkek ” ve “kadın” rol modeller sunan önemli bir romancıydı…
Genöliğini 1968-1980 arasında yalayan kuşak, şanssız bir kuşaktı… Sağcısı ile solcusu ile… Kendi görüşündeki kızlar bacısıydı… Karşı görüştekiler düşman… Tanımlamalar farklı olsa kızlar için de geçerliydi, bu mesafeli ideolojik duruş… Dolayısıyla aşkı yaşamadan, bir kızın elinden tutmadan geçti çoğunun gençliği… Aşkı da sevdayı da ya romanlarda aradılar, ya şarkılarda.. Bizim kuşağın ülkücüleri iki roman kahramanına âşıktı; Bozkurtların Ölümündeki Almıla ve Ruh Adam’daki Güntülü. Bu ikiliye belki bir üçüncüyü de ilave etmek mümkündü; Deli Kurt’taki Gökçen… Ülkücü kızlara Atsız’ın hangi kahramanına aşık olduklarını soramazdık ama biliyordum ki onlar da ya Kürşat’a ya Yamtar’a ya Deli Kurt’a veya Selim Pusat’a aşıktı… 
O çoğumuzun çocuklarının da isim babasıdır; Kürşad, Yamtar, Urungu, Börü, Pars, Pusat, Kutluk,  Almıla, Gökçen, Aytolu, (Ay ile başlayan kız isimleri ) Güntülü gibi daha önce kullanılmayan isimleri onun romanlarından etkilenen yüzbinler çocuklarına verdiler.…
12 Ocak 1905  günü İstanbul’da doğan Hüseyin Nihal Atsız’ı gerçekten anlatmaya ciltler yetmez. Onun özgeçmişine her yerden ulaşmanız mümkün olduğundan ben burada onun dava adamı yönünden kısaca bahsedeceğim… 
O tarihçi, öğretmen, roman yazarı ve şairdir.  Ama en önemli yönü; eğilip bükülmeyen bir dava adamı olmasıdır. Türkçü olduğu için Askeri Tıbbiyeden, Hocası Fuat Köprülü’ye destek verdiği için İstanbul Üniversitesi’ndeki asistanlık görevinden atıldı. Dünyanın sayılı bilim adamlarından birisi olması mümkünken –akademik kariyeri olmasa da bence en önemli Türkologları cebinden çıkaracak ilmi birikime sahiptir- eğilip bükülmediğinden üniversite kürsülerinden koparılıp, kütüphane memurluğuna mahkûm edildi.
1944 yılında Orhun Dergisinde Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na hitaben yazdığı bir açık mektupla başlayan, “Türkçü-Turancı” tutuklamaları… Gençliğin Atsız’a destek için meydanlara, sokaklara inmesi… O günden bu yana “3 Mayıs Türkçüler Günü” olarak kutlanan, gençlik hareketi…
Ve ilk zindan deneyimi… Tabutluklarda işkenceler… Tüm baskılara, suçlamalara dimdik direnen bir dava adamı…
1973 yılında 68 yaşında iken Güneydoğudaki bölücülük tehlikesine dikkat çeken bir yazısı nedeniyle 15 ay hapse mahkûm oldu. Çevresinden gelen tüm taleplere rağmen Cumhurbaşkanına “af dilekçesi” yazmadı.
Hiçbir baskı onu mücadelesinden ve inançlarından vazgeçiremedi. Onlarca dergi yayımladı: Orhun, Kopuz, Çınaraltı, Bozkurt, Özleyiş, Kürşad, Altınışık, Orkun, Büyük Türkeli, Gözlem ve Ötüken. Tarih araştırmaları, bibliyografya çalışmaları yaptı… 
Yüzlerce makale ve şiirler… 
Atsız’ın hayatı en kısa nasıl tanımlanır biliyor musunuz? “Mücadele ile geçen bir ömür…”
Yolların Sonu şiirindeki şu dörtlük onun hayat felsefesini özetler diye düşünürüm;
“Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı’na.
Hâlbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
Değişilir topu da bir sokak kaltağına.”

11 Aralık 1975 günü vefat eden Atsız’ın cenaze namazında imam helallik istemek için “nasıl bilirdiniz" diye sorunca arkadaşı, fikir adamı Fethi Gemuhluoğlu o gümbür gümbür sesiyle: “İmam efendi, o musalla taşı musalla taşı olalı böyle er kişi görmedi!" demiştir. Ki muhteşem bir tespittir…
Tini şad, mekânı uçmağ olsun…
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE